Mayınsız Bir Türkiye Girişimi ve Uluslararası Mayın Yasaklama Kampanyası (ICLB) tarafından çocuklara yönelik düzenlenen Mayın Risk Eğitimi, Diyarbakır’dan başlatıldı.

Ülkemizde çocuk haklarını konuşmak için çok seçkin bir grupla bir araya gelmek gerekiyor. Farkındalığı çok yüksek olması gereken bu grup dışındaki insanların büyük kısmı ise çocuk haklarından habersiz. Oysaki çocuk hakları da bir insan hakkı kategorisi değil mi? Çocuklar da insan değil mi? Evet insanlar, ama büyük bir kalabalığın fikrinde, çocuk hâlâ ebeveynlerinin bir “malı.”

Peki, neydi çocuk hakları? Mesela yaşamak en doğal hak, eğitim, barınma, şiddet ve işkenceden korunma… Çok tanıdık değil mi? Evet, her insan gibi çocukların da hakları var. Ancak biz Türkiye’de bu aşamaya henüz tam anlamıyla gelemedik. Hâlâ yaşama hakkına el konulan çocuklar söz konusu; hem de oldukça resmi, aşikar ve pervasız şekilde. Buralardan yola çıkarak Diyarbakır’dan başlatılan mayın risk eğitimi de çokça anlam kazanıyor.

Diyarbakır‘da çocuklar kendilerinin çok dışında olduğu, henüz anlayamadığı ve iradelerinde gelişmeyen konular nedeniyle sağa sola döşenen mayınların kurbanı oluyor. Kurban deyince aklınıza herhangi bir kutsallık gelmesin. O küçücük çocuklar mayınlara basıp birer istatistiğe dönüşüyorlar.

Unutturmayacağız, affetmeyeceğiz. Evet, ama neye yarar? Çocuk ölüp gittikten sonra onu her gün de konuşsak ne yazık ki geri gelmeyecek. E, mayın döşeyene de engel olunamıyor. Bu nedenle en kutsal, en kutlanası ve katılınası işi yapan bu mayın risk eğitimini düzenleyenler.

Direnişteyiz.net‘in haberine göre, Diyarbakır Belediyesi’nin de desteklediği eğitim ilk önce IŞİD saldırıları nedeniyle Şengal’den kaçmak zorunda kalan ve şimdi Diyarbakır’daki kampta yaşayan çocuklara verildi. 7-12 yaş aralığındaki 100 çocuğun katılımıyla gerçekleşen eğitimde çevirmenler eşliğinde çocuklara yabancı cisim gördüklerinde ona dokunmamaları gerektiği anlatıldı. Ayrıca çocuklara; Mayın Risk Eğitimi, Yaşam Hakkı, Mayınlardan Nasıl Korunuruz, Riskli Durumlarda Neler Yapmalıyız konulu hikâyeleştirilmiş çizgi animasyon kitapları ve Arap alfabesinde Kürtçe hazırlanmış broşürler dağıtıldı.

Mayınsız Bir Türkiye Girişimi Koordinatörü Muteber Öğreten, yüzde 25’i çocuk olmak üzere mayınlardan en çok sivillerin etkilendiğini belirtti. 

Her geçen gün yeni bir çocuk ölümüyle sarsılmamak için tek çözüm çocukları eğitmek değil ne yazık ki. Çünkü onlar çocuk, eğitim görmüş de olsalar yanılıp yabancı bir cisme dokunabilirler. Bu yüzden tüm gücümüzle silahlanmaya, savaşmaya ve kan dökmeye karşı durmalıyız. Bir gün ölümümüz bir savaştan olacaksa da bu savaş, savaşa hayır diye bağırdığımız ve savaşmak isteyenlerin daha güçlü, merhametsiz ve fikirsiz olduğu bir savaş olmalı. 

Kaynak: Direnişteyiz