Müzik ile müzik için yaşamaya devam eden Ediz Hafızoğlu ile Türkiye müzik tarihinde bir kadın caz vokalistinin tüm söz, müzik ve aranjmanlarını yazdığı, ilk İngilizce albümü M-U-S-I-C eserini oluşturan Elif Çağlar Muslu ile XJAZZ Festivali çerçevesinde konuştuk.

XJAZZ Festivali’nin Aralık’taki tanıtım etkinliklerinden sonra, sizleri 12-17 Nisan arası gerçekleşecek ilk XJAZZ Festivali’nde beraber izleme şansına sahip olacağız. Festivalin çıkış noktası olan XJAZZ Berlin Festivali’nden haberiniz var mıydı? Ankara ve İstanbul XJAZZ’ları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ediz Hafızoğlu: Burada festivalin Aralık ayında gerçekleştirdiğimiz ayağını çalana kadar yoktu. Ne denli önemli bir iş olduğunu hemen anladık, ülkemizdeki üçüncü büyük caz festivali olacağı konusunda kuşkumuz yok. Bu hali ile bile öyle ama son bombalama ve ülkenin istikrarsız politikaları dolayısı ile yara alsa da bu yolda tam gaz devam edeceği konusunda inancımız büyük.

Türkiye’de, özellikle de İstanbul ve Ankara’da, son zamanlarda gelişen olaylardan dolayı pek çok etkinlik iptal edildi. Bu durum sizleri nasıl etkiliyor?

Ediz: İnsanlar müzisyenlerin hava ile fotosentez yolu ile yaşamlarını sürdürdüklerini düşünüyorlar diye endişe etmeye başlayalı çok oldu. Herkes gündelik hayatına devam ediyor. Sabah kalkıp işine gidenler, kepenkleri açan bakkallar, AVM’ler, futbol maçları, evlendirme programları, diziler, eğlence programları… Hepsi sanki hiçbir şey yokmuş gibi hayatlarına devam ederken konu müzik olunca bir anda aslan kesilip hem konserlerimizin iptallerine hem de iptal olmayanlara saldırarak linç kampanyalarına dönüştürebilmek için ellerinden geleni yapıyorlar.

Biz müzisyenler de tabii ki bütün bu olan bitenlerden en önce nasibini alnlardanız. Sağlık olsun diye diye yaşadığımıza şükreder olduk, müzik konuşmaya çok vakit bulamasak da elimizden geldiği kadar müzik dahil sanatın tüm dallarını elimizdeki kanallardan yaymaya ve duyurmaya çaba gösteriyoruz.

Ediz Hafizoglu 1

XJAZZ, konserlerin tümünü ve Festival’i iptal etmek yerine bir kısmını Aralık ayına erteleme durumuna gitti. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Bu yeni caz festivali ve benzer etkinlikler, sıkıntılı zamanlarda sizce hem seyirciler, hem de müzisyenler için ne gibi şeyler vaat edebilir?

Ediz: Almanya’dan ya da başka ülkelerden gelecek insanların vebalini bir festival nasıl alabilir? Ya başlarına bir şey gelse, bu sorumluluğu kim alabilir? Belki de en cesur karar festivalin ne şekilde olursa olsun yapılmasıydı. İptal değil erteleme de bize gösteriyor ki, her şeye rağmen burada direnen ve doğru bildiği şeyi yapmaya çalışan insanlar var. Festival’in düzenleyicilerinden Kabak & Lin’in ortağı olarak yapılan her şeyi başından beri destekleyip bu zor süreçte organizasyonun yanında olmaya gayret gösterdim. ”Almanlar gelmesin abi, başlarına bir şey gelir, biz Türkler çalarız her şekilde, bize bir şey olmaz!’’ esprisini yapmak hiç istemezdim ama bu noktadayız ne yazık ki…

XJAZZ Festivali kapsamında 13 Nisan’da Ankara Passage’da ve 15 Nisan’da da COOP’ta sahne alacaksınız. Ankara ve İstanbul sahneleri hakkında neler söylersiniz? Sizce ortaklıkları ya da farklılıkları var mı? Ve bu konserlerinizde seyircileri neler bekliyor?

Ediz: İki konser de aslında daha önce çalmadığımız bir formatta olacak. Elif ile yıllardır çalıyoruz, Nazdrave ilk albümünden beri de birlikteyiz. Konserin yarısını onun parçalarından oluşuyor ve özellikle yeni albümünü hiç çalmamıştık. O yüzden zaten duymadıkları bir şey olacak. Ki son bir yıldır Elif albüm kaydı dolayısı ile nefeslilerin olmadığı bir grupla çalıyor, şimdi nefeslilerle bambaşka bir şey çalacağız, provasını iple çekiyorum kendi adıma. Mekânlar konusunda şehir bazında konuşabilirim. Biri Ankara, biri İstanbul. Aynı işletme tarzı olsa da bu tür canlı müzik mekânları o şehrin insanlarıyla özdeşleşir ve çok farklıdır. Yani iki konseri de izlemeye gelen birisi bambaşka iki performans izleyecek, her zaman yaşadığımız şey… İki konseri de tavsiye ederim hepimiz adına, farklı heyecanlar yaşanacağı kesin.

Ediz Hafizoglu 2

Elif Çağlar Muslu ile verdiğiniz konserler dışında yine Festival kapsamında İstanbul X Berlin Ensemble projesinin ilk ayağında Zorlu PSM Studyo’da Hüsnü Şenlendirici, Cenk Erdoğan, Sebastian Studnitzky ve Paul Kleber ile de beraber çalacaksınız. Hepsi birbirinden değerli müzisyenlerle gerçekleştireceğiniz bu konserin konsepti nasıl olacak? İki şehri nasıl bir araya getireceksiniz?

Ediz: İki şehirden önce buradaki tayfada yer alan üçümüz aynı anda beraber çalmadık, ben, Hüsnü ve Cenk ile ayrı ayrı çaldım. Beraber ne olacak çalınca göreceğiz. İki şehir iki farklı ülke birleşince olayın rengi iyice değişecek, rengârenk olacak. Daha önce beraber çalmadık ama mailleşip birbirimize parçalarımızı yolladık, herkesten bir şeyler olacak bu konserde. Şimdi hatırladım da, benim de parçalarımdan birkaçını yollamam lazım… Ne olacağını müzisyenler dahil kimse kestiremediği için bu tür buluşmalar heyecanlı olur. Ayrıca değerlidir benim gözümde.

Çok yakın zamanda Kabak & Lin Records’dan Nazdrave Live isimli yeni bir albüm çıkardınız. Bize biraz albümünüzün çıkış hikâyesini, beraber çaldığınız hepsi çok değerli müzisyenleri bu işe ortak etmeye nasıl ikna ettiğinizi anlatır mısınız?

Ediz: Nazdrave ilk albümün ismiydi, bunu proje ismi haline getirmek vardı aklımda, öyle de oldu. Bu kadar müzisyeni ikna etmek zor olmadı, zaten beraber farklı projelerde sürekli çaldığım sevdiğim dostlarım. Live albüme gelince, İstanbul Caz Festivali’nin konsept işlerinden birisi bu, yani buradaki grup bir Avrupalı konuk ile festivalde yer alıyor. Olandan daha sert bir iş yapalım diye düşünüp önce Shining grubundan Jørgen Munkeby ile bağlantıya geçtik, turneleri vardı, tarihleri uyduramadık. Eğer olsaydı herkes, bu grupla çalınmış deneysel bir metal albümü dinleyecekti. O olmayınca daha önce takip ettiğim Harald Lassen’i davet ettik, tarihler uydu ve iki prova yapıp konseri çaldık. Berk Kula kaydetti, Erdal Kaş videoları çekti ve montajladı, yani tüm albüm canlı performans videoları ile de izlenebilecek. Resmi Youtube kanalımı takip etmeyi ihmal etmeyin. Hüseyin Köroğlu da Mix ve Mastering’ini yaptı albümün, ilk albümde olduğu gibi. Şu anda dinlediğiniz albüm bu şekilde ortaya çıktı.

Ediz Hafizoglu 3

Festival bittikten sonraki planlarınız nelerdir? Bahar ve yaz döneminde sizi ne gibi işler bekliyor?

Ediz: Festivalden sonra aslında geçen kış ürettiğim yeni müzikleri kaydetmeye başlıyorum, en azından planım o. Nazdrave’nin üçüncü albümü geliyor. Bu sefer Birsen Tezer, Jülide Özçelik, Jehan Barbur, Ülkü Aybala Sunat ve ilk albümde olan Elif Çağlar için yeni müzikler ve sözler yazdım. Müzik direktörlüğünü Çağlayan Yıldız’ın yaptığı bu albüm de bu yıl sonuna doğru çıkacak bir aksilik olmazsa. Bir trio albümü de geliyor, o da bambaşka bir formatta olacak. Daha önce yaptığım belgesel müzikleri vardı, belki onları yeni aranjmanları ile bir albümde toplarız. Bir de Almanya’da Hüseyin Köroğlu sayesinde tanıştığım değerli bir rap ve hiphop söyleyen arkadaşım, Steryo Cem’le bir rap albümü yapacağız. 3-4 parça bitti, yeni şeyler de yazıyorum, bakalım ne zamana yetişecek.

XJAZZ Festivali’nin Aralık’taki tanıtım etkinliklerinden sonra, sizleri 12-17 Nisan arası gerçekleşecek ilk XJAZZ Festivali’nde beraber izleme şansına sahip olacağız. Festivalin çıkış noktası olan XJAZZ Berlin Festivali’nden haberiniz var mıydı? Ankara ve İstanbul XJAZZ’ları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Elif Çağlar Muslu: Evet, Berlin festivalinden haberim vardı. Ankara ve İstanbul’da bunların başlaması çok heyecan verici, ihtiyacımız olan atılımlar, umarım başarılı ve sürekli olur.

elif caglar 1

Türkiye’de, özellikle de İstanbul ve Ankara’da, son zamanlarda gelişen olaylardan dolayı pek çok etkinlik iptal edildi. Bu durum sizleri nasıl etkiliyor? XJAZZ, konserlerin tümünü ve Festival’i iptal etmek yerine bir kısmını Aralık ayına erteleme durumuna gitti. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Bu yeni caz festivali ve benzer etkinlikler, sıkıntılı zamanlarda sizce hem seyirciler hem de müzisyenler için ne gibi şeyler vaat edebilir?

Elif: Zor zamanlarda müziğin arka plana atılmaya istenmesi üzücü bir durum. Tam tersine müziğe tutunmamız lazımken… O açıdan böyle yeni bir girişimin olması da kıymetli bir şey, umudun ve güzelliklerin hâlâ devam edebildiğini hatırlatmak açısından.

XJAZZ Festivali kapsamında 13 Nisan’da Ankara Passage’da ve 15 Nisan’da da COOP’ta sahne alacaksınız. Ankara ve İstanbul sahneleri hakkında neler söylersiniz? Sizce ortaklıkları ya da farklılıkları var mı? Ve bu konserlerinizde seyircileri neler bekliyor?



Elif: Müziğimizi ağırlayan mekânlar arasında seyirci açısından hiç ayrım yapamam, hepsinde harika oluyor ve zaten önemli olanda bu paylaşım, ortak noktaları bu. Eminim bütün konserler yine keyifli geçecek. Hem Nazdrave parçalarından hem de benim albümdeki bazı parçaların bulunduğu ortak bir repertuvar oluşturduk, sürpriz aranjmanlar da olacak.

elif caglar 2

Misfit albümünün şu ana kadar aldığı reaksiyonlar nasıl oldu? Albümün satışından, gördüğü ilgiden memnun musunuz?

Elif: Yurtiçi ve dışında dinleyenlerden de, kritiklerden de güzel haberler aldık bu süreçte. Satışlar tabii artık genel olarak tatmin edici değil ama bizim beklentimize göre bakınca epey iyi gidiyor, memnunum.

Bir sonraki albüm yine uluslararası imzalı bir iş mi olacak?

Elif: Üç farklı projenin parçaları hazır şu anda, birisi için yine uluslararası diyebiliriz ama diğer ikisi buradaki dost meslektaşlarımla olacak.

Festival bittikten sonraki planlarınız nelerdir? Bahar ve yaz döneminde sizi ne gibi işler bekliyor?

Elif: Olabildiğince konserlere devam edeceğiz ayrıca keyifli caz atölyeleri de olacak bahar sezonunda. Bir yandan az önce bahsettiğim yeni projeler için çalışıyor olacağım.

Teşekkürler ve sevgiler.

Hazırlayanlar: Dilara Çatak ve Peter Meister