Ana SayfaEkolojiDoğaMavi ladin ağaçlarını kesmemek için cam fanuslu çözüm

Mavi ladin ağaçlarını kesmemek için cam fanuslu çözüm

-

Rize’de ÇAYKUR’a ait arazide çay evinin yapımını engelleyen 9 metrelik iki mavi ladin gövdeleri camla çevrilerek koruma altına alındı ve inşaat tamamlandı.

Rize Atmeydanı Mahallesi’nde ÇAYKUR‘a ait içerisinde Ziraat Çay Bahçesi‘nin de bulunduğu Atatürk Çay ve Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nün Müdürü Ali Kabaoğlu, Ziraat Çay Bahçesi’nde geçen yıl çay evi yapımı için inşaat başlatıldığını söyledi. Çay evinin inşa edileceği alanda iki mavi ladin ağacı olduğunu belirten Kabaoğlu, “Ağaçlar, çay evinin inşasını engelledi. ÇAYKUR Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu, yaklaşık 20 yıllık ağaçların kesilmemesini istedi. Bunun üzerine ağaçları kesmeden çözüm yolu bulmaya çalıştık” dedi.

Kabaoğlu, yapının konaklama bölümü olarak kullanılacak alanındaki 9 metrelik ağaçların gövdesinin camla çevrilerek cam fanus içine alındığını dile getirdi: “Böylece ağaçların gövdesinin zarar görmesi önlendi. Ağacın dalları ise yapının teras kısmından dışarıya kadar uzandı. Ağacın terasta kalan bölümünün etrafını da dallara zarar gelmeyecek şekilde camla çevirdik.

Gezilebilir terasa sahip olan yapıya, bu mavi ladin ağaçları hem doğal bir dekor sağladı hem de ilgi odağı oldu. Ağaçların bu şekilde korunması yapı ile doğanın nasıl bir arada devam ettirilebileceğine örnek olurken aynı zamanda da iç mekanda doğal manzara sağlamış oldu.

Ziraat Çay Bahçesi’nin, kentin gözde mekanlarından olduğunu ifade eden Kabaoğlu, “Ağaçları kesmeyi hiç düşünmedik. Bir söz vardır, ‘ağaca sarılan gölgesinde kalır’ diye. Ağaç her zaman bir gölge ve bir sevgidir. O bakımdan Genel Müdürümüz Sütlüoğlu’nun isteği ile mavi ladinleri kesmedik. İnşaatı bu şekilde tamamladık” değerlendirmesinde bulundu.

Yurtdışında birçok örneği olan bu tarz korumaların ülkemizde de uygulanması oldukça sevindirdi.

SON YAZILAR

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...

Doğadan mimariye: Cam, deri ve çeliğin ötesinde ahşap atıklardan yeni nesil kompozitler

Günümüzde karşı karşıya olduğumuz çevresel zorluklar, yenilikçi çözümler ve sürdürülebilir malzemeleri her zamankinden daha önemli hale getirdi. Doğal kaynaklarımız hızla tükenirken, iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri...

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol