Hayvan Hakkı Savunucuları, özellikle sahipsiz hayvanların yaşam haklarını tehlikeye sokacak 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunun bazı maddelerinin değiştirilmesi ile ilgili hazırlanan yasa tasarısını Türkiye’nin dört bir köşesinde eş zamanlı olarak protesto etti.

Türkiye’nin dört bir yanında eş zamanlı protesto 

Protesto düzenlenen yerlerden bir tanesi de Kadıköy İskele Meydanı idi. Saat 13.00’te Türkiye’nin bir çok yerinde düzenlenen eylem sosyal medya üzerinden canlı yayınlarla izlendi. Yasa tasarısının geri çekilerek, sivil toplum kuruluşları, barolar, meslek örgütleri gibi konunun tarafı kurumlarca yeniden müzakere edilmesini talep eden grup, “Katliam yasa tasarısını istemiyoruz” şeklinde pankart açtı. Alkış, slogan ve ıslıkların yükseldiği eylem sırasında, eylemciler “Katliam YasaTasarısı İstemiyoruz”, “Hayvan deneyi cinayettir” şeklinde slogan attı.

“Şehirlerdeki bütün hayvanlar yok edilecek”

Çok sayıda sivil toplum kuruluşu adına basın açıklamasını Hayvanların Yaşam Hakları Konfederasyonu (HayKonfed) Başkan yardımcısı Şebnem Aslan ve Yeryüzüne Özgürlük Derneği üyesi Burak Özgüner okudu. Yasa tasarısı maddelerinde değinen Şebnem Aslan “5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda değişiklik yapılması için Orman Su İşleri Bakanlığı’nca hazırlanan, özellikle sokak hayvanları için ‘sürgün’ ve ‘ölüm’ içeren yasa tasarısı, katliamlara sebep olmadan çekilmeli ve yeniden hazırlanmalıdır” dedi. Yasa tasarısının sokak hayvanlarının okul, hastane, ibadethane, çocuk oyun alanı gibi alanlara bırakılması yönünde bir hüküm içerdiğini belirten Aslan, “Nüfusun yoğun olmadığı, bu alanların bulunmadığı alanlar nerede var soruyoruz. Bu ‘şehirlerdeki bütün hayvanlar yok edilecek’ anlamına gelmektedir” dedi.

“İşkenceli deneylerin önü açılmıştır” 

Hayvan üretim yerleri ve bakım evlerindeki hayvanların satışına yönelik tasarı maddesine ilişkin ise Aslan, “Biz sokak hayvanlarımızı bedava bile sahiplendiremezken, hayvanları nasıl satacaklar” diye sordu. Tasarı içerisinde yer alan “Üretim çiftlikleri ve belediye bakımevlerinde bulunan sahipsiz hayvanların katalogdan satışı yapılabilir” hükmü için ise Aslan şöyle konuştu: Sahipsiz hayvanlar üzerinde deney yapılamaz. Bunun için barınaklardaki sahipsiz hayvanları satış adı altında sahipli konuma getirilip işkenceli deneylere yollanmasının önü açılmıştır”.

“Bakanlığın açıklaması doğru değil”

Sahipsiz hayvanlara karşı kötü muamelenin büyük ölçüde belediyeler tarafından yapıldığını savunan Aslan, tasarının belediyeler için yasal bir yaptırım getirilmediğini vurguladı. Hayvanlara zülüm ve işkenceye verilen cezaların yeterli olmadığının altını çizen Aslan, “Hepsi idari para cezasına çevrilecektir. Dolayısıyla Bakanlığın ‘Hayvana eziyete hapis cezası getiriyoruz” açıklaması doğru bir açıklama değildir” dedi.

“Hiçbir hayvan kaderine terk edilemez”

Yeryüzüne Özgürlük Derneği üyesi Burak Özgüner ise hayvan parkları ve sirk gibi yerlere değinerek “21. yüzyıl gibi etiğin gelişliği bir çağda hayvanlarının eğlence unsuru olarak kullanılması ve topluma bu şekilde tanıtılması ahlaken kabul edilebilir değildir. Hayvanların esaret altında tutulduğu tesislerin kademeli olarak kapatılması ve tüm hayvanların özgürce yaşaması esas alınmalıdır. Hiçbir hayvan kaderine terk edilemez” dedi. Grup açıklamanın ardından olaysız dağıldı.

Alıntı: BirGün