Sekiz.

Sabah uyandıktan sonar çok garip bir ritüel için gözümü bu sayı kadar kırpmam gerekiyor.

Şimdi yataktan yanlış ayakla kalkmamak için dikkat etdiyorum.

Ve biraz matematik yapmaya gidiyorum.

Bir, iki, üç.

Bir, iki, üç.

Çoğu insan, OKB’nin takıntılı bir şekilde el yıkamak ve her şeyi hizaya sokmaya çalışmaktan ibaret olduğunu düşünüyor.

İnanın bana devam ettikçe her şey daha da berbat olacak.

Şimdi evden çıkmayı bir deneyelim.

Çok spesifik yavaş bir hareketle elimi kapı kolundan çekerek başlıyorum.

Asansöre giriyorum, ve tabii ki durduruyorum.

Kapıyı kontrol etmeden gideceğimi düşünmemiştiniz, değil mi? 

Aptal olmayın.

En az iki kez geri döneceğim.

Evet, hadi bakalım aşağı iniyorum

Arabaya biniyorum.

Şimdiye kadar oldukça iyi gidiyorum, son otuz saniyedir düşüncelerimle ilgilenmedim.

Sanırım burada kombo yapıyorum.

Ve sonra Bay Şeytan arabaya doğru geliyor ve kulağıma fısıldıyor:

 “Pencereleri, düğmeleri, ışıkları, elektriği kontrol ettin mi?”

 “Evet Bay Şeytan, ettim” diye cevap veriyorum.

Fakat geri dönüp kontrol etmeliyim

Aksi taktirde çok kötü şeyler olabileceği hissine kapılıyorum.

Yemeyi çok seviyorum.

Ama eminim ki, eşit miktarda yayılmamış bir tereyağlı ekmek somunu yeryüzünde mevcut olan tek yiyecek olsaydı açlıktan ölürdüm.

Ayrıca bazı yemeklerden de kaçınıyorum çünkü bana solucanları hatırlatan tuhaf dokuları var.

Kendimi iyi hissedene kadar belirli nesnelere dokunmak zorundayım.

Şimdi düşününce kulağa biraz cinsellikle ilgiliymiş gibi geliyor, ama lütfen konu dışına çıkmayalım.

Neyse, işte şimdi en berbat kısım geliyor.

Yoldan çıkmak, ağaca vurmak, köprüden atlamak ya da eski sevgilimin üstüne sürmek gibi içimde bazı güçlü dürtüler oluşuyor.

Sonra oturup düşünüyorum, bunca şeyi gerçekten yapabilecek biri miyim?

Ölmek istemiyorum ve kesinlikle birini öldürmek istemiyorum.

Eski sevgililerimin de bunu istediğini sanmıyorum zaten.

Siz de oturup merak ediyor olabilirsiniz: Tanrım, bu deli kadına yönelik kısıtlama emrini nasıl çıkartabilirim?

Sizi gerçekten suçlayamam.

Ama bu davetsiz düşüncelerimin nasıl çalıştığını açıklamama izin verin.

Çoğumuza bu düşünceler gelir ama normal insanlar bunları arkalarında bırakır ve neşeyle komik kedi videolarını izlemeye geri döner.

Eğer OKB’niz varsa her düşünceyi ayrı ayrı ele almaya başlarsınız.

Bir de bakmışsınız ki bir avuç yeni ritüelin arasında sıkışıp kalmışsınız.

Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz.

Bu ritüeller size LCD almışsınız izlenimini verir.

Tüm bunların tamamen aptalca ve amaçsız olduğunu bilen bir yanım var fakat pes ediyor.

Bilirsiniz, biraz büyücülük yapmak aklımdaki korkunç düşüncelerle yüzleşmek zorunda kalmaktan her zaman daha kolay oluyor.

27 yaşındayım.

Ve banyo kapımın açık kalmasından ölesiye korkuyorum.

Gerçekten kontrolde olmak isterdim.

Ama günün sonunda, henüz duramayacağımı biliyorum.

Çeviri: Fatma Nur ÜNAL

Senkronizasyon: seninhikayen