Türkiye’nin en eski Kısa Film örgütlenmesi olan ve tam 21 yıl önce 1997’de faaliyete açılan “İstanbul Kısa Filmciler Derneği” kapanma kararı aldı. Bu kararın gerekçesi ise; derneğe kimsenin üye olmaması, üyelerin aidat ödememesi ve derneğe kimsenin yardım etmemesinden kaynaklandığı şeklinde açıklanıyor.

Ne bakanlıkların ne de bir kuruluşun yardım ettiğini söyleyen kameraman, yönetmen ve Kısa Film Festivalleri destekçisi Hayri Çölaşan, dernek başkanı Oktay Güzeloğlu’nun desteksiz kaldığı için, derneği tek başına devam ettirebilmek için gücü kalmadığını söyleyerek, derneğin kapatıldığı aktardı. Çölaşan, durumu şu şekilde anlatıyor:

Dernek başkanı Oktay Güzeloğlu, 1 Ocak 1956, Bafra, Samsun doğumlu. 80li yıllarda kısa film çekmeye başladı. Her kısa filmci gibi birçok problemi de yaşayarak gördü. O devirlerde film çok pahalı, analog ise çok zor, yetersiz ve montaj ölümdü. Herkes kısa filmcilerin örgütlenmesi gerektiğini düşünüyordu ama bir şey yapmıyordu. Güzeloğlu, bu sırada “İstanbul Kısa Filmciler Derneği”ni kurmaya karar verdi. Derneğin kurucu üyesi olan Oktay Güzeloğlu, uzun zamandır derneğin başkanlığını üstlendi. Bu dernek çatısı altında kısa filmciler toplanıp senaryo konuşabileceklerken, fikirlerini paylaşabilecek ve birbirlerine yardım edebileceklerdi. Kamera, ışık malzemeleri satın aldı. Onları ücretsiz olarak veriyordu. Bir montaj seti kuruldu ücretsiz montaj yapılabiliyordu. Bir de ev tuttu. Evi ofis atölye gibi kullanacaklardı. Hatta ofise bir telefon bağlandı ve kısa filmciler telefon ile görüşme yapabileceklerdi. Malzemeler çekime gitti bir daha gelmedi, telefon yüksek faturalar yüzünden kapandı, borcu aylarca ödenemedi, dernek üyeleri aidat ödemeyince atölye kirası ödenemedi kapatıldı. Güzeloğlu yılmadı ve Yeşilçam’da sendikaların olduğu bir küçük oda buldu. Yıllarca oradan derneği yönetti. 2002 yılında İstanbul Kısa Filmciler Derneği Ulusal Kısa Film Festivalini başlattı. 18 yıldır bu festivali birçok kez parasız yürüttü. 2015 yılında “Korkunç Bir Kısa Film Festivali”ni başlattı. 3 kez yapılan yarışmada, korku film sinemasının örneklerini bir yarışma ile tanıtarak teşvik etti.

Güzeloğlu’nun yazdığı kitaplar da mevcut. Herkesin Kadınları (2015), Aktör & Kerhane Aşkı (2012), Ölümün Rütbesi Yoktur (2003), Turne Tiyatrocuları (2003), Dünyanın En Büyük Dolandırıcısı Benim- Selçuk Parsadan (2002), Yeni Sokak Mobilyaları (1999), Beyoğlu’nda Garibanın Otopsisi Yapılmaz (1997) ve Sokak Mobilyaları (1997) bunlardan bazıları… Bu kitaplar Yeşilçam dönemindeki birçok ünlü oyuncunun, figüranın ve kamera arkası çalışanlarının nasıl unutulduğunu ve şimdiki durumlarını anlatan sosyal içerikli araştırma gözlem röportajları üzerine.

Sokakta yaşayanların dostu oldu. Cebindeki son kuruşuna kadar paylaştı, yemeğini paylaştı. Daha önemlisi oturdu, sokak mobilyası diye tabir ettiği eski yeşilçamcılarla sohbet etti.

Ne bakanlık ne bir kuruluş kimse yardım etmedi. Küstü artık gücü de kalmadı. İstanbul Kısa Filmciler Derneğini kapattı. Şu an hiçbir şey yapılamamasına gözlerim doldu, ağlıyorum. Oktay Güzeloğlu’na kısa filme verdiği emekleri nedeniyle bir tek ödül vermeyen kısa filmciler ve sinemacılar adına teşekkür ediyorum.