Gaia Dergi olarak “Diğer Evrendeki Kadın” romanının yazarı Şeyda Aydın’a yer verdik. Hep birlikte okuyalım.

Yazar Hakkında

Şeyda AYDIN, 23.04.1981 tarihin de İzmir’de dünyaya gelmiş, ilk, orta, lise ve üniversite eğitimini İzmir’de tamamlamış; Dokuz Eylül Üniversitesi, Bilgisayar Programcılığı bölümünden mezun olmuştur. İzmir’in ardından birkaç yıl Ankara’dada yaşamış, ancak şu an İstanbul’da hayatına devam etmektedir. Yazarlık,senaristlik ve film yönetmenliği alanlarında çeşitli atölye ve kurslara katılmış, senaryo yazarlığı eğitimini tamamlamış, bugüne kadar roman, kısa öykü ve yurt dışı film-dizi endüstrisi için senaryolar yazıp projelerini göndermiştir. “Diğer Evrendeki Kadın” adlı bu roman, yazarın “Diğer Evrenin Senaristi” adlı romanından hemen sonra yayınlanan ikinci eseridir ve ilk eserinden uyarlamış olduğu bu eserini, ilkinin devamı şeklinde değil; farklı bir hikâye şeklinde kurgulayarak oluşturmuştur.

Yazdığı roman ve senaryolarda, içinde yaşadığımız alışıla gelmiş dünya hikâyelerinden ziyade; neo-fütüristik ütopya, siberpunk anti-ütopya türlerinde fantastik dünyalar ve bu dünyalara dair karakterler kurgulayarak yazmayı benimseyip,kendini geliştirmeye devam etmektedir. Kadının kültürlere göre tarihi,antropoloji, İskandinav mitolojisi, çağdaş dünya edebiyatı, dünya tarihi, dünya sineması ile ilgilenmektedir.

Diğer Evrendeki Kadın

Önsöz

Başlamadan Önce Yazardan Notlar

“Diğer Evrendeki Kadın” adlı bu eser, yayınlanan ikinci romanım olup, ilk romanım olan“Diğer Evrenin Senaristi” adlı eserden koparak gelmiştir. Yeni eklediğim ve detaylandırıp zenginleştirdiğim karakterler ile ilk eserde evrenin diğer tarafında kalan önemli bir kahramanın geleceğine dair bağımsız ve farklı ilerleyen hikâyesi sayesinde rahatça anlaşılabilecek bir kurguya sahiptir. Sayın okuyucuya önemli cevaplar suna bilmem adına ilk eserimin aslında sadece yardımcı bir roman özelliği taşımakta olduğunu, asıl romanın “Diğer Evrendeki Kadın”adlı bu ikinci eser olduğunu; tabii iki romanın da bir seri gibi düşünülerek ele alınabileceğini, bu seriyi “Diğer Evren Serisi” diye adlandırdığımı belirtmeliyim. Sonuçta iki roman, karşılıklı olarak birbirine tutulan ve birbirinden yansıyan iki aynadan farksızdır.

Dürüst olmak gerekirse, ilkini yazıp bitirdikten hemen sonra Eeva ile Veera’yı kendi hallerine bırakmaya gönlüm razı olmadı; çünkü ilk hikâyenin aynı ütopya evrenlerinde geçmesi sebebiyle ikisinin o evrenler dışında bizlere gösterecek çok şeyleri olduğunu, aynı zamanda bizim yaşadığımız gerçek dünyadaki karanlığın neye benzediğini onların da görmesi gerektiğini düşündüm. Burada okuyacaklarınız, neo-fütürizmci bir ütopya evrenindeki, cinsiyetçi olmayan kuir(queer) bireylerin birlikte barış içinde yaşadığı bir ülkede başlayıp, tam tersi olan siberpunk (cyberpunk) distopya paralel evrenindeki şiddetle yaşamaya alışmış bir ülke arasında gelişerek ilerlemektedir. Karakter, şehir, ülke ve mekân adları, benim için fazlasıyla önem arz eden İskandinavya ve Afrika topraklarından gelmekte olup, tüm olaylar gibi karakterler de tamamen kurgudan ibarettir. Belirli bir ırkı veya kökeni temsil etmeyen bu karakterler dünya üzerinde yaşayan her insanın olması gerektiği gibi evrenseldir ve eşittir. Fantastik bilim kurgu türündeki bu romanda anlattığım ütopya ve distopya evrenlerindeki iki farklı dünyaya ait iyi ile kötü arasında kurulan düzen ve düzensizliklerin derin ayrıntılarını, iki kadının aşk hikâyesi ile akıllarda canlandırır gibi betimleyerek özellikle sunduğumu da altını çizerek belirtmeliyim.

Bu dünyayı daha iyi bir dünya yapabilmek; belki de önce bize öğretilen kalıpları,sonra kendimizi değiştirmek ile evrensel düşünülürse mümkün olacaktır. Yetişkin insanlara ait aşkın tüm renkleri değerlidir ve dünyayı kurtaracak olandır; ta ki herkesin cinsiyetçi duvarlarını yıkıp aşkın her rengine saygı duyduğu,birbirine hoş görülü olduğu, şiddetin yeryüzünden silindiği o huzurlu gün geldiğinde…

Keyifli okumalar dilerim / Şeyda.

Tanıtım Bülteni – Kitap Arka Kapak Yazısı

Yemyeşil doğasıyla neo-fütüristik bir ütopya evreninde, kuir bir ülkede yaşayan film senaristi Veera Virtanen, on üç sene boyunca tutkuyla âşık olup birlikte yaşadığı kadın olan Eeva Van Rooyen’i, iki buçuk sene önce kanserden kaybederek karanlıklara gömülmüş bir kadındır. Sevdiği kadının ölümü ardından çıktığı uzun yolculuktan evine geri döndüğünde, fizikçi komşuları sayesinde karanlık hayatı değişmeye başlayacak; ölen sevgilisinin diğer yansımasının paralel bir evrende varlığını farklı şekilde sürdürdüğünü öğrenecektir. Veera, sevdiği kadın Eeva’yı yaşarken görebilmek uğruna, şiddet ve bulaşıcı hastalıklarla çevrelenmiş, homofobik, transfobik, kötücül,siberpunk bir distopya evrenine doğru tehlikeli bir yolculuğa çıkmayı, ucunda ölüm bile olsa göze alacak kadar cesur ve tutkulu bir âşıktır.

Diğer Evrendeki Kadın romanı, aşkın, saf sevginin,fedakârlığın, rüyaların, ikinci şansların, mucizelerin, macera dolu bir yolculuğun, iyilik ile kötülüğün, aydınlık ile karanlığın bilim kurgusal anlatımıdır.

Konu ve Önemli Ayrıntılar

Diğer Evrendeki Kadın adlı romanın hikâyesi, dünyamızın paralel evreninde, her şeyin olması gerektiği kadar iyi olduğu farklı bir dünya versiyonunda, cinsiyetsiz aşkların yaşanabildiği, aşkın kutsal sayıldığı, aynı zamanda hayvanların ve doğanın insanlar tarafından her şeyin üzerinde görüldüğü, silahın ne olduğunun bilinmediği, huzurlu-barışçıl bir kuir ütopya dünyasında, Netta(Değerli) adlı ülkede başlayıp ilerlemektedir.

Hikâyenin kahramanları; üniversite çağlarında birbirleri ile karşılaşıp, ilk görüşte âşık olmuş; ardından on üç yıl boyunca da sevgi, aşk ve tutkuları giderek artarak devam etmiş olan film senaristi Veera ile dans eğitmeni Eeva adlı iki kadındır. Bu iki kadının mutlu günlerini sona erdiren, Eeva’nın akciğer kanserine yakalanıp aniden ölmesi olmuştur.

Ruh eşi olan bu iki kadının aşk hikâyesi, birbirlerine verdikleri sözler, doğa ananın onları yeniden bir araya getirmek için mucizeleri yaratması, rüyalar, bilinç aktarımı ve paralel evrenler romanın iskelet yapısını oluşturmaktadır.

Hikâye, Veera’nın, Eeva’yı kaybetmesi ardından yas dönemi ile başlamaktadır. Sonrasında yeni tanışarak dost olduğu fizikçi iki komşusu sayesinde, diğer Eeva’nın, yani Eeva’nın farklı bir yansımasının, paralel(alternatif)bir evrende hayatına devam ettiğinin haberini, bu fizikçilerden alması, Veera’nın kaderini değiştirecek, çevresindekilerin de hayatını etkileyecektir. Kendi dünyalarının tam tersi olan, hatta kanla sulanmış topraklara sahip, bulaşıcı hastalıklarla boğuşan,bitmeyen savaşların yaşandığı, homofobik, transfobik, paralel(alternatif) bir evrende hayatına farklı şekilde devam eden Eeva’nın varlığından haberdar olmasını, o paralel(alternatif) evrene gidip, ziyaret etmesini, başlarına gelen mucizevî ve akıl almaz olayları anlatmaktadır. Bölüm başlarında, yaşanacak olaylar anlatılırken, bazen gelecekte yaşayacakları olaylardan parçalar ve ipuçları verilmekte, sonrasında hikâye tekrar normal anlatım akışına dönmektedir.

Veera, öncelikleri farklı olan film yıldızı Eeva’nın, tanıdığı huzurlu, mutlu, dansçı Eeva gibi biri olmadığını anladığında, Netta evrenine geri dönme kararı alır, ama bu kutsal bir terk ediştir ve kendi evreninden yanında getirdiği AIDS’i tamamen yer yüzünden silecek aşıları, ona bırakıp gidecektir. Bu, geleceği yok olan bir dünyanın kurtuluşu olacaktır. Kendi evrenine geri dönen Veera, yine mutsuzdur ve bunu fark eden Bekka adındaki bilim doktoru yakın dostu, diğer evrene geçiş yaparak Eeva’dan bir şey ister, bu Veera’nın kendisinden çocuk sahibi olmasını sağlayacaktır. Çünkü bu, Eeva ile Veera’nın asla gerçekleştiremedikleri hayalidir.

Eeva ile Veera’nın hikâyesi daha önce, Diğer Evrenin Senaristi adlı birinci romanda anlatılmıştır ve Diğer Evrendeki Kadın ise ikinci ama esas romandır ancak ikinci romanın hikâyesi, ilk roman okunmadan da rahatça anlaşılabilecek bir hikâye kurulumu ve dramatik yapıya sahiptir. Ancak akıllardan çıkmamalıdır ki; iki roman da, çoklu cevapları olan bir bulmaca, durmadan çıkışın değiştiği bir labirent ve birbirine karşılıklı olarak konulup birbirinden yansıyan iki ayna gibidir.

Diğer Evrenin Senaristi adlı ilk romanda, Veera’nın Eeva’yı kaybedişi ardından tüm içtenliği ve aşkıyla yazdığı büyülü senaryo, tüm evrenlerin enerjisini etkilemiş, zincirleme bir etki yaratmıştır;birbiriyle bir türlü tanışmayan tüm Eeva ile Veera’lar tüm evrenlerde birbirlerini bulmaya başlamıştır. Netta’nın aynı alternatif versiyonunda yaptıkları seçimler ve önlerine çıkan engeller sebebiyle yıllarca birbirleri ile karşılaşamamış olan başka Eeva(Film yıldızı) ile Veera’ya(Yazar) birbirleri hakkında rüyalar gördürmüş, yaşadıkları trajik olaylar ardından birbirlerini yeniden bulmalarını sağlamıştır. Diğer Evrendeki Kadın romanı da, işte bu noktada, Eeva ile hayatlarını, ölümün tamamen ayırdığı bir dünyada hapsolan senarist Veera ile başlamaktadır.

Diğer Evrendeki Kadın romanı, 336 sayfa ile 18 bölümden oluşmaktadır ve hikayesiyle okuyucuya şunu vermektedir; iki kadının aşkıyla empati kurmayı, unutulmuş saf duyguları, insanların sevdikleri için yaptıkları fedakarlıkları, yapılan seçimlerin yaşanacak hayatın haritasını her seferinde yeniden çizdiğini, insanların doğup büyüdüğü sınırlar içinde olumlu ve olumsuz değişimini, özgürlüğün insan kalbine ne denli iyi geldiğini,baskıların insan psikolojisini ne hale getirdiğini, savaşların, nefretin-homofobinin-trans fobinin kimseye hiçbir şey kazandırmayıp, aksine koca bir dünyanın çöküşüne sebep oluşunu,ütopik ve distopik iki dünyanın arasındaki keskin çizgiler ile net farklılıkları, aydınlığı, karanlığı, saf sevgiyi, aşkın cinsel kimliğinin olmadığını…


Kitabın devamı sizin ellerinizde.