Denizleri ve okyanusları koruma örgütü OceanCare, “Beyaz plajları ve nefes kesici su altı dünyası ile bilinen Maldivler Cenneti bile “petrol hırsını” durdurmaya yetmiyor” diye açıkladı.

OceanCare’in yaptığı açıklamaya göre, petrol aramaları, Maldivler’in kırılgan ekosistemini ve deniz hayvanlarını tehdit eden çevresel sorunları beraberinde getirdi. OceanCare yetkilisi Sigrid Lüber yaptığı açıklamada, “Hint Okyanusu’ndaki bu su altı cennetinin dengesi büyük bir tehditle karşı karşıya” dedi. Lüber’e göre, resifler, aşırı kullanımın ve bunu takip eden iklim değişikliğinin güçlü baskısı altında. Yunuslar, kaplumbağalar, balıklar ve Maldivler etrafındaki diğer deniz canlıları petrol aramalarının yarattığı tehlikeden etkilenecekler. Lüber, “Bu su altı dünyasını, basınçlı hava silahlarından korumak istiyoruz” dedi.

Denizleri koruma örgütü, internet sitesinde kullanıcılara standart bir protesto e-postası gönderme seçeneği de sunuyor. E-posta Maldivler’in turizm bakanına gönderiliyor. Kasten seçilmiş bir alıcı olduğu çok açık, çünkü Maldivler’in gelirinin ana kaynağı turizm. Geçen yıl, 1.2 milyon turist ada halkına zenginlik getirdi. Ama açıkça sorgulanabilir olan hazine yer altında giderek değerlenirken, Başkan Abdulla Yameen seçim kampanyası olarak Maldivler’de petrol arama sözü verdi.

Abdulla Yameen
Başkan Abdulla Yameen seçim kampanyası olarak Maldivler’de petrol arama sözü verdi.

Alman araştırma gemisi kanıt buldu

Projenin detayları ve devletin tasarıları gizli tutuluyor. Ama gerçek şu ki, amacı küresel ısınmanın denizaltı hayatına etkilerini araştırmak olan bir alman filosu, daha şimdiden ön araştırma sürecinde bazı kanıtlar buldu. Bu proje, şans eseri petrol rezervlerinin varlığına dair kanıt buldu ve bunu Maldivler Hükümeti’ne bildirdi. Bu noktada eller ovuşturuldu ve derhal Maldivler Ulusal Petrol Şirketi ile bağlantı kuruldu. Bu noktada sismik testler ve sondaj testleriyle karşı karşıya kalınmış oldu. OceanCare’dan Nicolas Entrup, “Bu denli küresel ısınma tehdidiyle karşı karşıya olan bir bölgenin fosil yakıtları açtırmak istemesi gerçekten ironik” şeklinde yazdı. Ayrıca Hindistan, Sri Lanka ve Singapur da çoktan durumdan fayda sağlamayı düşünen şüpheliler arasında, Hindistan tıpkı Sri Lanka ve Singapur gibi refineler işlenmeden ham petrole ortak olacağını belirtti. 

Halk protestosu gerekiyor!

Yerel çevre grupları bu konu hakkında oldukça endişeli. Hatta bu gruplardan EcoCare Maldives yardım istemek için özellikle OceanCare ile bağlantı kurdu. Lüber yaptığı açıklamada, “Şimdi halkın ve turizm endüstrisinin protestomuza katılmasını umuyoruz.”. Buna yönelik eylemlerin nasıl sonuçlanabileceğini Balerik Adası kanıtladı. OceanCare, bu ada gruplarındaki suları tanıyor, koalisyon eşleriyle birlikte ve halkın şiddetli protestosu sayesinde zararlı ses bombaları şimdilik engellenmiş durumda. Ayrıca Kanarya Adaları’ndaki yerel halk da protestolarıyla bir petrol ofisi olan Repsol’ün bölgeden çekilmesini sağladı.

Hazırlayan: Ahsen Akdaş
Kaynak: www.natur.de