Ana Sayfaİnsan ve ToplumArkeolojiİtalya’nın en eski mağaralarıyla tanışın: Sassi di Matera

İtalya’nın en eski mağaralarıyla tanışın: Sassi di Matera

-

İtalya’nın en eski mağaralarının geçmişi Taş Devri‘ne kadar uzanıyor ve bu mağaraların İtalya’daki en eski yerleşim alanlarından biri olduğu düşünülüyor. İlginç olansa bu evlerin hâlâ insanlar tarafından kullanılıyor olmaları.

Mağaralar, görenlere Taş Devri çizgi filmindeki evleri anımsatıyor. Sassi di Matera olarak bilinen bu mağaralar ülkenin güneyindeki sarp bir vadinin ucunda yer alıyorlar. Dünyada en uzun süreli yaşanılan mağara şehri olarak bilinen bu evlerin tarihi, 9 bin yıl öncesine kadar uzanıyor. Nehir tarafından şekillendirilmiş yüksek bir vadinin taşlarına oyularak yapılmış olan bu mağaralar, Matera şehrinin bir parçası ve UNESCO tarafından da koruma altına alınmış.

Matera, insanların 9 bin yıl önceki ataları gibi yaşamaya devam ettiklerini söyleyebildikleri tek yer.

Katman katman yerleşim

Dağılmış bir halde olan Sassi evleri, ilk bakışta manzarada beliriveren düzensiz kayalık kulübeler olarak gözüküyorlar. Ancak, mağaranın ve oranın insanlarının tarihini bilen birisi büyük bir yaşam mücadelesinin söz konusu olduğunun da farkına varıyor. Çünkü 20. yüzyıla kadar burada yaşayan insanların ne akan suyu, ne elektriği ne de kanalizasyon sistemi vardı.

Bölgedeki insanlar her buldukları kayadan faydalanarak katmanlı evler inşa etmişler. Bugün, bu evlerde birçok labirentvari geçit ve merdiven bulunuyor. Yıllar geçtikçe artan nüfusu barındırmak için yeni alanlar da kazılmış. Ancak, yaşayanların temel ihtiyaçlarını karşılamak gerekse de bölgede bunlara erişim yokmuş.

İnsanlar burada hayvanlarıyla birlikte yaşamışlar. Yedikleri basit şeylerden ibaretmiş ve hastalıklar yaygınmış. Özellikle de sıtma büyük bir tehdit oluşturuyormuş. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra insanlar gönülsüzce dağılmakta olan evlerini terk edip Matera’daki daha modern evlere yerleşmişler.

Kayalıktaki tarihi odaların birçoğu ya terk edilmiş ya da unutulmaya yüz tutmuş. Neyse ki UNESCO bölgeyi 1993 yılında Dünya Mirası kapsamına aldığında bölgedeki olanaklar çoğalmış ve bölgedeki birçok mağara yeniden hayata dönmüş. Şu an bu mağaralar rahat birer ev, otel ve bölgedeki tarihi mağaraları görmeye gelen turistlere hizmet etmek üzere restoranlara dönüştürülmüş durumda. Bölgeye gelen birçok ziyaretçi UNESCO’nun neden bu bölgeden bu kadar etkilendiğini keşfetmenin peşinde. Hatta bu bölge, çeşitli film ve televizyon programları tarafından da kullanıldığı için iyice popülerliği artmış durumda.

Mağaraların kısa bir tarihçesine gelecek olursak, Sassi mağaraları tarih öncesinde ilk insanların yerleşim yerlerine kadar uzanan bir geçmişe sahip. Bu insanların İtalya’daki ilk yerleşim alanlarını kurdukları düşünülüyor. Bu bölgenin milattan önce 7 binlere kadar giden geçmişi de bunu destekler nitelikte.

Sassi evleri, Basilicata ve Apulia bölgesine has kalkarenit kayaların oyulmasıyla oluşturulmuş. Yerel halk, tufo (İtalyanca’da ev yapımında kullanılan bir kaya türüne verilen isim) olarak adlandırsa da bu kayalar, tufo ile benzerlik göstermiyor.

Buradaki birçok yapı sadece basit birer mağara. Hatta Sassi’deki bazı sokaklar bu mağaraların üzerine inşa edilmiş. Daha önce de bahsedildiği gibi bu eski şehir, nehrin varlığından dolayı vadinin sadece bir tarafında kurulabilmiş. Eski görkeminden eser kalmayan bu nehir, yerel halk tarafından La Gravina olarak adlandırılıyor.

1950’lerde İtalyan Hükümeti Sassi Bölgesi’nde yaşayan halkın büyük bir bölümünü zorla modern şehirlere yerleştirmek zorunda kalmış. Mağaraların sıtmadan geçilmemesi ve hijyen yoksunu yaşam şartları Alcide De Gasperi Hükümeti tarafından hoş karşılanmamış. Ancak insanlar hükümetin uyarılarına ve kötü sağlık koşullarına rağmen bu mağaralarda yaşamaya devam etmişler.

 

Kaynak: thevintagenews

SON YAZILAR

Kabul görmek lütuf değil haktır: Lilith’in kızı Âdem

2020'de ilk kitabı Sancı'yı okurla buluşturan Mine Soycan, 2025'te kanayan yaralarımızdan birine dokundu ve bu dokunuştan kabul görmenin bir lütuf değil apaçık, dümdüz bir hak...

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...

Shakespeare, Kafka, Orwell, Dostoyevski ve günümüz

Okuyanın okuduğundan, yazanların okunmadığından hemen herkesin kitapların pahallılığından yakındığı günümüz sularında edebiyat sandalında bir gezintiye ne dersiniz?

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol