Gezegenimiz her geçen gün insan eliyle kirlenip yok olurken, bizler evlerimizde oturup çöplerimizi geri dönüştürmekten bile aciz durumda büyük şirketleri suçlayıp durmaktayız. Küçük insancıklar olarak ne yapacağımızı bilmez bir halde eriyen buzulları, yok olan türleri, nefes dahi alınmayan şehirleri ve daha sayılamayacak birçok etkiyi her gün haber kaynaklarından takip ediyoruz.

Bazı devletler, yeşil politikalarına daha da ağırlık vererek yüzlerini temiz enerjiye dönme çalışmalarını sürdürüyorlar. Bu önemli adımlardan biri de Avrupa Birliği Komisyonu’nun 2030 yılına kadar karbon salımını yüzde 40 düşürme kararı alması ve bu doğrultuda gerçekleşecek değişimler yapmaya başlaması. Ancak Avrupa Birliği’ne üye ülkelerden biri olan Hollanda’nın enerjinin büyük bir kısmını kömür ve gaz kaynaklarından karşılıyor oluşu, vatandaşlarını tedirgin etmiş durumda. Deniz seviyesine çok yakın bir ülke olan Hollanda’nın iklim değişikliğinin etkilerine karşı çok savunmasız bir durumda oluşu oldukça aşikâr. Her gün gittikçe yükselen su seviyesi karşısında Hollanda’nın tamamen suların altına gömülmesi, hiçbir tedbir alınmadığı durumda çok da abartılı bir tablo olmayacaktır.

Urgenda Vakfı'nın yöneticisi Marjan Minnesma, dava sonrasında sevincini avukat Roger Fox'a sarılarak paylaşıyor (Görsel: The Guardian)
Urgenda Vakfı’nın yöneticisi Marjan Minnesma, dava sonrasında sevincini avukat Roger Fox’a sarılarak paylaşıyor (Görsel: The Guardian)

Hükümetlerinin yetersiz yeşil politikalarından rahatsız olan 886 Hollanda vatandaşı, sürdürülebilir yaşam derneği Urgenda’nın öncülüğünde hükümetine karşı dava açtı. Lahey’de gerçekleşen davada hakim, hükümetin önümüzdeki beş yıl içerisinde karbon salımını yüzde 25 oranda düşürmesi gerektiğine karar verdi. Neredeyse bir ilk olan bu dava, Hollanda’nın da yeşil enerji kullanımına ağırlık vermesini garantilemiş oldu. Hollanda vatandaşlarının bu adımı atmış olması, birçok ülkede insanlara hükümetinin izlediği politikayı sorgulama umudu verdi. Hollanda’da gerçekleşen bu olay elbette tek başına gezegeni kurtarmayacaktır, ancak insanların bu konuda bilinçlenmeye başlayıp örgütlenmesi bir an olsun nefes almamızı sağlayacaktır.

Klimaatzaak

Belçika’da yeni kurulan kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olan Klimaatzaak, aynı şekilde hükümetine karşı dava açmak için hazırlanıyor. 10 bine yakın insan dava için oluşturulan formu imzalamış durumda. Klimaatzaak’ın kurucularından Serge de Gheldere bu oluşumu şu sözlerle açıklıyor:

“Bunu yapmamızın sebebi, ülkemizi ve çocuklarımızı çok sevmemiz. Bunu sevginin davası olarak düşünebilirsiniz. Demokratik bir ülkede yaşıyoruz ve eğer bilim, alınan politikal kararların insanlara ve çevreye zarar verdiğini söylüyorsa bu kararların değişmesi gerekir.”

Havaya salınan gazlar, katledilen hayvanlar, eriyen buzullar, değişen mevsimler…
Doğaya bugüne kadar verilen zararı bir günde giderebilecek güce sahip değiliz. Ancak tüm insanların, canlılara karşı sorumlu yaşadığının bilincinde olmasıyla gezegenimizi daha güzel bir hale getirebilmek mümkün.

Kaynak: The Plaid Zebra, Klimaatzaak 

Hazırlayan: Esra Aydın