Dört arkadaştan oluşan The Southsiders, on yıldan fazladır Cafe racer motorlarıyla Avrupa’nın dört bir yanını gezerek sörf yapılacak yerler keşfediyor. Binlerce kilometre yol, düşünecek çok zaman demek. Çadırlarını daima yeni sahillere kuran bu dörtlünün hayali ise Wheels and Waves ile hayat buluyor.

Sevdikleri şeyleri ve dünya görüşlerini harmanlayan Wheels and Waves’i tanımlamak için şu kelimeler yeterli: Vintage motosikletler, sörf tahtaları ve dövmeler… Şimdilerde bu festival, Fransa’nın ve dünyanın dört bir yanından katılımcılarla canlanmaya devam ediyor.

wheelsandwaves2
Kısa mesafeli yarışlar için Biarritz kıyıları kullanılıyor. Dört gün boyunca, sıradağların arasındaki otoyollarda ise motosiklet gösterileri ve yarışlar düzenleniyor. Motosikletlerin birçoğu el yapımı, bu nedenle özgün tasarımlar dikkat çekiyor. Harley Davidson ve BMW gibi markalar ise kendi tasarımlarını bu festivalde sergiliyor.

Birçok motosiklet yapımcısı için yaptıkları iş, bir tür meditasyon. Amerikalı yazar Robert Pirsig’in Zen and the Art of Motorcycle adlı kitabında da söylediği gibi: “Motosikletlerle çalışırken, aslında kendinizi bulmuş oluyorsunuz.”

The Southsiders düzenli olarak seyahat ediyor yani kendi deyimleriyle “geçici olarak Fransa’yı terk ediyor.” Andalusia gibi yabani hayatın hüküm sürdüğü yerlere dair keşiflerini belgelemek içinse bu dörtlü yıllarını harcadı.

wheelsandwaves3 wheelsandwaves4 wheelsandwaves9 wheelsandwaves8 wheelsandwaves7 wheelsandwaves5

Editör Notu: Her ne kadar eğlenceli ve güzel gözükse de motorlu araçların karbon salımı gerçeğini de göz ardı etmemek gerekiyor.

Kaynak: The Plaid Zebra