Ron Howard, ünlü Jazz Çağı Amerikan yazarı F. Scott Fitzgerald’la efsanevi ilişkisi olan Zelda Fitzgerald’ın hayatını konu alan, Nancy Milford’un çok satan biyografi kitabından esinlendiği bir film çekmeyi düşünüyor.

Hollywood Reporter’a göre Ron Howard, Jennifer Lawrence’ın oynayacağı Jazz Çağı’nın sosyetik ikonu ve romancısı Zelda Fitzgerald’ın biyografisini filme almakla ilgilendiğini belirtti.

Emma Frost’un yazdığı Zelda başlıklı bu drama Zelda’nın eşi F. Scott Fitzgerald’la olan ilişkisini konu alacak. Film izleyicilerini “aşk yaratıcı eşler arasında bulunabilir” söyleminin keşfine çıkaracağı söyleniyor.

Zelda eşi Scott tarafından “ilk Amerikan uçarı kızı”, ilgiyi seven vahşi bir çocuk olarak nitelendirildi. Fitzgerald’la fırtınalı bir ilişkisi vardı, ama aynı zamanda onun ilham perisiydi. Sonrasında şizofreni teşhisi konuldu ve buna bağlı yaratıcılığını yazarak ve resim yaparak değerlendirdi. F. Scott Fitzgerald’ın birçok romanında Zelda’dan izler görebiliriz. Amerikan Rüyası ve Jazz Çağı özelliklerinin en iyi şekilde yansıtıldığı The Great Gatsby (Muhteşem Gatbsy) kitabında ve sonrasında Leonardo Di Caprio’da tekrar can bulan Gatsby karakteriyle Daisy arasındaki diyaloglarda Zelda’nın konuşmalarının yer alması buna örnek olarak gösterilebilir. Buna ek olarak, Nancy Milford’a göre Zelda Sayre ve F. Scott Fitzgerald’ın birbirlerini ilk gördükleri an kitapta Daisy ve Jay Gatsby’nin ilk gördükleri an olarak F.Scott Fitzgerald tarafından tasvir edilmiştir.

Zelda’yı tek isteyen Scott değildi, Scott’ın edebiyat aleminden birçok arkadaşı da Zelda’ya hayrandı ve bu Scott’ın onu daha fazla istemesine sebep oluyordu.

zelda-fitzgeraldF.Scott Fitzgerald ilk romanı This Side of Paradise (Cennetin Bu Yanı) kitabını tamamladığında editörü Maxwell Perkins’e hemen yayınlanmasını şu sözlerle rica etti: “Tabii ki bir kız da dahil, bu kitabın başarısına bağlı yapacak birçok şeyim var.”

Yaşadıkları fırtınalı ilişki, Scott’ın yazın hayatına ilham kaynağı olsa da Zelda, Scott’ın yazmakla meşgul olduğu zamanlar Zelda’ya karşı ilgisizliğinden dolayı daha da karmaşık bir hal aldı. Daha sonralarında şizofreniye dönüşen sıkıntılı zamanlar, Zelda’nın bu yaratıcılıkla bir kitap yazmasına aracı oldu. Zelda’nın yazdığı bu kitap (Save Me the Waltz) Scott’ın yazmakta olduğu Tender is the Night kitabıyla aynı materyalleri paylaştığı için (otobiyografik olarak ele alınmış evlilik hayatları), Scott bazı parçaları çıkarmasını istedi.

1940 senesinde aniden kalp krizinden ölen Scott Fitzgerald’dan 8 yıl sonra Zelda da akıl hastanesinde çıkan yangından dolayı hayatını kaybetti. İkili hayatları boyunca birbirleriyle yaşadığı bu fırtınalı ilişkinin izlerini taşıyan birçok kitap bıraktı.

Cemal Süreya da Nilgün Marmara’yı “Zelda” olarak adlandırarak hayatını kaybetmesinin ardından şunları yazmıştır:

“Nilgün ölmüş. Beşinci kattaki evinin penceresinden kendini aşağı atarak canına kıymış. Ece Ayhan söyledi. Çok değişik bir insandı Zelda. Akşamları belli saatten sonra kişilik, hatta beden değiştiriyor gibi gelirdi bana. Yüzü alarır, bakışlarına çok güzel, ama ürkütücü bir parıltı eklenirdi. Çok da gençti. Sanırım, otuzuna değmemişti daha. Ece ile gergedan için yaptığımız aylık söyleşide ondan şöyle söz ettim: Bu dünyayı başka bir hayatın bekleme salonu ya da vakit geçirme yeri olarak görüyordu. Dönüp baktığımda bir acı da buluyorum Nilgün’ün yüzünde. O zamanlar görememişim. bugün ortaya çıkıyor.”

Cemal Süreya / Günler (841. Gün)

Kaynak: The Guardian, Cemal Süreya Günler kitabı, Nancy Milford – Zelda: A Biography kitabı