İzlanda bu yaz Avrupa Futbol Şampiyonası’nda milli takımının aldığı başarılı sonuçlar ve taraftarlarının sempatikliği ile gündeme oturmuştu. Küçük ada ülkesi bu rüzgârla son dönemde dünya çapında ve Türkiye’de en çok merak edilen ve takip edilen ülkelerden biri oldu. İzlandalıların başarılı olduğu bir alan daha var, o da müzik.

İzlanda, Kuzey Avrupa’nın en üst ucunda yer alan küçük bir ada ülkesi. Dünya siyasi tarihinde hiçbir zaman çok öne çıkmış ismi duyulmuş bir ülke olmayan İzlanda, adını daha çok müzik ve spor gibi alanlarda dıyuruyor. Geçen yıllarda Eyyafyallayöküll yanardağının faaliyete geçmesiyle ve bu yanardağın isminin söylenmesinin zorluğu ile dünya gündemine oturan İzlanda, son olarak ise bu yaz Euro 2016 futbol turnuvasında milli takımının oynadığı futbol, aldığı başarılı sonuçlar ve taraftarlarının tribündeki sevimli tezahüratları ve verdikleri yoğun destekle gündeme gelmişti.

Bu küçük ülke, aynı İsveç gibi müzik dünyasına birçok isim kazandırmış ve kazandırmaya devam eden bir ülke aynı zamanda. Ve diğer yandan ülkeden çıkan müziklerin çok büyük bir bölümünün özgün, standartları yakalayan veya standart üstü müzikler olduğunu görüyoruz. İşte İzlanda’dan çıkan ve dünyada tanıtan 5 isim ve 5 albümü;

Björk – Post (1995)

Björk denince akla İzlanda, İzlanda denince de Björk gelir. Björk, İzlanda’nın dünya müzik piyasasında en çok tanınan ve bilinen ismi. Hatta İzlanda’dan çıkan belki de en dünya çapında insan diyebiliriz. Asıl ismi Björk Guðmundsdóttir olan Björk’ün otuz yılı aşan bir müzik kariyeri var. Kendine özgü vokali, eklektik ve de deneysel müzik tarzı ile hep farklı bir isim olan Björk, cazdan dansa trip-hop’tan swing’e kadar birçok tarzı da müziğine yedirebilmiş bir isim.

Björk, “Homogenic”, “Vespertine”, “Medulla” gibi birçok başarılı albümün altını imzasını attı ama onu dünya çapında tanıtan albüm ise 1995 tarihli “Post” albümü olmuştu. Post albümünden çıkan “It’s Oh So Quiet” ve “Army of Me” gibi şarkılar hem liste başı şarkılar oldu, hem klipleriyle de fark yarattılar.

Bu arada; Björk’ün sinemaya da el attığını ve Lars Von Trier’in “Karanlıkta Dans” filminde başrolü oynadığını, aynı zamanda çevre konusunda, feminizm ve insan haklarında duyarlı bir aktivist olduğunu da hatırlatalım.

Sigur Ros – Ágætis byrjun (1999)

Björk, müzik dünyasında en çok tanınan İzlandalı ise, bu listede ikinci isim ise kesinlikle Sigur Ros grubu olur. Kendine özgü bir müzik tarzı olduğunu söyleyebileceğimiz Sigur Ros’un müziğine en yakın durabilecek tanım ise post-rock olabilir. Türkiye’de de ciddi bir hayran kitlesine sahip olan grubun konserleri de hınca hınç dolan konserler oluyor.

1994’te İzlanda’nın başkenti Rejkjavik’te kurulan grup, her yıl dünyanın dört bir yanında konserler veriyor, albümleri milyonlar satıyor. Grubun ismi ise vokalist Jónsi Birgisson‘ın, grubun kurulduğu gün dünyaya gelen kız kardeşi Sigurrós’dan geliyor. Grup, şarkılarının çoğunda Vonlenska adını verdikleri hayali bir dil kullanıyor. 1997 yılında ilk albümleri “Von”u çıkaran Sigur Ros, son albümü “Takk“ı ise 2015 yılında çıkarmıştı. Grubun en çok ilgi gören ve tanınması sağlayan albümlerden biri de  “Ágætis Byrjun” idi. Grup bu albümle hem İzlanda’da hem yurtdışında birçok ödül kazanmış ve önemli satış rakamlarına ulaşmıştı.

Ólafur Arnalds Island Songs (2016)

Arnalds, İzlanda’dan çıkan bir diğer isim. Adeta doğanın müziğini yapıyor bu sanatçı. Dingin müziği ile insanı alıp başka yerlere en çok da İzlanda’nın müthiş doğasına götüren bir şarkıcı. Ülkenin güneybatısındaki Mosfellsbæ şehrinde dünyaya gelen Arnalds, 14 yaşından beri profesyonel olarak müzikle uğraşıyor. Şu anda 26 yaşında Arnalds, sözleri olmayan enstrümental bir müzik yapıyor, ama müziğinin derinliğiyle zaten birçok şeyi anlatabiliyor ve söyleyebiliyor.

Arnalds, müziğinde yaylı çalgılar ve piyanoyu, ambient müzik tarzıyla birleştiriyor. Son albümü “Islands” da da yine bu anlayış hâkim. Arnalds’ın ayrıca film müzikleri de yaptığını, Jitters ve Another Happy Day adlı filmlerin müziklerine imza attığını belirtelim.

Kaleo – A/B (2016)

İzlanda’dan çıkan bir grup Amerika’da ne kadar çok tanınabilir veya Amerika kıtasındaki müzisyenlerin kulağına ne kadar hitap edebilir. Kaleo, bu noktada sıradışı bir örnek. İzlandalı çocuklar Kaleo, blues ritimleri üstüne kurduğu müzikle ABD’de de kendi ülkesi ve Avrupa’dan olduğundan çok daha büyük bir hayran kitlesine sahip. Grup ilk albümlerini 2013 yılında çıkarmıştı. Yeni albüm ise bu yıl geldi ve yeni albüm “A/B“ yine ABD’de büyük ilgi gördü. Grubun bu arada Amerikan rock ve blues müziğini kendi yerel dilinde de icra ettiğini görüyoruz, örneğin “Vor í Vaglaskógi” şarkıları bunlardan biri. Grup üyeleri ABD’deki 60’lı ve 70’li yılların rock müziğinden ve 30’lı yıllardaki blues akımından  etkilendiklerini söylüyor.

Son albümleri “A/B” de yine sıkı bir blues rock  albümü ve İzlanda’dan da çok iyi bir blues grubunun çıkabileceğinin bir kanıtı.

Sólstafir – Svartir Sandar (2011)

İzlanda’dan çıkan gruplar ve müzisyenler sadece pop, indie, rock veya elektronik müzik dünyasından değil. İskandinav bölgesindeki güçlü heavy metal ve black metal geleneği etkisini İzlanda’da da gösteriyor. İzlanda özellikle birçok tanınan black metal grubunun çıktığı bir ülke.

Metal dünyasında en tanınan İzlandalı grupların başında ise Sólstafir geliyor. Bu grubun müziğini, post-metal veya progresif metal olarak tanımlayabiliriz. Grubun geçmişinde black metal tarzına da yaklaşan dönemlerini olduğunu belirtelim. Grup, şarkılarını İngilizcenin yanı sıra yerel dilleri İzlandaca da söylüyor.