Ankara’nın ilk cold-pressed juice noktası olan Juju Fresh ile geçen yıl temas etme şansım oldu. Ve sonra görünümü de en az tadı kadar harika olan bu jujuları fotoğraflamaya başladım. Yani anlayacağınız bir giden bir daha vazgeçemiyor.

Ankara’da yaşayan, yoga yapan, sağlığına dikkat etmeyi tercih edinen, “Ben sebzenin suyunu içmek istiyorum!” diyen, çalışan, okuyan yani kısacası herkese hitap edebilen Juju Fresh’i sizlere temas ettirebilmek için atölyede İpek ile bir röportaj gerçekleştirdim. Keyifli okumalar.

İpek’in JuJu Fresh ile olan serüvenini dinleyelim:

Marmara Üniversitesi Fransızca Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünden mezun oldum. Aslen İstanbulluyum ve aslında Ankara’ya memur olmak için gelmiştim. Masa başı işimin 5. yılında neredeyse çocukluktan beri obsesyonum olan sağlıklı beslenme üzerine böyle bir iş içerisinde olma şansım oldu.

Juju açılmadan önce İstanbul’daki juicelerden satın alıp valizimde getiriyordum. Ankara’da da olacağını duyunca ilk müşterilerinden oldum. İlk müşterilerindendim. Sonra çok yakın arkadaş olduk birlikte koşturmaya başladık ve sonunda da bu dostluk birlikte çalışmaya dönüştü.

4-5 yaşındayken doktorum bana “Bonibon yeme zararlı” dediğinden beri var sanırım. Kantinden hiç abur cubur almayan bir çocuktum, halen de hayatımda hiç brownie yemedim mesela. 🙂 Sağlıklı beslenme üzerine hep çok okudum, yakaladıkça konferanslara bile katıldım. Yani kendimi bildim bileli diyebilirim.

JuJu Fresh faaliyetleri ne zaman ve nasıl başladı?

Fikir 2013’te çıktı. 2014’te faaliyete geçmeden hareket etmeye başladık. 2015 Mart ayında ise Dr. Ayşegül Çoruhlu’yu Ankara’ya getirdik, onun semineri bizim lansımanımız gibi oldu. Bir buçuk yıl gibi bi süreçti.

Neden “JuJu”?

Kocaman kağıt hazırladık. Genelde bu isimler bitki isimleri oluyor yada kökenleri Sanskritçe’den oluyor. Sanskritçe, İngilizce ve Türkçe isimler denedik. Hepsi kullanılmıştı. Sonra “JUJU” ismi çıktı, biraz çocuksu ve juju’nun enerji anlamı vardı. Duyar duymaz bu olsun dedik.

En çok tercih edilen JuJu’lar neler diye sorsak?

Yeşil aşkına 1 ve bahar uyandıran. Özellikle sebze suyuna alışkın olmayanlar bahar uyandıran tercih ediyorlar. İki tanesi dışında hepsi yüzde eksen oranında sebze içeriyor. Bir tane yüzde yüz sebze var. Juju’ların çoğunluğu yüzde seksen oranında sebze, yüzde yirmi oranında meyve içeriyor. Mesela yeşil aşkına 1’in içerisinde on malzeme var.Ek olarak kivi katıyoruz, hoşluk olsun diye ve çok tok tutuyor.

Sebze ve meyve uyumları sizin tercihiniz mi yoksa referansınız var mı?

Tamamen tattan yola çıkmadık. Dünyada çıkan kitaplardan satın aldık. Menülerini paylaşan çok insan var. Anadolu’nun damak tadına uygun olan meyve ve sebzeleri seçmeye çalıştık. Bol malzemeli, bol sebzeli. Bunu danıştığımız bir iki diyetisyen vardı, ekleme ve çıkarma yaptılar.

Biraz da blogunuzdan bahsedelim:

Haftada bir kere yazmaya çalışıyoruz. Ülke gündemi izin verdikçe. Bloklarımızdaki bilgileri kaynakça kullanarak veriyoruz. Yoga, meditasyon, çiğ beslenme.. Bunların hepsi juicing ile ele ele giden bilimler. Bazen o konulara da yöneliyoruz. Mesela zencefilin yararları.. Bu hayatı benimsemiş insanlara hitap ederek yazmaya çalışıyoruz. Amacımız juice satmak ışında sağlıklı yaşam komünitesi oluşturmak.

Cold Pressed ne demek?

Ev tipi katı meyve sıkacaklarının içinde bulunan jiletler, hızla dönerken ve kesim sırasında yarattıkları enerjiden oluşan ısıyla meyve ve sebzenin bazı vitamin, mineral ve enzimlerinin kaybolmasına sebep oluyor. Cold Press yani soğuk sıkım teknolojisi özellikle detoks ve tedavi programlarında kullanılan en ileri meyve/sebze suyu sıkma yöntemidir. Oldukça yavaş çalışan Cold Press makinelerimiz meyve/sebzelerin suyunu jilet kullanmadan, sıkıştırarak çıkarır ve böylece vitamin ve enzimlerin azami derecede korunmasını sağlar. Oksidasyon az olur, böylece içecekleriniz tazeliğini daha uzun korur. Meyve/sebzeler Cold-Press ile sıkıldığında geride bıraktıkları posa tamamen kurudur. Yani besinlerden çıkabilecek maksimum suyu çıkarır ve içeceğiniz daha lezzetli olur. Bu yöntemle meyve ve sebzelerin tadını en yoğun şekilde alırsınız. Cold Press makine ile sıkılan içecekler vücudunuzun sindirirken kullandığı enerjiyi korur ve sindirimin sisteminizi dinlendirir.

JuJu Fresh kitlesinde en çok neyi seviyorsunuz?

Müşterilerimizden en çok hoşumuza giden şey sürdürülebilirlik özellikleri. Bir kere deneyince bir kez daha arıyorlar. Çünkü faydasını anında görebileceğiniz bir platform. Her zaman aynı şeyleri alan müşterilerimizin ”her zamankinden” demesi yetiyor mesela. Ankara’da bu konuda bilinçli bir kitle var. Olabildiğince etkinlik verip, insanlara temas etmeye çalışıyoruz. Aslında bakarsanız bu alan bir tık daha fazla kadın ürünü gibi görünüyor ama müşterilerimizin yüzde yetmişi kadın. Erkek müşterimizde çok var. Genelde öğrenci çok az, sporunu, yogasını yapan kadın arkadaşlarımız var. Günde bir tane yeşil ürün içilmesini öneriyoruz çünkü bir şişede yaklaşık iki kilo sebze var. İki kilo sebzeyi yiyerek yapamazsınız, bizim sıktığımız yöntemle sebzeler hem çiğ hemde değerlerini kaybetmemiş oluyor. Yani sebzenin suyunu için, meyvenin kendisini yiyin.

Çoğu juice yerleri plastik şişe kullanıyor; ama sizde cam şişe var. Aradaki farkı nedir?

Plastiğin son haline gelene kadar bir çok işlemden geçmesinin, hem insan vücuduna, hem de doğaya zararlarının üzerine bir çok bilimsel çalışma mevcut. Plastik şişe oksijeni daha kolay geçirir ve bu yüzden içeceğinizin ömrünü azaltır. Aynı zamanda cam şişede, plastikte bulunan BPA, PVC, ftalat veya polikarbon gibi zararlı kimyasallar bulunmaz. Bizim tercihimiz, sizlere elimizden geldiğince doğal, sağlıklı ve çevreye zararsız ürünler sunmaya çalıştığımız için, gücümüz yettiği sürece cam şişe olacaktır.

Juju Fresh, doğal beslenme, yoga, meditasyon, sebze ve meyvelerin yararları ve bunun gibi birçok şey hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz diye buraya bloglarını bırakıyorum. https://www.jujufresh.com/

Fotoğraflar: Dilîn Döğer ve https://www.instagram.com/sixthreflection/