Ana SayfaEkolojiDoğaİzmir'deki radyoaktif atıklar insan hayatını tehdit ediyor

İzmir’deki radyoaktif atıklar insan hayatını tehdit ediyor

-

İzmir Gaziemir’deki Aslan Avcı Kurşun Fabrikası arazisinde tespit edilen ve 2014 yılının Şubat ayında temizlenmeye başlanan radyoaktif atıkların temizleme çalışmalarının üç aydır durmuş olmasına mahalleli isyan etti.

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü temizlemenin bitip bitmediği konusunda bir açıklama yapmazken, temizleme çalışmaları sırasında ortaya çıkan ve tesiste ‘öylece’ bırakılan cüruflar (saf olmayan metal) ise Emrez Mahallesi halkı için tehlike saçıyor. İzmir’in Gaziemir ilçesi sınırlarında bulunan Aslan Avcı Kurşun Fabrikası arazisindeki radyoaktif atıklar 2007 yılında tespit edilmişti. Radyoaktif atıklar; tespit edildikten beş sene sonra 2012’de kamuoyuna duyurulmasının ardından ancak 2014 yılında temizlenmeye başlanmıştı. Temizleme işlemi İzmir Turanlar Çevre A.Ş. firması tarafından alanda Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) yapılmadan ve insan sağlığı gözetilmeden gelişi güzel yapılırken, 2014’ün Şubat ayında başlayan atık temizleme çalışmalarına üç ay önce son verildi. Mahallede bulunan çocuklar radyasyon dolu alanda oyun oynuyor, hayvancılıkla uğraşan mahallelilerin hayvanları da alanda başıboş olarak dolaşıyor. Bu duruma tepki gösteren mahalle sakinleri, yetkililerden ‘yaşanan mağduriyetin bir an önce giderilmesini ve atıkların temizlenmesini’ istedi.

”Radyoaktivite, sakat doğum ve düşükleri artırdı”

26 yıldır Emrez Mahallesi’nde yaşayan Nazmiye Akdağ, yıllardır fabrika atıkları nedeniyle mağdur olduklarını, etrafa yayılan radyasyon nedeniyle mahallede fazlasıyla sakat doğum ve düşük olayı yaşandığını söyledi. Mahallelinin uzun uğraşları sonucu temizleme işleminin başladığını belirten Akdağ, düzgün bir şekilde yapılmayan temizleme işleminin son üç aydır durduğunu söyledi. Yetkililere seslenen Akdağ, “Temizliyoruz, dediler gösteriş yaptılar. İki tane iş makinesi geldi bir süre çalıştı sonra onlar da gitti. Üç aydır temizlemeyi de durdurmuşlar. Yetkililere çağrımız, buranın bir an önce temizlenmesidir, bu kadar insan zarar görüyor. Mahallenin tamamı etkileniyor vicdanlı olsunlar” diye konuştu.

“Çocuklar radyasyonlu alanda top oynuyorlar”

Mahalle sakini İbrahim Çorlu ise özellikle rüzgar estiği ve yağmur yağdığı zamanlarda kötü kokunun mahalleye yayıldığını söyleyerek, ayrıca yağmur yağdığında alanda bulunan kimyasallar nedeniyle toprakta patlamalar meydana geldiğini belirtti. Alana çekilen tel örgülerle mahallelinin kandırılmaya çalışıldığını da belirten Çorlu, “Sözde temizlik yapıyorlar, hiçbir temizlik yaptıklarını da görmüyoruz. Tel örgü çektiler insanlar oraya geçmesinler diye, yani demek istiyorlar ki o taraf zehirli burası zehirsiz. Ama alakası olduğunu düşünmüyoruz radyasyon bu. Zaten herkes giriyor. Çocuklar içeride tel örgüleri geçiyorlar top oynuyorlar. Benim de yeni çocuğum oldu ne yapacağım bilmiyorum” diye konuştu. Emine Yaşar ise mahallelinin çabası sonucu açılan davaların bir gelişme yaratmadığını ifade ederek, temizleme işlemi adı altında yalnızca toprağın alan içerisinde farklı bir yere taşındığını söyledi. Evlerinin atıkların bulunduğu alana yakın olması nedeniyle özellikle gelen kokudan rahatsız olduklarını belirten Yaşar, “Bu mahalleden taşınmak istiyoruz. Ne yapacağımızı şaşırmış durumdayız. Evimizi mi satalım ne yapalım bilmiyoruz, çaresiziz. Çocuklar da giriyorlar oynuyorlar zararlı olduğunu biliyoruz ama ne yapalım? Tek isteğimiz buranın temizlenmesi” dedi. Valiliğin ‘ÇED gerekli değil’ kararına dava açıldı. Öte yandan şirket yetkililerine açılan davanın avukatı Arif Ali Cangı, Gaziemir’deki nükleer atıkların ayrıştırılması için yapılan projeye İzmir Valiliği’nin ‘ÇED gerekli değil kararı’ verdiğini ve bu kararın iptali için dava açtıklarını belirterek, bu sayede aynı zamanda alanda neler yapıldığını bilimsel ve hukuksal olarak denetletebileceklerini ifade etti. Cangı, dilekçede söz konusu işlemin yürütmesinin derhal durdurulması gerektiğini belirttiklerini söyledi.

SON YAZILAR

Güvenli sokaklar ülkesinin ölü çocukları ve hayvanları

İktidarın hayvanları tecrit etme ve öldürme hevesi, muhalefetin katliam yarışı ile birleşince sokaklar hızla hayvansızlaştırıldı 1. Artık her gün geçtiğimiz yollarda hayvanlardan kalan boşluklar karşılıyor...

Modern çağın jeolojik heykelleri: Dünyanın 70 çölünden doğan bir mimari arşiv

Apple Park’ın zeytin ağaçları arasında, dünyanın yetmiş farklı çölünden toplanan kumlarla üretilmiş dört yüzü aşkın cam sütun yükseliyor. Katie Paterson ve Zeller & Moye tasarımı "Mirage", malzemeyi jeolojik bir hafıza kartına dönüştürürken, sınırları eriten küresel bir iş birliğini simgeliyor.

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.
Gamzegül Kızılcık
Gamzegül Kızılcık
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunu. Kadın hakları mücadelesi, çocuk hakları ve LGBTİ hakları konularına ilgili. Doğal hayatın korunması konusuna meyledişi ve Gaia Dergi ile yollarının kesişimi sonucunda da; direnişçi bir kadın, gazeteci.

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol