Ana SayfaDuyurular & EtkinliklerSarıyer Kent Dayanışması, sahile korkuluk talebinde bulundu

Sarıyer Kent Dayanışması, sahile korkuluk talebinde bulundu

-

Sarıyer Kent Dayanışması, son bir haftada iki insanın denize düşerek yaralanması üzerine dün eylem yaptı.

Sarıyer Büyükdere’deki Balıkçılar Çarşısı durağında yapılan eylem, son bir haftada birer gün arayla denize düşerek yaralanması üzerine Sarıyer Kent Dayanışması’nın çağrısı ile toplanarak yapıldı. Sarıyer Kent Dayanışması’ndan Eren Özmen, “Bugün bu sahillerden denize düşen arkadaşlarımız için buradayız. İki gün önce Emirgan ve Kireçburnu sahilinde iki kişi denize düştü ve hastanede yaralı olarak yatıyorlar. 6 yıldır bu sahile bariyer, korkuluk yapılsın diye başvurularımız oldu. Bu 6 yıl içerisinde 19 kişi yaşamını yitirdi. Artık sahillerden denize düşüp ölmek istemiyoruz” dedi. 

Eylemde basın açıklaması yapan Sarıyer Kent Dayanışması’ndan Eray Özgüner ise “Tüm başvurulara rağmen, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Sarıyer halkının taleplerine rağmen, Sarıyer’de, sahil hattında insanlar için risk oluşturan yerlere korkuluk takmamak için direniyor. Canlar giderken bir dakika bile beklemeye tahammülümüz yok. Tabii ki sahilin bariyerlerle kapatılmasını istemiyoruz. Sadece tehlike arz eden yerlere bariyer yapılmasını istiyoruz. Buradan bir insan denize düştüğünde boğularak ölme, felç kalma ve ciddi şekilde yaralanma riski ile karşı karşıya kalıyor. Denize düşen insan, yüzme bilse dahi yukarı çıkabileceği hiçbir yer yok. İBB’nin ihmali yüzünden daha fazla insan ölmesin, gerekli önlemler derhal alınsın” şeklinde konuştu. 

Sarıyer Kent Dayanışması, son bir haftada birer gün arayla denize düşerek yaralanan iki vatandaş üzerine eylem yaptı.

“İBB’nin İhmali Öldürüyor”, “Acil Korkuluk İstiyoruz” ve “İBB Büroksasisi Can Alıyor” yazıları olan dövizler taşıyan Sarıyerliler, daha fazla ölüm ve yaralanmanın yaşanmaması için, sahil hattı boyunca risk teşkil eden bölgelere korkuluk yerleştirilmesini talep ettiler.

 

SON YAZILAR

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...

Doğadan mimariye: Cam, deri ve çeliğin ötesinde ahşap atıklardan yeni nesil kompozitler

Günümüzde karşı karşıya olduğumuz çevresel zorluklar, yenilikçi çözümler ve sürdürülebilir malzemeleri her zamankinden daha önemli hale getirdi. Doğal kaynaklarımız hızla tükenirken, iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri...

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol