Okuma süresi: 3 dakika

Azize Bingenli Hildegard 12. yüzyılda yaşamış, Benediktin tarikatına mensup Alman asıllı Tanrı keşifçisidir.

Ortaçağ Avrupası’nın en tanınmış kadın şahsiyetlerinden birisi olan Bingenli Hildegard, Roma Katolik Kilisesi tarafında azize olarak tanınmış ve 2012’de Papa Benedictus tarafından “Kilise Doktoru” ilan edilmiştir.

Şimdi, Batı’nın materyalist dini konumlandırmalarını geride bırakalım? Ve Hildegard’a bakalım. Kendisine birçok açıdan bakmak mümkün olsa da, bu yazıda müziğini konuşmak istiyorum.

Sesin, bizler için hala gizemini koruyan bir fenomen olduğu kesin. Şu anda materyalist bilimimiz konuyu biraz daha açtı ve titreşimleri görünür hale getirdi. Bir yüzyılda böyle bir ilerleme iyi mi kötü mü bilemedim.

Düz bir yüzeye, kum taneleri serpip frekansa veya dalga boylarına göre kumlardaki değişmeyi hepimiz gördük değil mi? Görmeyenlere tekrar hatırlatalım çünkü birazdan büyüye başlayacağız.

Şimdi, konuşuyorum ve yaratıyorum, magusların dediği kısa özet. İşte büyünün temeli, yaratımın temeli. Yuhanna incilinde “Başlangıçta söz vardı” diye başlar. Haydi iki küme arasındaki bağları kuralım, zihnimiz bunu çoktan yaptı değil mi?

Şunu bilmemiz gerekiyor, konuşmak yaratımdır. Düşünmek, yaratımdır. Konuşmanın kökünün düşünmeyle başladığına hemfikiriz değil mi? Mental Plane, özellikle de yüksek mental düzlem ya da insan egosunun bulunduğu alanın genel ifadeleri geometrik şekillerdir. Desenler, geometrik şekiller, fraktal gibi bir doğası vardır (anlatım olarak) Şimdi oradaki soyut formların, burada somutlaşması (titreşim, frekans, dalga boyu gibi) ne olabilir?

İnsanın fonksiyonuna dair bir fikir daha. İnsan burada ne yapıyor, ben burada ne yapıyorum soruna bir açıklama daha geldi. Yaratıyorsun! Bravo, aramızdan bazıları Tanrı olacak ilerde. Daha yolumuz var sanırım.

Konu hiç de mistik ya da dini değil. Azize Hildegard yaşadığı zamanda çalışmaları bu başlıklarda üretilmiş olabilir ancak inisiyenin ifadesindeki incelik zamanının kabullerini aşar. Bu özellikler bir o kadar da yüksek ahlaki değerlere sahip. Tertemiz bir alan, saf bir kalp ile erişeceğimiz yerler. İnisiyasyon da bu yüzden var? Şöyle bir soru soralım, acaba nasıl inisiye olunuyor?

Egzoterik bilim sağolsun, olayları gözümüzün önüne seriyor ancak nedensellik bağını kuracak ezoterik bilgi olmadığı için yine dışsal/materyalist bilim onu öğütüyor. Yüzeydeki kumların aldığı şekilleri neye bağlayacağız ve bize ne kattı onu orada öyle görmek?

Bütün olay burada yığılıyor işte. Analojiler başlıyor, hikayeler başlıyor, kuantum sıçramalar başlıyor, esmalar, zikirler, mindfulnesslar (ne demek acaba?), bir guru ve tebaası da bu alanda yığılıyor. O da şu, bir gerçek ifşa olmuş. (Ezoterik olanın küçük bir kısmı, sonuçta kitlelerde inisiye olmalı.) Biri de bu ifşayı alıp, kitlelerin anlayacağı şekilde açıyor ve yorum katılıyor analoji yapıyor, güzel güzel hedefler veriyor.

Of, burada bir şey olabilir. Ezoterik yolu keşfetmeye çalışan, yolda olan öğrencilere Alice A. Bailey’in “What is an Esoteric Shool” makalesini öneriyorum. Kova Çağı ne demek biraz daha iyi anlamış oluruz. Makale, sitesinde var, ücretisiz olarak okuyabilirsiniz. Çünkü ezoterik olanın ne olduğunu anlarsak, diğerlerinin ne olduğunu anlarız.

Kişi kendi kendine “lead” etmeli, kişinin tek öğretmeni vardır o da Monad’ı ve Ruh’udur (Solar Angel diyelim, bazıları belki araştırmak isteyebilir?) Bütün iş ona bu yolu göstermekte. İlk başlarda çok dağınık oluyor, çünkü Ruhu nasıl bulacağız? Çünkü bizim kafalar alışmış sınıflara, derslere, ders aralarına, pazartesiye/salıya, sınavlara geçer not olmalara ya da biri konuşsun ben dinleyimlere. Tabii ki, olay bundan çok daha fazla. Bu biri anlatmayacak demek değil bu, yoldaki herkes birbirine yardım edecektir, anlatacaktır ancak iş sana düşüyor, sistemli çalışmadan, araştırmadan, üzerine düşünmeden, gözlemeden, sormadan, denemeden nasıl ulaşacaksın, nasıl enerjilerini temizleyeceksin de sana görünür olacak bir şeyler? Bugün güzel sorular soruyorum. Kendi ışığını üreteceksin dostum, yapacak bir şey yok.

Evet, konu derinleşiyor. Denizlerin büyük balığını mı yakalayacağız yoksa? Azize Hildegard’ın müziği, sözleri, şarkılarının titreşimleri bulunduğumuz ortamdaki diğer düşük varlıkları/enerjileri uzaklaştırmak için kullanılabilir. Yüksek duygularla yazılmış bu yüklü titreşimlerin kıymetini kalbiniz anlayacaktır.