Stres kişinin baş edebilme gücünü aşan ya da zorlayan durumlarla karşılaştığında kendini koruyabilmek ve hayata devam edebilmek adına verdiği otomatik tepkilerdir. Çoğu zaman kişi stres altındayken üç farklı tepkiden birini verir. Eğer var olan durumla mücadele edecek kadar gücünün olduğuna inanıyorsa “mücadele”, baş edemeyeceğine inanıyorsa “kaçma“, eğer kaçacak kadar dahi gücünün olmadığına inanıyorsa “donup kalma” tepkisini verir.

stres

Mühendislik terminolojisine göre ise stres gövde üzerinde etkili dahili güçlerden ötürü ortaya çıkan deformasyon olarak tanımlanır. İnsanlar elastik bir bant gibidir, dolayısı ile belli bir noktaya kadar çekilip uzatılabilir, kopma noktasına kadarki evre stres eşiğimizdir.
Düşük miktarlarda yaşadığımız stres bizler için oldukça iyidir ve bedenin acil durumlara karşı adrenalin üreterek beden yönetimini ve karar mekanizmasını devreye sokar. Özellikle ilkel doğa olaylarına karşı bir öz savunma tetiği halinde reaksiyon göstermiştir stres.

Bunun yanı sıra yoğun yaşanılan stres birçok rahatsızlığa sebep olduğu gibi, rahatsızlıklar sonrasında da ortaya çıkabilir. Ya sorunun ortaya çıkmasını engelleyemediğimiz için ya da çıkan soruna çözüm üretemediğimiz için stres yaparız. Bizi aşan, sınırlarımızı zorlayan ve yetişemeyeceğimiz düşüncesini aklımıza getiren her şey stres kaynağıdır.

trafik

Bir işe, toplantıya, programa trafikten dolayı yetişemeyeceğimizi anlarsak ve trafik sorununu da çözemeyeceğimizi bildiğimizden dolayı içinde bulunduğumuz anda derin çaresizlik duygusu yaşarsak, muhtemelen ikincil bir duygu olan öfke ortaya çıkmaya başlayacaktır. Ortaya çıkan öfke, ya trafikteki diğer sürücülerin küçük hatalarını bulup onlarla kavga etmesine, ya telefon açan eşiyle tartışmasına ya da arabanın direksiyonunu yumruklaması gibi anlık tepkilere sebep olacaktır.

Kazancından fazla ödemesi olan birinin benzer duygu ve düşüncelere sahip olup benzer tepkiler vermesi sık karşılaşılan bir durumdur. Nasılsın diye sorduğunuzda “koşturuyoruz, yetiştirmeye çalışıyoruz” derler tükenmişlik, yorgunluk ve bıkkınlık içerisinde.

İnsanın epigenetik yapısında varolan ruhsal ve fiziksel patolojilerin zaman içerisinde ortayaneden-sinirliyim çıktığı bilinmektedir. Bu potansiyeli ortaya çıkaran, tetikleyen en önemli unsurun stres faktörleri olduğu görülmektedir. Ruhsal yapının fiziksel durumu, fiziksel durumların da ruhsal yapıları etkiliyor olduğu yapılan birçok araştırmada ortaya konulan bir bilgidir. Hasta birinin moralinin yüksel olmasının iyileşme sürecini hızlandırdığını bildiğimiz gibi, sağlıklı birinin uzun süre stres altında kaldığında çeşitli rahatsızlıklarla karşı karşıya kaldığını görmekteyiz.

Peki, ne yapmalıyız? Öncelikle stresin ne olduğunu ve hayatımızı nasıl etkilediğinin farkında olmalıyız. Stresi tam olarak ortadan kaldırmak mümkün mü? Değişen ve karmaşıklaşan dünyada, birçok işi aynı anda yolunda götürmeye çalıştığımız bu zamanda stresi ortadan kaldırmak değil stresle yaşamayı öğrenmek mümkündür.

Stresin belirtilerine bakacak olursak;

Fizyolojik Belirtiler

  • Yorgunluk
  • Kardiyo vasküler rahatsızlıklar
  • Ağız Kuruluğu
  • Adale ağrıları
  • Yerinde duramama
  • Ellerin terlemesi

depresifPsikolojik Belirtileri

  • Unutkanlık
  • Kontrolsüzlük duygusu
  • Endişelenme
  • Konsantrasyon güçlüğü
  • Sinirlili

Davranışsal Belirtileri

  • Bir maddeye aşırı düşkünlük (sigara, alkol)
  • Beslenme ve uyku dengesinin bozulması (fazla olduğu durumlarda)
  • Telaşlı ve hızlı hareketlerde bulunmak
  • Tırnak yeme kalem çevirmek
  • Sosyal ortamlardan kaçınma

Stresle baş etme yollarına bakacak olursak;

  • Birçok hastalıkla birlikte stresinde çözümü olacak primer yöntem doğayla kucaklaşmak ve doğada vakit geçirip doğayı dinlemek ve ona dokunmak olacaktır
  • Doğru beslenme alışkanlığını geliştirmek (özellikle hayvansal gıdaların etkisinden kaçmak stresle çözüm için uygulanabilecek beslenme yöntemlerindendir. Bunun yanı sıra doğal ve mevsimsel beslenmek stresle baş edebilme konusunda önemlidir)
  • Koruyucu hekimliğinde temeli olan hareket etme, temiz hava alma, yeterli ve sağlıklı su tüketip güneş ışığı almak.
  • Masaj yardımı ile kaslarımızı gevşetip sinirlerimizi yatıştırmak ve bunları dingin bir müzik eşliğinde yapmak (aynı zamanda da dokunmanın – dokunulmanın stresle baş etme yöntemlerinden ve şifa yöntemlerinden biri olduğu Çin ve Hint Tıp kaynaklarında oldukça yer edinmiştir)

masaj

  • Zamanı etkili kullanmak (yetiştireme, geç kalma, yarım bırakmak zorunda kalmak yada yapabileceğimizin üstünde bir işi yapamayacağımız bir sürede yapmak zorunda kalmak gibi stres verici durumları ortaya çıkmasını engellemiş oluruz)
  • Geçmiş başarıları hatırlamak (geçmişte benzer durumlarla karşılaşıp üstesinden geldiğimiz olayları hatırlamak, cesaretimizi arttırmamıza ve çözüm üretmemize yardımcı olur)
  • Sosyal destek sistemini güçlü tutmak (Yanlarında kendimizi iyi hissettiğimiz ve duygusal olarak onlardan beslendiğimiz insanlarla paylaşımları arttırmak, zorlu süreçlerde kendimizi daha güçlü hissetmemizi sağlayacaktır)
  • Fiziksel egzersiz yapmak (düzenli spor yapmak, yürüyüşe çıkmak, koşu yapmak gibi fiziksel olarak bizi dinç ve güçlü hissettirecek egzersizler günlük yaşamda kendimize olan güveni arttıracaktır)
  • En önemli tekniklerden biri olan doğru nefes alma egzersizi (Bir elinizi karnınızın üstüne bir elinizi de göğsünüzün üstüne koyup nefes alıp verin. Eğer nefes aldığınızda şişen yer göğsünüz oluyorsa yanlış nefes alıyorsunuz. Eğer kanınızın üst kısmı yani diyafram kaslarının olduğu yer şişiyorsa doğru nefes alıyorsunuz. Diyaframdan nefes almayı öğrendikten sonra kendinizi çok gergin ve çaresiz hissettiğiniz anda sadece altı kez derin nefes alıp aldığınız sürenin iki katı kadar sürede verirseniz ve sadece nefesinize odaklanarak, onun nasıl vücudunuzdan süzüldüğünü fark etmeye çalışırsanız egzersiz bittiğinde kendinizi daha farklı hissedeceksiniz. Çözüm üretmek konusunda kendinizi daha güçlü hissedeceksiniz.)

Kendimizi anlamak, stresi çözümlemek hayatı yaşanabilir hale getirmektir. Bunu bilmeliyiz ki yaşamda değiştirebileceklerimiz için mücadele etmeli değiştiremeyeceklerimiz için zaman denen kavramın hakkını vermeli, sağlıklı yaşayıp sağlıklı düşünmeliyiz. Evren bizler için her soruna karşı bizlerden çözümler de sunmuştur. Bunu pratikleştirmek için sadece ruh ve sevgiye ihtiyacımız var…