Okuma süresi: 4 dakika

Müziğin Gücü

Müzik yalnızca insanların keyifli vakit geçirmesini sağlamakla kalmaz; aynı zamanda ruhu kötülüklerden arındırır ve çocukların hem sosyal hem de ruhsal açıdan gelişimine yardımcı olur. Yetişkinlerde ise beyni ve mutluluk hormonlarını harekete geçirici bir özelliğe sahiptir.  

Müziğin insanlar üzerinde etkisi

Müzik kalp atışını, kan basıncını ve solunum hızını olumlu yönde etkiler; kaslarda gerginliğin azalmasını sağlar. Hormonların dengelenmesinde önemli bir rol oynar. Ayrıca böbreküstü bezleri ve hipofiz bezleri üzerinde etkisi büyüktür.

Salgıladığımız hormonlar dinlediğimiz müzik türüne bağlı olarak değişiklik gösterebilirler – Hızlı veya sert bir altyapıya sahip olan müzik türleri adrenaline sebep olurken sakin ve huzur dolu bir müzik türü noradrenalin salgılatır. Müzik aynı zamanda stres hormonlarının salınımını azaltıcı ve vücuttaki ağrıları kontrol eden beta-endorfini artırıcı özelliğe sahiptir. Notalar gerçekten de vücutta herhangi bir ağrıyı azaltabilirler. Tam da bu yüzden günümüzde “Müzik terapisi” kavramı tıbbın çeşitli alanlarına yayılmış durumdadır. Bu terapi özellikle ağrı tedavisi ve psikiyatri alanlarında büyük fayda sağlar.
Notalar geriatri biriminde ve felçli hastaların tedavi sürecinde büyük rol oynar. Müzik yapmak veya müziğe kulak vermek beynin çalışma sürecini olumlu yönde etkileyebilir; çünkü melodiler sayesinde sinirlerde farklı bağlantılar da ortaya çıkar.

Müzik dersinin getirileri

Çocukları erkenden iş hayatına hazırlayabilmek adına Türkçe veya matematik gibi dersler her daim ön planda tutulmaktadır. Ne var ki araştırmalar, çocuğun sosyal gelişiminde müzik derslerinin büyük rol oynadığını ortaya koymuştur.

Berlin’de yer alan pek çok ilkokulun bünyesinde gerçekleştirilmiş olan bir araştırma (Araştırma öncüsü: Prof. Dr. Hans Günther Bastian / Araştırma adı: Bastian) kayda değer bir sosyal gelişimin müzik dersleri eşliğinde mümkün olduğunu adeta kanıtlar nitelikte.

Araştırma, okullar içerisinde dışlanmakta olan öğrenci sayısının epeyce azalmış olduğunu gözler önüne seriyor. Araştırma sonucunda sınıf arkadaşlarından bir tek olumsuz cevap bile almayan öğrenci sayısı, geleneksel okullarda arkadaşları tarafından herhangi bir konuda reddedilmeyen öğrenci sayısının iki katına çıkmış durumdaydı. Ayrıca müzik dersleri, söz konusu okullarda çok daha huzurlu ve sakin bir ortamın oluşmasına vesile olmuştu.

Peki araştırma sonucu elde edilmiş olan bu sonuçlar nasıl açıklanabilir? Topluca müzik icra etmenin en büyük getirisi müziği icra eden her bir bireyin birbirine kulak vermesidir; bu durum bireylerin algılarının kuvvetlenmesine yol açar. Böylelikle çocuklar, örn. birbirlerine kulak verdikleri esnada, kimin modunun düşük veya kiminkinin yüksek olduğunu algılayabilirler.

Birlikte müzik icra ediyor olmanın bir diğer güzel yanı da ortaya güzel işler çıkarmaktır. Bu sayede çocuklar bir yandan motive olurken diğer yandan herhangi bir işe konsantre olmayı öğrenirler.

Müzik beyinde ne tür etkiler yaratır?

Müzik beynimize adeta meydan okur; aynı zamanda hafızayı güçlendirici özelliğe sahiptir.

Bunun sebebi, müziğin içerisinde barındırdığı ve her bir bireye sunmakta olduğu bilgilerin tamamıdır. Beyin, melodileri ve ses değişimlerini belirli bir noktada kaydeder ve bir süre sonra bunları birbirleriyle karşılaştırmaya başlar.

Ayrıca hangi tonun ne zaman devreye giriyor olduğunu kavramakla da yükümlüdür; çünkü ritimler ve ölçüler bu sayede ortaya çıkarlar. Aynı zamanda sırada beklemekte olan her bir tonu belirli bir düzene sokmak durumundadır. Sesin kaynağını belirlemek de beynin görevidir: Müzik dinlemekte olan bir birey en nihayetinde söz konusu çalgının bateri mi yoksa piyano mu olduğunun ve mekanın neresinde durduğunun ayırdına varmak ister.

Beyin, tüm bunların ayırdına varabilmek için hafızada yer almakta olan ölçüleri ve karşılaştırmaları devreye sokar. Bu noktada kimi işleri sağ beyin lobu ele alırken kimilerini sol beyin lobu halleder. Profesyonel müzisyenlerde ise, nedendir bilinmez, bu durum tam tersine işler.

Müzisyenlerin beyni başka açılardan da dinleyicilerinkinden veya hobi olarak müzik icra eden bireylerinkinden oldukça farklı biçimde işler. Profesyonel bir müzisyenin beyni öylesine çok yönlü işler ki onlar bir yandan ellerini kullanırken diğer yandan analiz edebilir ve ortaya çıkmakta olan besteye kulak verebilirler.

Sonuç olarak müzik icra etmek de müzik dinlemek de beyni son derece olumlu yönde etkilemektedir. Beyinde yer alan sinir hücrelerinin müzikle olan etkileşimi ise her daim kalıcıdır.

Hafızayı güçlendirmek üzerine

Müziğin, tam da az önce sıralamış olduğumuz sebeplerden ötürü, yaşça ileri insanların beyni üzerinde olumlu bir etkisi olduğu tahmin ediliyor. Tahminlere göre müzik, sinir hücrelerinin yıpranma sürecini engeller nitelikte. Dolayısıyla müzisyenlerde yaştan kaynaklı ortaya çıkan zihinsel sıkıntılar oldukça seyrek. Müziğin hafızayı güçlendirici bir etkiye sahip olduğu ise su götürmez bir gerçek.

Beynimizin ses ve işitme duyularıyla ile bağlantılı her bir bölümü müzik sayesinde canlılığını korur.

Müzik aynı zamanda hafızanın güçlenmesini ve her koşulda taze kalmasını sağlıyor.

Müziğin duygular üzerinde etkisi

Müzik, duygularımızdan sorumlu limbik sistemimizi de etkilemektedir. Dolayısıyla yerine göre tüylerimizi diken diken edebilir. Aynı zamanda müzik, kimi anılarımızı anımsamamızı sağlar. Herhangi bir şarkıyı dinlediğimiz esnada geçmişe doğru yolculuk edebilir; o dönem yaşamış olduğumuz tüm duygulara yeniden erişebiliriz.

Müzik, bünyesinde belirli anıları barındırmakta olduğumuz evrensel bir dildir.

Müziğin faydalarını özetlemek; üzerine de birkaç madde eklemek gerekirse:

  • Klasik müzik bünyeyi rahatlatıcı, vücudu dengeleyici bir etkiye sahiptir; yaşam enerjisi sağlar.
  • Motive edici müzik türleri çalışma esnasında verimlilik sağlar.
  • Keyifli şarkılar kanımızda var olan kortizol (stres hormonu) seviyesini en aza indirger, vücudumuzu rahatlatır.
  • Müzik kalp atışını, kan basıncını ve solunum hızını olumlu yönde etkiler; üzerimizdeki korkuyu atmamıza yardımcı olur.
  • Dinlemekte olduğumuz müzik hislerimizi doğrudan etkiler; dolayısıyla kötü duygulardan arınmamıza yardımcı olur.
  • Müzik sayesinde olumsuz düşüncelerden arınabiliriz.
  • Müzik, bebeklerin veya küçük yaşta çocukların dinlenmesini sağlar.
  • Müzik travma sonrası stres bozukluğu yaşayanların iyileşmesinde önemli bir etkendir.
  • Kulak çınlamasına karşı etkili bir çözüm olabilir.
  • Ortaklaşa müzik icra etmek veya şarkı söylemek Alzheimer vb hastalıklardan geçen insanlar için ilaç niteliğindedir; sakinleşmelerini sağlar.
  • Kimi şarkılar geçmişe göz atmamızı sağlar; bu sayede hataları tekrarlamamızı engeller.
  • Müzik insan beynini olumlu yönde etkiler.
  • Depresyona karşı etkili bir ilaçtır.

Müziğin Sosyal Bağlamda Gücü

Müzik her türlü sınırı aşar, insanları bir araya getirir ve pek çok noktada değişime önayak olur. Müzisyenler her daim farklı kültürlerin, coğrafyalar arası bağlantıların ve değişimin gayrı resmi temsilcileri olmuşlardır.
Dünya tarihinde, geçmişten günümüze, çok sayıda dayanışma etkinliği düzenlenmiş; sayısız müzisyen bu etkinliklerde yerlerini almıştır. Geçmiş dayanışma konserlerinin bir kısmı için https://en.wikipedia.org/wiki/Benefit_concert sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Bizler çok iyi biliyoruz ki bu dünyada bir şeyler değişecekse sanat eşliğinde değişecektir ve yeniden haykırıyoruz: Dayanışma yaşatır! Sanat yaşatır! Buradayız! Kusura bakmayın; fakat burada olmaya, sanatçılarla dayanışmaya devam edeceğiz!

Çeviri / Kaynak: https://www.planetwissen.de/kultur/musik/macht_der_musik/index.html
https://www.festspielhaus.at/de/auszeit/teaser-stories/die-positiven-effekte-von-musik-1

(Bu metin Gazete Solfasol adına çevrilmiş ve derlenmiştir.)