Yeni Zelanda’nın enerji kuruluşu Genesis Energy, ülkedeki son 2 termik jeneratörü 2018 yılının sonuna kadar kapatacaklarını duyurdu.

Genesis Energy’nin geçtiğimiz perşembe günü yaptıkları duyuruda, ülkenin kuzeyinde kalan Huntly Enerji Santrali’ndeki son iki kömürle çalışan jeneratörün 2018 yılına kadar kapatılacağı belirtildi. Bu kararla birlikte ülkede kömürle çalışan herhangi bir enerji santrali kalmayacak.

Huntly Enerji Santrali (Görsel: Geolocation)
Huntly Enerji Santrali (Görsel: Geolocation)

Yılda 5 bin kilotonluk karbon salımı yapan santral, ülkedeki toplam karbon salımı payının yüzde 5’ine sahip.

Yeni Zelanda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Simon Bridges yaptığı açıklamada, “Tarihsel olarak ele aldığımızda, özellikle ülkede yaşanan kuraklıktan kaynaklanan hidroelektrik üretiminin azaldığı dönemlerde, kömür ülke enerjisi için önemli bir rol oynamıştı. Ancak son yıllarda yenilenebilir enerji alanında yaşanan büyük teknolojik gelişmeler, kömüre artık bir son vermemiz gerektiğini bize anlatıyor” dedi.

Yeni Zelanda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Simon Bridges (Görsel: Linkis)
Yeni Zelanda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Simon Bridges (Görsel: Linkis)

Enerji ihtiyacının yüzde 80’lik kısmının yenilenebilir enerjiden karşılandığı Yeni Zelanda için bu karar aslında çok da şaşırtıcı değil. Biyogaz, rüzgâr ve hidroelektrik santrallerinden üretilen elektrik pek çok ülkeye ilham olurken, ülke yetkilileri 2050 yılına kadar tüm enerji ihtiyacının yenilenebilir enerjiden karşılanmasını hedefliyor.

Hidroelektrik santraller her ne kadar yenilenebilir enerji kaynağı olarak ele alınsa da su ekosistemlerine verdikler zarar azımsanamayacak kadar büyük. Ülkenin en büyük hidroelektrik santrali ve ikinci en büyük enerji santrali olan Manapouri Hidroelektrik Santrali, kuruluş döneminde oldukça sancılı dönemler geçirdi. Ülkedeki doğa aktivistleri, kurulduğu bölgedeki Manapouri Gölü’nün su seviyesini yükselttiği gerekçesiyle büyük kampanyalar düzenledi. Ancak uzunca süren mücadele sonucunda santral çalışmaya devam etti.

Kaynak: Clean Technica, Think Progress