Lou Andreas-Salomé‘nin iki nitelikli öyküsü Feniçka ve Arayışlar Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayımlandı. Lou Andreas-Salomé 12 Şubat 1861 yılında Rusya’da dünyaya gelmiş ve 5 Şubat 1937’de Dünya’ya gözlerini yummuştur.

Lou Andreas- Salomé’nin babası general olmasına rağmen Salomé kadınların ataerkil toplum tarafından ezildiğini küçük yaşlarda anladı ve başına buyruk bir yaşam geçirdi. Bu duyarlılığı bahsettiğim iki öyküsüne yani Feniçka ve Arayışlar‘a yansıdı.

Kalemini çoğunlukla kadın problemleri ve erkek egemenliği üzerine kullanması ta çocukluktan geliyor diyebiliriz. Psikanalist olması psikolojik ve sosyolojik tahlillerini erkek ve kadın ilişkilerini çok iyi değerlendirmesini ve çok iyi yorumlamasını/gözlemlemesini sağladı.

Lou Andreas-Salomé aynı şekilde yazma/üretme sürecindeyken birçok yazar ve filozofla iletişim içinde oldu. Bunlardan bazıları; Nietzsche, Rilke, Tolstoy, Paul Ree, Freud gibi isimlerdi. Nietzsche‘nin evlilik teklifini reddetti ve Rilke ile gizli bir aşk yaşadı.

Nietzsche’nin ona olan aşkı İrvin D. Yalom‘un “Nietszche Ağladığında” adlı romanına konu oldu. Hatta belirli eleştirmenler/kişiler Nietszche’nin kadınlardan nefret etmesine neden olan biri olarak tanımlar Salomé’yi; ne kadar gerçektir, asla bilemeyiz!

Feniçka öyküsü:

Öykünün ismi gibi, karakterin de ismi Feniçka’dır. Feniçka denilen kadın Fransa’ya gelir ve bir kafede arkadaşlarıyla oturur. Fakat çiftlerin birbirleriyle soğuk ve hakaret niteliğinde tartışmaları/şakalaşmaları Feniçka’yı oradaki ortama muazzam bir şekilde yabancılaştırır. Bir çift çok sert bir şekilde tartışırken, erkeğin sevgilisini herkesin içerisinde sözlü bir şekilde linç etmeye başlamasıyla feminist karakterimiz kadının gücünü gösterir ve ağlayan kadına hem sözel olarak hem de fiziksel olarak destek olur.

Aynı şekilde Feniçka’ya sorunlu bir şekilde âşık olan ve aynı şekilde kendi içinde obsesif bir özgüven problemi yaşayan karşı karakterimiz Feniçka’ya duygusal olarak yaklaşmaya çalışır. Fransa’da başlayıp Rusya’da biten bu öykü feminist ve psikanalist yazarın evlilik, ilişkiler, çelişkiler, tek eşlilik ve çok eşlilik üzerine yorumlarıyla/tahlilleriyle sizlerle buluşuyor. Şüphesiz ki Salomé döneminin feminizm öncülerindendir.

Arayışlar öyküsü: 

Rusya soğuğunda, soğuk bir evlilik geçiren Dina ve Benno’nun hikâyesini anlatıyor. Benno, bir akıl hastanesinde doktor ve Benno daha küçücükken Dina’nın ailesi ona sahip çıkmış. Karşılıklı gelişen hoşlanma sonucunda Dina genç bir kadınken, Benno ile evlenir. Dina’nın içindeki sanat ve üretim talebi Benno’dan karşılık bulamadığı için evliliklerini tüketir.

Dina’nın Fransa’ya taşınıp resim yapmasıyla beraber bir mektup gelir ve Rusya’yı tekrar ziyaret etmesi gerekir. Ve o zaman işte Benno’nun çaresizliği ve pişmanlığıyla karşılaşır. Bir o kadar iç yüzleşmeler ve dış yüzleşmeler yaşayan karakterler, çaresizlik içerisinde birbirlerini tüketirler.

Bu öykü Feniçka’ya benzer şekilde feodalizm ve erkek egemenliğinin edebi ve psikanaliz kuramda bir taşlanmasıdır.

Salomé‘nin iki öyküsü de İş Bankası Kültür Yayınları tarafından basılmış ve hazır hale getirilmiştir. Öyküleri birçok kitap satan dükkanda ve internette bulabilirsiniz. Bu arada Salomé’yi okuyacaklara ya da okumuş olup yeni kitaplarını bekleyenlere iyi bir şey söyleyebilirim; İş Bankası Kültür Yayınları, Salomé’nin bir kitabını daha yayın programına almış.

İyi okumalar!