“Asırlar boyunca beşeriyet, baskın tür oldu. Hayvanları evcilleştirdik, onları kapattık, eğlence olsun diye öldürdük. Fakat ya dünya çapında sonunda ‘Artık yeter’ demeye karar verdilerse? Ya sonunda karşı koymaya karar verdilerse?”

James Patterson‘un aynı isimli romanından TV’ye uyarlanan Zoo dizisi, ilk dört bölümünü yayınlayarak işlediği konu ile dikkatleri çekmeyi başardı ama hayal kırıklığını da beraberinde getirdi.

Alışılagelmemiş hayvan saldırılarının araştırılmaya başlanması ve akabinde hayvan davranışlarında gözlemlenen değişim, hayvanlar ve insanların karşı karşıya geldiği bir noktaya varıyor. Özetle dizide, doğasını mahvetmiş ve onları kontrol altına almış insanlarla, hükmettikleri zamanları geri almaya karar veren hayvanların hikâyesi işleniyor. 

Dizinin kalitesi kötü olsa da insan ve hayvan ilişkisi üzerine önemli mesajlar veriyor. 

zoo 2
Dizinin başrollerini James Wolk ve Nora Arnezeder paylaşıyor.

Diziye PETA’dan tepki!

Gel gelelim bu kadar güzel bir konu işlenirken hayvanlar için bilgisayar efekti kullanılmamış olması, vahşi doğaya ait canlıların eğitmenler ile birlikte rol yapmaya zorlanılması büyük bir hayal kırıklığı yaşattı. 

Zoo’nun yapımcılarının dizide gerçek hayvan kullandıklarını açıklaması üzerine PETA diziye tepki gösterdi. Dizi çekimleri dahi olsa hayvanların kullanılması haklı olarak tepkiye yol açtı. PETA’nın yaptığı açıklama şöyle: “Aslanlar vahşi doğaya aittir. Küçük kafeslere hapsedilip dayak korkusuyla numaralar sergilemeleri beklenemez. CBS, sadece insanları çalıştırmalı ve daha önce birçok farklı prodüksiyonun yaptığı gibi bilgisayarda üretilmiş görselleri kullanmalı.” 

zoo 4
Hayvanlı sirklere, akvaryumlara, hayvanat bahçelerine gitmeyin; çocuklarınızı götürmeyin! Farkında olmadan parçası olduğunuz hayvan sömürüsüne önce dur demeye kendinizden başlayın.

Dizinin başrol oyuncusu James Wolk ve yapımcısı Scott Rosenber, kesinlikle hayvanlara zor kullanılmadığını ifade etmişler. Yersen tabii! Umuyorum dizi iptal edilir ve hayvanların dizi için kullanılmasının konu ile tutarsızlığı da son bulmuş olur. Bu yüzden bu bir öneri değil, gerçeklerin altını çizen eleştiri yazısıdır. 

Hayvanlı sirklere, akvaryumlara, hayvanat bahçelerine gitmeyin; çocuklarınızı götürmeyin! Farkında olmadan parçası olduğunuz hayvan sömürüsüne önce dur demeye kendinizden başlayın.