Okuma süresi: 3 dakika

Hayat; insanı bambaşka yaşamlara, bambaşka duygulara ve bambaşka kafa değişimlerine doğru götürebiliyor. Sürprizlerle dolu olabiliyoruz. Bir gün etrafımıza neşe saçarken, öbür gün sağa sola aksi şekilde bağırıp çağırabiliyoruz. İnsanız ya işte… Peki ya bir gün kendimizi kaybedersek?

Gölgesizler, Ses, Kaptan Feza ve Nar gibi filmlerin yönetmenliğine; Teyzem, Milyarder, Piyano Piyano Bacaksız, Hayallerim Aşkım ve Sen gibi unutulmaz filmlerin senaryosuna imza atmış efsane isim Ümit Ünal’dan hafızalara her anıyla kazınacak bir film geldi: “Sofra Sırları”! Ünal’ın yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendiği “Sofra Sırları”nda başlıca rolleri son dönemin başarılı oyuncuları Demet Evgar, Alican Yücesoy, Fatih Al, Fırat Altunmeşe, Ferit Aktuğ ve Elit Andaç Çam gibi isimler paylaşıyor.

 

Hikâyemiz bir Anadolu kasabasında geçmektedir. Bambaşka bir hayat sürerken, evlendikten sonra hayatını kocasına adamış bir kadın olan Neslihan, dışarıdan bakıldığında sevimli ve utangaç bir ev hanımı olarak görünmektedir. Çok iyi bir aşçı olan Neslihan, bu ünüyle çevresine de nam salmıştır. Her şey yolunda giderken, olaylar sonucunda yakın çevresindekiler bir bir ölmeye başlar. Bu da mükemmel bir ev hanımı olan Neslihan’ın, aslında bir seri katil olabileceğini akıllara getirir. Bu bir ihtimal olsa da, Şehre yeni atanmış, çok zeki, hırslı ve genç bir komiser bu işin peşini bırakmamaya kararlıdır…

“Sofra Sırları”nı ilk olarak Adana Film Festivali’nin Ulusal Yarışma bölümünde duymuş ve orada izlemiştim. Yarışmada izlediğim son filmdi ve kafamdaki liste tepetaklak olmuştu. Daha sonra Malatya Film Festivali’nin de Ulusal Yarışma bölümünde yarışan filmi, orada da dayanamayıp izledim. İki kez izleyip, keyif alıp kahkaha atarak izlediğim “Sofra Sırları” hakkında, uzunca bir yazı yazmasam olmaz diye düşünüyorum…

Ümit Ünal’ın uzun bir aradan sonra sinemaya dönüşünü müjdeleyen Sofra Sırları, kurduğu enteresan dünyasıyla fark yaratıyor. Neslihan karakteri o kadar sevgiye aç ki, kim gül verse peşinden gidebilecek potansiyelde. Belki de bu yüzen ona kim değer verse onunla olmak istiyor. Ama sevgisini bırakandan da intikamını almak kolaydır onun için. Filmde öne çıkan ve sofrada hiç değişmeyen tek yemek olan Çerkez Tavuğu, belki de Neslihan karakteri için hayatta sevgi katarak yarattığı tek ürün. Aslında filmde iki farklı tarzın bir araya gelip dengelendiklerini görmemiz mümkün. Özellikle mutfak sahnelerinde ana akım dili ön plana çıksa da hareketli sahnelerden bir anda durgun sahnelere geçiş dengesi güçlü ayarlanmış. Mesela sanat yönetmenliğinde dekor kullanımında da bu dengeyi görebiliyoruz. Nostaljik döşenmiş dekorun ön plana çıktığını görsek de günümüz popüler dekorunu da görüyoruz ve bu iki geçişe de kolay alışıyoruz. Filmin o kadar akıllıca ve zıtlıkların birbirine uyumluluk gösterdiği bir senaryosu var ki, özellikle o absürtlükler tek kelimeyle mükemmel yazılmış. Filmin olay örgüsüne baktığınızda aslında birbirinden bağımsız gelişen durumlar var gibi görünüyor, ama Ümit Ünal o olayları o kadar iyi sıkı bağlarla birbirine bağlamış ki, filmden adeta senaryo lezzeti alıyorsunuz. Filmin belki bir sıkıntısı süresinin uzunluğu olabilir, ama bunu toparlayan durumun senaryo olduğu görülebiliyor.

Filmin bir şahane yanı da final müziği. 2014 yılında çıkan Gaye Su Akyol’un şarkısı “Biliyorum” filme uyumluluk göstermekte. Gizli kalmış bu şahane şarkının yeniden gün yüzüne çıkması da film sayesinde oluyor.

Türk Sineması ve ekranı için büyük bir mucize: Demet Evgar

Demet Evgar bu yıl sinemada harikalar yaratan isimlerden oldu, kuşkusuz. “Aile Arasında” filindeki çılgın “Solmaz” karakteriyle de çok eğlendirdi ve kalplerde yer edindi. “Sofra Sırları” filmindeki Neslihan karakteriyle; bir kadının aşağılanma durumunda neler yapabileceğini ve her durumda sakin kalıp hedefe adım adım ilerleyebileceğini Ümit Ünal çok disiplinli ve başarılı bir şekilde kaleme alırken, Demet Evgar da kendine has yorumuyla zirveye yükseltmiş. Demet Evgar, Türk Sineması ve ekranı için büyük bir mucize olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Filmde bir diğer parıldayan oyuncusu ise Elit Andaç Çam. Çam, ilk sinema performansında rolüne hâkim bir şekilde başarılı performans sergilemekten kendini alamıyor. Fırat Altunmeşe ise Ramo rolüyle sinema için kalıcı bir oyuncu sinyallerini veriyor. Alican Yücesoy ve Fatih Al’ın da rollerine uyumlu olup doğru cast olduklarını görmemek imkânsız.

Şoka uğrayacağınız, gülmekten yerlere yatacağınız, önemli sahnelerde sinema zevkine varacağınız ve karnınızın acıkacağı bir filme hazır olun. “Sofra Sırları”nı izledikten sorma sinema doyumuna varacaksınız, ama karnınız bir hayli acıkmış olacak.

Twitter.com/CarpeDiem_Dali