Ana SayfaKültür & Sanat“Sevişemediğim gelenek benim değildir”

“Sevişemediğim gelenek benim değildir”

-

Bu laleden Similya’ya uzanan bir hikâyenin başlangıcı, gündelik hayattaki cinselliği tüm çıplaklığıyla yüzüne vuran, eril sanattan uzak, normları dağıtacak yöntemlerle başınızı döndüren, aklınızdaki cinsellik imgelerini yerle bir etmeye çalışan bir sergiye ne dersiniz?

Özlem Ünlü ve Nazım Ünal Yılmaz’ın duo sergisi “Sevişemediğim gelenek benim değildir“i iftiharla sunar.

Oueer Sanata kapılarını aralayan, birbirinden ilginç yerleştirmelerle günlük hayatının içinden sıradan cinsellik durumlarıyla “tuhaf ve değişik” olanı birleştiren, seks üzerine üretmenin nasıl seksten daha zevkli hale geldiğini size gösteren, eril sanata karşı bir duruş sergileyen, saplantılarımızı yüzümüze vuran bir sergi ile karşı karşıyayız.

28 Nisan Cuma günü kapılarını açacak olan sergi, iki sanatçının birlikte ürettiği yerleştirmelerden oluşuyor. Emma Goldman’ın “Dans edemediğim devrim benim değildir” sözünden yola çıkan Yılmaz ve Ünlü, devrim ve gelenek ekseninde, ayrıksanmış cinselliği ele alıyorlar. Ebru ve desen gibi geleneksel yöntemler ile oluşturdukları yerleştirmeler, izleyiciler için deneysel bir sergi alanı yaratıyor.

28 Nisan – 12 Mayıs arasında olan sergi Oj‘da sizleri bekliyor.

Sevişemediğim gelenek benim değildir

SON YAZILAR

Sanatçıların Komedisi: İki Delilik / Pierrot & Harlequin

Çoğumuzun genelde soytarı olarak nitelendirdiğimiz tiplemelerin özellikle 18. ve 19. yüzyıldaki eserlerde, sıkça karşımıza çıkmasının anlamını ve nedenini hiç merak etmiş miydiniz? Bu, zamanın bir...

Kabul görmek lütuf değil haktır: Lilith’in kızı Âdem

2020'de ilk kitabı Sancı'yı okurla buluşturan Mine Soycan, 2025'te kanayan yaralarımızdan birine dokundu ve bu dokunuştan kabul görmenin bir lütuf değil apaçık, dümdüz bir hak...

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...

Shakespeare, Kafka, Orwell, Dostoyevski ve günümüz

Okuyanın okuduğundan, yazanların okunmadığından hemen herkesin kitapların pahallılığından yakındığı günümüz sularında edebiyat sandalında bir gezintiye ne dersiniz?
Emine Ender
Emine Ender
Eğer kişi kendi hayatından bir entrika, bir hikâye oluşturmayı bir çok kez denemişse tipik bir anlatı kurup onu dondurma tehlikesine girer. Kişisel olarak özdeşlik kuralabildiğim ve kimim, neyim sorularının cevaplarını bulduğumu düşünmüyorum, bulduğumda söz yazacağım. Ama o gök taşının bir gün bu ülkeye düşeceğine inanıyorum.

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol