16 yıl önce sabaha karşı 3’ü 2 geçe gerçekleşen Marmara Depremi’nde resmi raporlara göre 17 bin 480 kişi hayatını kaybetti, 285 binden fazla ev ve 40 binden fazla iş yeri hasar gördü. Resmi olmayan rakamlara göre ise durum çok daha farklı. 50 bin ölüm ve 100 bine yakın ağır-hafif yaralı, çöken 133 binden fazla ev ile de 600 bin kişi evsiz kaldı. Resmi rakamlar ile gerçeklerin farklı oluşunun ise tek sebebi var: Devlet eli ile yaratılan rant ve ihmalin yol açtığı binlerce ölüm!

Acılar bitmedi, hiçbir hata da telafi edilmedi. 16 yıl, ölenlerin hayatından çalındı sadece. Son birkaç yıl içinde “kentsel dönüşüm” yalanları sıkça konuşulanlar arasına girdi. Artık nur topu gibi yalanlarımız var; toprağa çoktan karışan ölülerimize ve yıkılan çocukluklarımıza, hayallerimize ve evlerimize karşı. Kentsel dönüşüm. Bir deprem kadar olmasa da insanları evsiz bırakıyor, kültürlerini çekip alıyor ve onlara tek tip, gri ve zevksiz yapılar oluşturuyor kentsel dönüşüm. 

17 Ağustos 1999 2

Marmara Depremi’nin bizzat mağduru bir insanın torunuyum. Sevgili biricik dedeciğimi ve çocukluğumu verdim ben 17 Ağustos’a. Bütün çocukluk hayallerim orada kaldı, üzerime titreyen dedem, saatlerce göçük altında mahsur kalan ve sonunda kurtulan anneannemin değerli komşuları, dostlarımız ve akrabalarımız. Çoğu kişi betonların altından çıkamadı, o lanetli betonlar canımızı çok yaktı. Çok hayatlar karardı, çokları yaralandı, sakat kaldı. 

Depremin ardından, yıkılan evlerden canlı kurtulanlar evsiz kaldı. Bu insanlar yıkılacak evleri kendileri seçmiş veya kendileri yapmış gibi taksitli ödemeli yeniden ev sahibi yapıldı. Çadır kentler, prefabrik evler çok uzun zaman kaldı sokaklarda. Hayatlar mahvolmaya devam etti o sıra. 

17 Ağustos 1999 3

Peki ne oldu derelerin üzerine, düşünmeden verilmiş izinlerle yapılan, sağlıksız binaların müteahhitleri? Tabii ki son derece konforlu ve zengin hayatları sürüyor. 

  • Düzce Ersoy Apartmanı: 36 kişi öldü, dava zaman aşımına uğradı.
  • Düzce Ömür Hastanesi: 11 kişi öldü, dava zaman aşımına uğradı.
  • Yalova Ceylankent Sitesi: 98 kişi öldü, 2 sanığa verilen hapis cezaları ertelendi.
  • Kocaeli Ubay Apartmanı: 58 kişi öldü, müteahhit hakkında verilen ceza ertelendi.
  • Yüksel Sitesi: 316 kişi öldü, 5 sanığa verilen çeşitli cezalar ertelendi.
  • Can Göçer ve Zafer Çoşkun: Veli Göçer’in oğluyla ortağı yakalanamadığı için haklarındaki dava zaman aşımına girdi.
  • Sakarya: 695 davadan 5 kişiye ceza çıktı.
  • Kocaeli: 600 dava açıldı, 12 kişi 10’ar ay hapis cezası aldı. 6’sının cezası infaz edildi, 6’sı için süre istendi.
  • Yalova:  173 dava açıldı, hemen hemen tamamı sonuçlandı. Ceza aldığı bilinen tek isim Veli Göçer 18 yıl 9 ay hapse mahkûm edildi.
  • Düzce: Yaklaşık 220 dava açıldığı sanılıyor. Yargılamaların sonucunda hiç kimse cezaevine girmedi.

Resmi olmayan rakamların resmi rakamlar ile uyuşmazlığının tek sebebi yasalar ile korunan yanlış insanlar ile onların hatalı zihinleri. O zihin yapısı devam ediyor. 17 Ağustos devam ediyor. Hayatı kararanlar aydınlığa ulaşamadı, ulaşamayacak bu kentsel dönüşüm zırvalarıyla. Deprem önlenemez, ancak tedbirleri ile felaketin acıları ve zararları yüksek ölçekte azaltılabilir. Oy verirken, konuşurken, sosyal medya ortamlarında yazılar yazarken ve hayatın tüm tercihlerinde bunları göz önünde bulundurmak gerek.