Ana SayfaEkolojiDoğaGreenpeace'in ÇED itirazı

Greenpeace’in ÇED itirazı

-

Geçtiğimiz günlerde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız‘ın Mersin/Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili ÇED raporunun kamuoyu bilgisi dahilinde olmadan, ayrıntılı bir açıklama yapılmadan onaylanması sonrası Greenpeace’in Akkuyu Nükleer Santral sürecine dair bilgisinin yetersiz olduğunu söyledi.

Greenpeace Akdeniz İklim ve Enerji Kampanyası Sorumlusu Devin Bahçeci; Bakan’ın açıklamalarını IMC TV’de yayınlanan Yeşil Bülten programında yanıtladı.

Devin Bahçeli ÇED raporunda belirtilmeyen bazı noktalarda cevap istedi ve bu sürecin şeffaf yürütülmediğini belirtti. Bakanın projenin atık konusunun nasıl çözüleceği ile ilgili detaylı açıklamaları kamu oyunun bilgisine sunmadığına değindi.

Hükümetler arasındaki anlaşmayı da ÇED Raporunu da incelediklerini söyleyen Bahçeli 24 Ekim tarihinde kabul ettiklerini açıkladıkları ÇED Raporunda halkın görüş bildirme sürecinden sonra değişiklik yapılıp yapılmadığına, gelen itirazların değerlendirildiğine dair herhangi bir açıklama olmadığını söyledi.

Greenpeace’in bu rapora ve aynı zamanda bu projeye dair itirazlarını özetlersek:

1)Sürecin şeffaf işlememesi.

2)Rusya’ya gidecek olan atıklar nereden gidecek? Boğazlardan gidecek olsa boğaz güvenliği nasıl sağlanacak? Bununla ilgili bir ÇED sürecinin başlatılıp başlatılmadığı. Atık taşınması konusundaki bilinmezlik.

3)Atıkların geçici olarak depolanması konusu. Bu atıklar nerede depolanacak?

4)Olası bir kaza anında çevresel, ekonomik ve sosyal olarak oluşacak zararlar nasıl karşılayacaklar? Sorumluluk mevzusunun açıklığı.

5)Türkiye’nin yasal mevzuatının herhangi bir nükleer santralin nasıl yapılacağına, nasıl işleneceğine, nasıl yönetileceğine, nasıl denetleneceğine dair detay bilgiler/detay mevzuatlar içermemesi.

Taner Yıldız’ın, “1 ay içerisinde ihale sürecine başlıyoruz.’’ açıklamalarına Greenpeace İklim ve Enerji Kampanyası Sorumlusu Devin Bahçeci, “Biz ve bizim gibi birçok STK, bu süreçte itiraz edecek.” dedi.

Başlık Fotoğrafı: Lateast

SON YAZILAR

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...

Doğadan mimariye: Cam, deri ve çeliğin ötesinde ahşap atıklardan yeni nesil kompozitler

Günümüzde karşı karşıya olduğumuz çevresel zorluklar, yenilikçi çözümler ve sürdürülebilir malzemeleri her zamankinden daha önemli hale getirdi. Doğal kaynaklarımız hızla tükenirken, iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri...

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol