Dünyayı gezen Azerbaycanlı çift, bulundukları şehirlerde kendi yerli şarkılarını söyleyerek adeta kültürler arası bağ kuruyorlar. Kültürel bağ kurmakla kalmayıp, eski şarkılar seçerek bir nevi zamanlar arasında seyahat etmemize de olanak kılıyorlar. Azerbaycanlı çift performanslarını kaydederek, kendi YouTube ve Instagram hesaplarında yayınlıyorlar. Gaia Dergi için gezgin ve müzikal çiftle röportaj yapmak kararına geldik!

Böyle bir şey yapma fikir aklınıza nasıl geldi? Neden böyle bir şey yapmak istediniz?

Müzikle uzun zamandır uğraşıyoruz ama aklımızda farklı bir proje yapmak fikri vardı. Bir arkadaşımız “street cover” yapmayı önerdi, iyi fikir olduğunu düşündük. Azerbaycan’da bunun planlamasını yaparken Amerika’dan konser teklifi geldi ve 2018 Mart’da Kaliforniya’ya gittik. Sonra dedik ki neden ilk cover videomuzu burda çekmeyelim? Böylece Los Angeles, San Diego, San Francisco şehirlerinde videolar çektik ve Instagram hesabımızda paylaştık, insanlar çok sevdi. Daha sonra bunu Avrupa’da da devam ettirmeye karar verdik.

Performanslarınız için özellikle Azerbaycan ve daha spesifik eski şarkıları seçmenizin özel bir nedeni var mı?

En başından maksadımız şarkılarımızı dünyanın dört bir yanında seslendirmekti. Unutulan ve sevilen eski şarkıları geri getirmek istiyorduk. Dünyanın dört bir yanında eski şarkılarımız seslensin istiyoruz. Bununla birlikte eski şarkıları çok seviyoruz.

Performanslarınız internet üzerine yayınlamanız nedeniyle, sizi izleyen ve seven bir kitleniz var, özellikle Azerbaycan’da. O yüzden burdan yola çıkarak, Bakü’de konser verecek misiniz diye sormak isterdim?

Zamanı gelip yeterli kitleye hitap ettikten sonra, neden olmasın?

Bu fikri gerçekleştirmek için pek çok şehir gezdiniz, ne tür zorluklarla karşılaştınız ve nasıl sorunlarla yaşadınız?

Gitmeden önce çok araştırıp iyice planlama yaptığımız için pek problem yaşamıyoruz. Ama yine de bazen küçük aksaklıklar oluyor. En çok da yolculuk zamanı.

Daha nerelerde performans yapmayı hedefliyorsunuz?

Doğrusunu söylemek gerekirse, dünyanın her tarafında; her ülkede, Asya kıtası ve bazı Arap ülkelerine gitmeyi çok istiyoruz.

Türkiye’de birkaç şehirde performans yapmak fikriniz varmış. Hangi şehirleri belirlediniz? Artı, Türkiye medyasında da konuşuluyorsunuz. Performansla birlikte bir yerde sahne almayı düşünür müsünüz?

Türkiye’nin taşı, toprağı, her tarafı tarih! Türkiye’nin her tarafında yapmak isteriz amma korkarım ki ömrümüz yetmez. Tabii ki İstanbul başta olmak üzere Kapadokya ve başka güzel şehirler planlarımız arasında. Sahne almakla ilgili teklifleri de değerlendiriyoruz.

Daha ne kadar devam etmeyi düşünüyorsunuz? İlerde bu işi daha farklı boyutlara taşımak ister misiniz?

Tabii ki arzumuz bütün dünyayı gezmek ama müzikle ilgili başka projelerimiz de olacak.

Son olarak, sizi izleyip performans sergilemek ya da birlikte şehirler gezmek isteyen çiftlere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Dünyayı gezmek için en önemli olan şey ne para ne zaman ne imkan. En önemli şey istemektir. İstemek başarmanın yarısı gibi. Biz yol çıkmadan önce bir gezginin yazısından çok etkilenmiştik. “Yeter ki siz gidin, yeter ki gitmeyi isteyin geri kalan her şey yoluna girer.”  Bu sözler bizi çok etkilemişti. Her kese de aynısını demek isterim. Yeter ki siz gidin geri kalanın önemi yok.
3 öğün yemeyin, 2 öğün yiyin, 1 öğün yiyin. Paranız bitsin, kalacak yeriniz olmasın, sokakta sabaha kadar oturup güneşin doğmasını izleyin, macera yaşayın amma yeter ki gidin!