“Nerede o eski domatesler” cümlesini hayatında en az bir kere kurmayan var mıdır? Herkesin hayat pahalılığından, hormonlu gıdalardan ve komşuluk ilişkilerinin ölmesinden şikâyet ettiği bu devirde hepsine birden çözüm olacak bir öneri duymaya hazır mısınız?

Hepimizin yaşadığı apartmanlarda küçük de olsa bir bahçesi vardır, bu bahçelerimizi küçük bir bostan haline getirebiliriz. Emek verdiğimiz sebze ve meyvelerin büyüdüğünü ve filiz verdiğini görmek, daha sonra da dalından koparıp afiyetle yemek güzel olmaz mıydı? O zaman en başından başlayalım ve apartmanlarımızın bahçesine güzel bir bostan kuralım.

İlk önce bahçelerimizin toprağının tarıma uygun hale gelmesi gerekiyor, elimize çapayı alıp çapalarken bir yandan da gübreleme işlemi yapabiliriz. Bizim önerimiz gübre olarak kendi evlerimizde veya yine apartmana ait ortak bir varilde hazırlanmış kompost toprağını, toprağı verimli hale getirmek için kullanmanız. Kompost yapımını ayrı bir başlıkta inceleyeceğiz.

Daha sonrasında sebzelerden yaşadığınız iklime ve mevsimine uygun olanları seçip, tohumları ister çiçekçilerden isterseniz de yapı marketlerinden alabilirsiniz; ama önerimiz tohumları satın almanızdan ziyade daha önce tüketip beğendiğiniz sebzelerin tohumlarını saklayıp, kullanmanız. Hasat sonrası çok beğendiğiniz sebzeleri de  apartmanlar arası paylaşabilir, böylece mahalledeki komşularınızla hediyeleşmiş olursunuz. İsterseniz tohum takası için kurulmuş şu siteden de yardım alabilirsiniz: TohumTakas

Tüketmeyi sevdiğimiz sebzelerin nasıl yetiştireleceği ve özellikleriyle ilgili detaylı bilgiyi ise şu siteden okuyabiliriz: BahceNet

Buna ek olarak bahçelerimize kiraz, elma ve ceviz gibi meyve ve yemiş veren ağaçlardan da dikerek hem yazın altında oturulacak gölge bir mekân yaratabilir hem de evde canımız sıkılırsa ağaçların altına iki minder atıp komşularla sohbeti muhabbeti koyulaştırabiliriz. İstersek iki ağaç arasına bir hamak gerip güzel havalarda gökyüzüne karşı kitap okuyabilir ya da bulutları izleyebiliriz.

Bizi şehir hayatının beton tabutuna gömülmekten kurtaran bu önerilere mutlaka kulak verin derim, hayal etsenize yaşadığınız şehrin bütün bahçelerinin çiçekler, sebzeler ve meyvelerle donatılmış olduğunu, içiniz açılmaz mıydı? Çok zor değil, hatta hiç zor değil yeter ki, yaşadığımız çevredeki insanlarla hoşgörü ve dostluk içinde küçük iş bölümleriyle ve severek bu işe koyulalım. Şimdiden kolay gelsin…

Başlık Fotoğrafı: Xifr