Catharina “Nina” Hagen 11 Mart 1955 doğumlu bir Alman şarkıcı, söz yazarı ve oyuncu. Tiyatro vokalleriyle tanınıyor ve 1970’lerin sonlarında ve 1980’lerin başında punk ve yeni dalga hareketleri sırasında dikkat çektiği için genellikle “Punk’un Veliahtı” olarak anılıyor. Müzikal kariyerinin yanı sıra Hagen aynı zamanda bir seslendirme sanatçısı Bugüne kadar üç otobiyografi yazmıştır ve ayrıca Hagen, Irak’taki savaşa karşı aktif bir protestocu, aktivist ve bir vejetaryendir.

Tüm hayatı durmak bilmeksizin ürettiği sanatsal eserler ve başarılar ile dolu olan bu sanatçıyı çoğumuz bilmiyoruz. Aslında bir çoğumuz onun adını duymamış olsak da mutlaka bir yerde sesini duymuş, fotoğrafını görmüş, belki de oynadığı herhangi bir filmin ayıntısını işitmiş olmalıyız; zira sanatın her dalıyla ilgilenmiş ve daima aktif olarak üretimine devam etmiş bu denli başarılı bir sanatçının herhangi bir icraatına denk gelmemiş olma ihtimalimiz oldukça az. Bu kadar kalabalık ve aktif bir sanatsal geçmişi özetlemenin en kolay yolu da sanırım kronolojik olarak ilerlemek.

Ancak ondan daha fazla bahsetmeden önce buraya bir şarkı bırakıyorum, Om Namah Shivayah albümünden, Nina Hagen ismini ilk olarak duyduğum ve beni seslendirdiği diğer mantraları da araştırıp onun hakkında yazmaya ve biyogrofisini türkçeye çevirmeye iten o şarkı… Jai Mata Kali Jai Mata Durge! 😊

Eski Doğu Berlin, Alman Demokratik Cumhuriyeti’nde doğan Nina Hagen, annesi Eva-Maria Hagen’in yanında birçok Alman filminde yer aldığı için aslında kariyerine ilk olarak aktris olarak başladı. Babasının dedesi, Sachsenhausen toplama kampında öldü (babası Yahudi idi). Anne ve babası, Nina iki yaşındayken boşandı, Nina büyürken babasını nadiren gördü. Dört yaşındayken bale’ye başladı ve dokuz yaşına kadar da opera dersleri aldı.

Hagen 11 yaşındayken annesi, bir şarkıcı ve şarkı yazarı olan Wolf Biermann’la evlendi. Biermann’ın siyasi görüşleri daha sonra genç Hagen’i etkiledi. Hagen on altı yaşında okulu terk etti ve kariyerine başladığı Polonya’ya gitti. Daha sonra Almanya’ya geri döndü ve Achim Mentzel ve diğerleri ile birlikte Fritzens Dampferband adındaki bir cover grubuna katıldı.

1972’den 1973’e kadar bir performans kapsamında içinde bulunduğu Doğu Almanya’daki The Central Studio for Light Music’den mezun olduğunda kendi kurduğu Automobil adlı grupla birlikte çalıştı ve ülkenin en tanınmış genç yıldızlarından biri oldu. Kariyerinin başlangıcından itibaren en ünlü şarkısı, “Du hast den Farbfilm vergessen” idi.

Karel Gott’un Çek TV şovunda Hatschi-Waldera ve “Was denn” gibi komedi şarkıları yaptı. DDR’deki müzik kariyeri, üvey babasının kovulduktan sonra kendisi ve annesinin 1976’da ülkeyi terk etmesi ile birlikte duraksadı. Ailenin göçünü çevreleyen şartlar istisnaiti: Biermann, Köln’de televizyondaki bir konser verme iznine sahipti ancak o, sınırı yeniden evlat edinilen ülkesine geçme iznini reddetti. Hagen, ülkeyi terk etmek için bir başvuruda bulundu. Sadece dört gün sonra talebi kabul edildi ve CBS’ye bağlı bir plak şirketine yerleşti Şirket ona seyahat yoluyla Batı kültürüne alışmasını tavsiye edince punk rock hareketinin yükseldiği sırada Londra’ya geldi. Hagen, Slits ve Sex Pistols’u içeren bir camia tarafından çabucak kucaklandı.

1977 yılının ortalarında Almanya’ya dönen Hagen, Batı Berlin’in Kreuzberg bölgesinde Nina Hagen Band’ı kurdu. 1978’de, tek “TV-Glotzer” (Tubes’in “White Punks on Dope” başlıklı, ancak tamamen farklı Alman şarkı sözleriyle geçen) başlıklı ilk albümü Nina Hagen Band’ı yayınladılar. Albüm, daha önce Doğu Almanya’da kaydettiği, ancak farklı müziklerle “Rangehn” (“Go for It”) adlı bir versiyonunu da içeriyordu.

İlk albümü hem sert rock sesi hem de Hagen’in tiyatro vokalleri için Almanya ve yurtdışında önemli derecede dikkat çekti ve Doğu Alman yayınlarının söylediği doğrudan ve düz şarkılardan çok farklıydı. Bununla birlikte, Hagen ve diğer grup üyeleri arasındaki ilişkiler, sonraki Avrupa turu boyunca gittikçe kötüleşti ve Hagen, ikinci bir albüm üretmek için halen sözleşme altında olmasına rağmen, 1979’da grubun dışında kalmaya karar verdi.

Bu arada Hagen’in kamusal şahsiyeti giderek karışıklık yaratıyordu. 9 Ağustos 1979’da, Club 2 adlı Avusturyalı bir akşam tartışma şovuna konuk olarak çağırılmıştı. Programın konusu” genç kültürü” idi, Hagen yayın sırasında kadınlar için mastürbasyon pozlarını göstermeye başlayınca diğer konuk ile hararetli bir tartışma yaşandı ve programın sunucusu bu yayından sonra istifa etmek zorunda kaldı.

1979’da Cha Cha adlı filmde Hollandalı rockçı Herman Brood ve şarkıcı Lene Lovich ile birlikte çalıştı. Brood ve Hagen, Hagen’in artık Brood’un uyuşturucu suiistimalini tolere edemeyeceği kadar uzun bir romantik ilişkiye sahip olacaktı. 2001’de Brood’un intihar etmesinden çok sonra Hagen, Brood’dan kendisinin “ruh eşi” olarak bahsedecekti.

1980’de yeni bir grupla Avrupa turu iptal edildi ve Hagen ABD’ye döndü. ABD’de aynı senenin yaz aylarında sınırlı sayıda 10 inçlik bir EP yayımlandı. İlk albümü Nina Hagen Band’tan iki şarkı A tarafında idi ve ikinci albümü Unbehagen’den iki şarkı B tarafında idi. Dört şarkının tamamı da Almanca olarak söylendiği halde, ikisinde iki İngiliz başlığı vardı ve diğer ikisi İngilizce şarkılarla birlikte Alman şarkı sözleri içeriyordu.

1980’in sonlarında Hagen, hamile olduğunu keşfetti, baba olmak üzere olan Ferdinand Karmelk’le ayrıldı ve Los Angeles’a taşındı. Kızı Cosma Shiva Hagen, 17 Mayıs 1981’de Santa Monica’da doğdu. 1982’de Hagen, İngilizce dilinde ilk albümü olan NunSexMonkRock’u piyasaya sundu: punk, funk, reggae ve operanın uyumsuz bir karışımı. Ardından No Problem Orkestrası ile bir dünya turnesine çıktı.

1983’te Angstlos adlı albümü yayınladı ve küçük bir Avrupa turu yaptı. Bu zaman zarfında, Hagen’in kamusal görünüşleri daha da garipleşti ve sıklıkla Tanrı, UFO, hayvan hakları ve canlılığı ile dünya dışı gözlem iddiaları içeriyordu.

1984’te Hagen, Londra’da çok zaman harcadı ve İngiltere’de bulunan MusicSzene dergisi genel yayın yönetmeni Wilfried Rimensberger, Spree Film’le birlikte ilk TV dizisi çıkardı ve Londra’daki 70 Punk hareketi ile sanatçı ve model Frankie Stein’in neden geride kaldıklarını anlattı.

1985 yılında Ekstase’de yayınladığı albüm “Universal Radio”) ve “Spirit in the Sky” 1979’da Paul Anka’nın Geçmiş yıllarda imzasını taşıyan canlı melodilerden biri olan “My Way” de yer aldı. Rio Rock’ın 1985 versiyonu sırasında bu albümden şarkı çaldı. Brezilya’da samba diva Beth Carvalho ve Brezilyalı punk şarkıcısı Supla (Tokyo adında yeni bir dalga grubunun lideri olan) gibi çeşitli Brezilyalı müzisyenlerle tanışıp arkadaşlarıyla bir araya geldi ve Brezilya radyolarında büyük bir hava yansıtan 1986’nın hit parçası “Garota de Berlin” e vokal olarak katkıda bulunmaya davet edildi. Bugün halen Brezilyalılar Nina’yı “Tokyo’nun şarkısındaki Brelin’li kız” olarak tanırlar.

Wilfried Rimensberger ve ödüllü film yönetmeni Lothar Spree, Alman televizyon kanalı ZDF için bir TV belgesel üretti. Bunu, yine Rimensberger’in Yeni Romantik simgesi Steve Strange ile sahnede oynadığı Zürih’teki anti-SAFT’de Nina’nın UFO moda iç çamaşırı piyasaya sürülmesi izledi. Aynı zamanda moda fotoğrafçısı Hannes Schmid, Alman Cosmopolitan dergisi için bir Nina Hagen kapağı üretti. Bu aynı zamanda, BRAVO ve MusicSzene gibi önde gelen müzik yayınlarıyla, Hergene retrospektifte ön planda olan punk hareketi hakkında nihai bir vurgu haline gelen öykülerle çakıştı. 1986 yılı sonunda CBS ile olan sözleşmesi sona erdi veyine aynı yıl Lene Lovich’le “Hayvanları Öldürmeyin” adlı single’ı çıkardı.

1989’da Hagen, başka bir Alman turuyla desteklenen Nina Hagen adlı albümü yayınladı ve aynı yılda Fransa’dan Frank Chevallier ile bir birliktelik yaşadı ve 1990’da oğlu Otis Chevallier-Hagen’ı doğurdu. 1990’lı yıllarda Hagen, kızı Cosma Shiva ve oğlu Otis ile birlikte Paris’te yaşıyordu. 1991’de yeni albümü Street’i desteklemek için Avrupa’yı gezdi. 1992’de Hagen, RTLplus’da bir TV şovunun ev sahibi oldu. 1995 yılında, Almanca albümü Freud Euch ortaya çıkmış ve 1996 yılında BeeHappy olarak İngilizce olarak kaydedilmiştir. Nina San Francisco’ya başka bir San Fransisco Goethe Enstitüsü gösterisinde, “Hannusen, Hitler’in Yahudi Clarvoyant’ı” nda yer almak için geri döndü. Hagen ayrıca, elektronik müzik bestecisi Christopher Franke ve birlikte Tenchi Muyo’nun tema şarkısı olan “Love of Alchemy” de Rick Palombi (Rick Jude olarak anılacaktır) ile birlikte çalışıyordu. Mayıs 1996’da Nina, 2000 yılında boşanma kararı alacağı kendisinden on beş yaş daha genç olan David Lynn’le evlendi. 1997’de Alman hip hop müzisyeni Thomas D ile işbirliği yaptı. 1998’de ingiliz bilimkurgu kanalında haftalık bilim-kurgu şovuna ev sahipliğini yaptı.

1999 yılında, sadece çevrimiçi olarak dağıtılan ve Hare Krishna mantrasının saf bir müzikal versiyonunu (Nina, gerçek hayatta, Krishna olarak bilinen Lord Vishnu’nun Hindu enkarnasyonunun ‘Kudüs’ün kralı” olduğuna inanıyor, başka kaynaklarda Krishna bazen “Mesih” olarak da anılır). içeren adanmış albüm Om Namah Shivay’yi piyasaya sürdü. Yine aynı yıl Kurt Weill ve Bertolt Brecht tarafından The Threepenny Opera’da Celia Peachum rolünü Max Raabe ile birlikte oynadı.

2000’de, şarkısı “Schön ist die Welt”, Expo 2000’in resmi şarkısı oldu. Bir Zarah Leander şarkısı ” “Der Wind hat mir ein Lied erzählt” nin bir diğer örneği de aynı yıl küçük bir hitti. Return of the Mother albümü, Şubat 2001’de yayınlandı ve bir başka Alman turu da buna eşlik etti. 14 Ekim 2002’de Nina, “Moscow” adlı hit şarkısı ile konserinde Moskova’yı kalbinden vurdu; eksantrik şarkıcıyla yapılan röportajlar birçok TV kanalıyla yayınlandı.

Hagen, Alman yayıncılığında Tim Burton’un ünlü The Nightmare before Christmas adlı eserindeki Sally’nin sesini dublajladı ve aynı zamanda Michael Schoemann’ın Hot Dogs adlı filmi seslendirdi. Ayrıca Apocalyptica ile birlikte Rammstein’ın “Seemann” adlı single’ını coverladı.Sonraki üretimleri arasında, kocası Danimarkalı şarkıcı ve sanatçı Lucas Alexander ile çok sayıda swing coverı yaptığı Big Band Explosion (2003) adlı albüm bulunmaktadır. Bunu en büyük hit albümü olan Heiß izledi. Sonraki albümü Journey to the Snow Queen ise daha çok bir sesli bir kitabı andırıyor; Nina bu alnümünde arkafondan Çaykovski’nin Fındıkkıran’ı ile Kar Kuzenesi’nin peri masalı okuyor.

Bir sonraki albümü olan Personal Jesus, 16 Temmuz 2010’da yayınlandıktan sonra, 11 Kasım 2011’de yayınlanan Volksbeat ile devam etti. Yakın zamanda Corey Feldman’ın 2016 tarihli Angelic 2 çekirdeğinde yer aldı. Kednsi harkulade sesi ve yetenekleri ile sanat hayatına devam ediyor.