Ana SayfaEkolojiDoğaKapımızda kış saksımızda çiçekler

Kapımızda kış saksımızda çiçekler

-

Kış mevsimine çıplak kalan ağaçlar ve bahçelerimizle giriş yaptık. Bu mevsimde genellikle bitkilerle ilgilenmeyiz, yetişemeyeceğini ve verimsiz olacağını düşünürüz. İlkbahar, yaz mevsimini özleriz bitki sevdalısı olanlarımız. Oysa doğru bilgi ve yeterince ilgiyle kışın soğuğunda da bitkilerimizle huzur bulmaya devam edebiliriz.

Bu mevsimde ekilebilecek saksı çiçeklerinden bahçe sebzelerine kadar birçok bitki türü bulunuyor. Bahçemiz yoksa kapalı bile olsa balkonda da seçtiğimiz bitkileri yetiştirebiliriz. Tabi bu noktada bölgesel iklim koşullarını da göz önünde bulundurmakta fayda var.

Şimdi kış mevsiminde evimizi renklendirmeye devam eden çiçeklere bakalım…

Antoryum

Yerini sevdiği takdirde her mevsim süs bitkisi olarak yetiştirebileceğimiz antoryum çok sıcak ve çok soğuklara karşı hassastır. Bu yüzden sulamasının da oda sıcaklığındaki suyla yapılması gerekmekte. Kışın güneş almasına dikkat ederek cam kenarında rahatlıkla yetiştirebiliriz.

Çuha çiçeği

Çok sıcağı sevmeyen çuha çiçeği için bu aylar çiçek açma zamanı. Eylül-ekim aylarında ekilebilecek çuha, bütün kış boyunca ve ilkbahar aylarında çiçekliyken yaz aylarında sadece yaprak verir. Oldukça dayanıklı olan bu rengarenk çiçekler için toprağın sürekli nemli kalması gerekmekte.

Kardelen

Kış aylarının en gözde çiçeklerinden olan kardelen dillere destan olmuş hikayesiyle de bizi cezbediyor. Üstelik bu çiçeği biraz daha özen göstererek doğru toprak karışımlarıyla saksıda yetiştirebiliriz. Özellikle ışığa ve nemli toprağa ihtiyaç duyan kardelenin, soğan ekimlerini sonbahar sonuna doğru yapmakta fayda var. Türüne göre kış mevsiminin farklı dönemlerinde çiçek açan kardelen yaz aylarında ise sadece soğan olarak kalıyor ve yeniden faaliyet geçmek için sonbaharı bekliyor.

Kasımpatı (Krizantem)

Yetiştirilmesi en kolay bahçe çiçeklerinden olan kasımpatı, sonbahar aylarında çiçek açmaya başlayarak soğuk havalara renk katıyor. Hem bahçede hem de saksıda yetiştirebileceğiniz bu çiçeğin tohum ekimi ocak-mart aylarında yapılıyor ve bir sonraki dönem budama yapılarak devamlılığı kolayca sağlanabiliyor. Kış soğuğuna ve yaz kuraklığına dayanıklı olan kasımpatı, dipleri kuru yaprak veya toprakla örtülerek don olaylarından da korunabilir.

Lale

Mart-nisan gibi çiçek açan lalenin soğanlarını ekim-kasım ayı gibi ekmekte fayda var. Kışın soğuğundan ve kardan etkilenmemesi için 15-20cm derinliğe gömmemiz gereken lalelerin şubat ayından itibaren güneş görmeleri gerekmekte. Açık havada daha iyi verim alabileceğimiz laleyi balkonda saksıda yetiştirmek istersek bitkiyi rahatsız etmemesi için olabildiğince derin ve geniş saksıları tercih etmemizde fayda var. Tabi sulamaya da özen göstermeli, toprağın kuru kalmamasına dikkat etmeliyiz.

Ponsetya (Atatürk çiçeği)

Ponsetya çanak ve taç yaprakları olmayan kırmızı çiçeklerini aralık ayının ortalarında açmaya başlıyor ve şubat ayı sonuna kadar devam ediyor. Oldukça gösterişli olan bu çiçek sıcak bölgelerdeki serin, havadar ve güneş alan yerleri sevdiğinden evimizin güney cephesinde pencere kenarlarında rahatlıkla yetiştirilebilir. Yine de çiçeklenme dönemi olan kış aylarında çok fazla ışık almamasına dikkat etmek gerekmekte. Ponsetyanın ekimi için tohum veya çelikleme yöntemi kullanabilir ve bu işlemleri ilkbahar aylarında yapabilirsiniz.

Noel günü (Helleborus)

Noel gülünün sarı, beyaz, pembe, mor, kırmızı renkteki çiçekleri çoğu çiçeğin aksine açmak için soğuk havaların gelmesini bekliyor. Aralık ayında açmaya başlayan çiçekler temmuz ayına kadar etrafımızı renklendirmeye devam ediyor. Soğuğu sevse de rüzgara direk maruz kalmasına dikkat etmeliyiz. Nemi seven bir bitki olduğu için sulamasını kontrollü yapmakta fayda var. Tabi kış mevsimini yağışlı geçiren bir bölgede yaşıyorsanız bu konuda fazla yorulmanıza gerek kalmayacaktır. Ekimini fide olarak da tohum olarak da yapabilirsiniz. Eğer tohum olarak yetiştirmeyi tercih ederseniz bu işlemi mart-nisan aylarında gerçekleştirmeniz gerekmekte.

SON YAZILAR

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...

Doğadan mimariye: Cam, deri ve çeliğin ötesinde ahşap atıklardan yeni nesil kompozitler

Günümüzde karşı karşıya olduğumuz çevresel zorluklar, yenilikçi çözümler ve sürdürülebilir malzemeleri her zamankinden daha önemli hale getirdi. Doğal kaynaklarımız hızla tükenirken, iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri...

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol