Son yıllarda insanlığın veya medeniyetin sonunun geldiğine dair haberler görüyoruz. Bilim insanları  Dünya’nın insanlığın yaşamına en iyi tahmin ile 500 yıl kaldığını söylüyorlardı. Ünlü fizikçi ve bilimi insanı ve bilim dünyasında otoritelerden biri olarak görülen Stephen Hawking bu konuda açıklama yaptı. Hawking, aslında bilip de pek umursamadığımız bir gerçeği yüzümüze vurdu; insanlığın sonu için 1000 yıldan daha az zaman kaldı.

Küresel ısınma artık geri dönülebilecek noktayı geçti. Dünyayı devletler değil de  küresel şirketler yönettiği için devletler de bu durumla ilgili şirketlere bir yaptırım uygulayamıyor. Çok uluslu şirketlerin birçok devletten daha güçlü olduğunu, savaş sonrası bölgenin kaynaklarını sömürmek ve ganimeti paylaşmak için savaşlar çıkardığını ve bu savaşlara sponsor olduklarını da hatırlatmak isterim.

Açgözlü, asla doymayan, basit yaşamaktansa başkalarının aç kalmasını tercih eden zenginlerin dünyanın sonu ile ilgili bir şey yapacağını ve fakir insanları kurtaracağını düşünmüyorsunuz umarım? Onların yapacağı son şey bilim-kurgu filmlerinde olduğu gibi yeni bir gezegen bulmak ve orayı kolonileştirmektir ve tabii ki bu kolonilerde fakirlere yer yok ya da köle (hizmetçi, işçi) olarak yer bulabilirler.

(Konumuzla ilgili olarak Elysium adlı filmi tavsiye ederim)

Yaşadığımız dünya daha önce 5 defa kitlesel yok oluş (dünya üzerindeki canlı hayatının neredeyse tamamının yok olması) yaşadı. Şimdi ise 6. kitlesel yok oluşun son dönemini yaşıyoruz. Biz yok olduktan sonra eğer dünya tekrar üzerinde yaşam başlarsa, evrim sıfıra yakın bir seviyeden tekrar başlayacak. Fakat bu süreçte insana mı evrilir canlılar yoksa dinozor gibi başka şeylere mi bunu bilemeyiz. Çünkü asla göremeyeceğiz. Umarız Dünya bir daha kendi düşmanı olan insan canlısından tekrar yaratmaz.

Ha bu arada zenginler asla öz-eleştiri de vermeyecekler. Asla biz yaptık demeyecekler. Peki biz ne yapacağız? Zenginler bile yapacak bir şey bulamıyorsa kendi yarattıkları cehennem için, siz ne yapabilirsiniz? Deprem sırasında toplanacağımız alanlara dev AVM ve rezidansları diken para manyakları mı öz-eleştiri yapacak? 3. köprü için İstanbul’un son ormanlarını yok ederek İstanbulluların yaşam hakkına saldıranlar mı öz-eleştiri yapacak? Tabii ki hayır.

Unutmayın ki zengin olmak için üstün zekaya, akıla ihtiyaç yoktur, hayatta kalmak için üstün zekaya gerek yoktur. Zenginler evrimin onlara verdiği en önemli kurallardan biri olan “bölge edinme” eğilimini gücünün miktarına bağlı olarak genişleten ve sonuç olarak hayatta kalma ve çoğalma kabiliyetlerini en üst seviyeye çıkarmaya çalışan ilkel insanlardır. Onlar kendi etraflarına dünyaya asit yağdıracak kaleler örerler. Oysa kalenin tepesi açık ve herkes bu yağmurdan eşit biçimde payına düşeni alacak. Yüzyıllardır yapılan akılcılık çağrıları zenginlerin akılsızlıkları yüzünden boşa gitti.

Şimdi ise sorumluluğu hepimize atacaklar. “Dünyayı kirlettik” diyerek suçu bizlere atacaklar. Oysa bir AVM’nin elektrik ihtiyacı karşılığında onlarca mahalleyi aydınlatabilirsiniz. Bir HES (hidroelektrik santrali) yapmak için upuzun dereleri, ormanları katledenler, ekolojik dengeyi yok edenler tabii ki ölen dünyayı umursamayacaktır. İçinde kendileri olsa bile…

Profesör Hawking Oxford Üniversitesi Derneğinde konuştu.
Dinleyicileri uzay yolculukları hakkında konuşmaya davet etti. 
Ve dedi ki; yeni bir gezegen bulmalı ve oraya yerleşmeyi düşünmeliyiz. 

Hawking’e göre insanlık bu kritik noktaya gelmiş Dünyada 1000 seneden fazla yaşayamaz.

Ünlü teorik fizikçilere göre Dünya şu ana kadar olmadığı kadar büyük bir risk içinde. Bu riskler arasında doğal felaketlerin yanı sıra nükleer savaş, genetik mühendislik ürünü virüsler ve yapay zekanın yükselmesi de var. Konuşmasında Hawking, insanın evreni anlaması ile ilgili ilkel yaratılış mitlerine ve M-Teorisine de (11 boyutlu evren teorisi) yer verdi. Hawking ayrıca ‘belki gelecekte bir gün yer çekimi dalgalarından faydalanarak zamanda geriye gider ve big-bang’e (büyük patlama teorisi) göz atabiliriz’ dedi.

Hawking: İnsanlığın 1000 yıldan fazla hayatta kalabileceğini sanmıyorum. Uzay araştırmalarındaki gelişmeler bizlere çok daha geniş bir alanı görme fırsatı sunuyor, durum ne kadar vahim olursa olsun araştırmalara devam etmeliyiz. Evrenle ilgili bildiklerimiz son 50 yılda çok yükseldi, artık elimizde daha büyük daha net ve temiz bir fotoğraf var.

Dünya, hiç olmadığı kadar büyük bir riskin altında, insanlık eğer uzayda yeni bir dünya bulamazsa hayatta kalamaz.

Kaynak: Daily Mail