Bu laleden Similya’ya uzanan bir hikâyenin başlangıcı, gündelik hayattaki cinselliği tüm çıplaklığıyla yüzüne vuran, eril sanattan uzak, normları dağıtacak yöntemlerle başınızı döndüren, aklınızdaki cinsellik imgelerini yerle bir etmeye çalışan bir sergiye ne dersiniz?

Özlem Ünlü ve Nazım Ünal Yılmaz’ın duo sergisi “Sevişemediğim gelenek benim değildir“i iftiharla sunar.

Oueer Sanata kapılarını aralayan, birbirinden ilginç yerleştirmelerle günlük hayatının içinden sıradan cinsellik durumlarıyla “tuhaf ve değişik” olanı birleştiren, seks üzerine üretmenin nasıl seksten daha zevkli hale geldiğini size gösteren, eril sanata karşı bir duruş sergileyen, saplantılarımızı yüzümüze vuran bir sergi ile karşı karşıyayız.

28 Nisan Cuma günü kapılarını açacak olan sergi, iki sanatçının birlikte ürettiği yerleştirmelerden oluşuyor. Emma Goldman’ın “Dans edemediğim devrim benim değildir” sözünden yola çıkan Yılmaz ve Ünlü, devrim ve gelenek ekseninde, ayrıksanmış cinselliği ele alıyorlar. Ebru ve desen gibi geleneksel yöntemler ile oluşturdukları yerleştirmeler, izleyiciler için deneysel bir sergi alanı yaratıyor.

28 Nisan – 12 Mayıs arasında olan sergi Oj‘da sizleri bekliyor.

Sevişemediğim gelenek benim değildir