İhtiyaç duyduklarımızı bir başımıza keşfetmek uzun yıllar alabilir. Bu keşif sürecinde karşımıza çıkan insanlar, dinlediğimiz müzikler, gittiğimiz okullar veya okuduğumuz kitaplar yönümüzü az çok belirlememizi sağlarlar.

Birazdan okuyacağınız kitap alıntıları da belki yönünüzü belirlemenizde size yardımcı olacaklar. Yolda olmaya ihtiyaç veya özlem duyanlar, artık bağlılıklarınızdan kopup harekete geçmenin zamanı!

Evsiz – Paivi Kannisto ve Santeri Kannisto

“Biz hala genç ve sağlıklı iken hayatımızı yaşamak ve ondan şu anda zevk almak istiyorduk. Pek çok Batılının yaptığı gibi hayatımızı yaşamayı emeklilik dönemimize erteleyip sonra da daha hayatımızı yaşayamadan stres kaynaklı bir hastalıktan ölürsek ne olacaktı?”

“Ben çalışırken daha fazla para ve daha fazla mal isteği dikkatimi her zaman geleceğe yöneltmişti. Edindiğim gereksiz çöpler bana daha iyi, zengin ve güvenli bir geleceğin garantisi gibi görünüyorlardı halbuki ben gerçekte sadece ihtiyaçlarımı ertelemekteydim.”

“Depolar dolusu onca eşya olmadan sürülen yaşam mümkün olduğu gibi ayrıca üzerimden attığım bir yük gibi arzu edilecek bir şeydi. Seyahatimizin başında bazen tuhaf şeylere ihtiyaç duysam da kısa süre sonra bunlarsız başarmanın yolunu bulur olmuştum. Daha az maddi şeyler karşısında yaratıcılık olabildiğince ortaya çıkıyordu.”

 “Kişisel mallar ve eşyalarından kurtularak keşişler Tanrı’ya olan güvenlerini gösterirlerken dünya gezginleri kişisel eşyalarından kurtularak sürekli ekonomik gelişmeye, tüketim ekonomisine, kirlenmeye veya felaketlere olan nefretlerini göstermektedirler.”

 “Bir Amerikalı gezgin… yaşamını basitleştirerek her şeyde bulunan yalın gerçeği görmeye çalışıyordu. ‘Gereksiz olan her şeyden kurtulmaya çalışıyorum. Yaptıklarımızın tahminen yüzde doksanı senaryo gereğidir.’ diyordu. Senaryo gereği şeyler bizim evimizde, okulda, üniversitede, iş yaşamında, medyada ve arkadaşlarımızdan öğrenerek benimsediğimiz tüm alışkanlık ve inançlarımızdırlar. Bunlar öğrenildikleri çevre içinde geçerli olabilirler ancak başka ortamlarda absürt hatta tehlikeli olabilirler.”

“Hiçbir zaman neyin gerçekten daha iyi olduğunu sorgulamadım. Daha iyi daha yüksek maaş, daha fazla hisse, daha büyük bir ev ve büyük bir araba mı demekti yani genel konuşursak daha yüksek bir alım gücü mü demekti? Şimdi benim için daha iyi sırt çantamda daha az şey taşımak, aklımda hiçbir hedef olmadan yavaşça seyahat etmek ve başarabildiğim kadar az tüketmek anlamlarına gelmektedir. Eğer gittiğim yerde şanslıysam orada uzun yürüyüşler yapabileceğim ve yüzebileceğim bir dağ ve sahil bulunur. Bazen daha iyi kolay yaşamı geride bırakarak tehlikeli yerlere veya zor koşullara gitmektir.”

“Özgürlük bir kere denendikten sonra ancak anlaşılabilir.”

Yolda – Jack Kerouac

“Yolculuğumuzun başında yağmur çiseliyordu ve esrarengiz bir hava vardı. Büyük bir sis destanına tanık olacaktık anlaşılan. ‘Hey!’ diye bağırdı Dean. ‘Gidiyoruz işte!’ Direksiyona abanıp gazladı. Havasını bulmuştu, hemen fark ediliyordu. Hepimiz keyiflenmiştik, karmaşayı ve anlamsızlığı arkada bıraktığımıza, zamanla ilgili tek ve yüce işlevimizi yerine getirmekte olduğumuza inanıyorduk: hareket etmek. Hareket ediyorduk!”

“Geçmişimizden uzaklaşıyoruz Sal, yeni ve bilinmezliklerle dolu bir döneme başlıyoruz. Bütün o yıllar, sıkıntılar, eğlenceler…  Şimdi sıra bunda! Kafamızda ne varsa silip şöyle dimdik ilerleyebilir ve dünyayı anlayabiliriz.”

“Senin yolun hangisi oğlum? Mübareklerin yolu mu, delilerin yolu mu, gökkuşağının yolu mu, gupinin yolu mu, yoksa her yol mu? Herkes için her yerde bir yol var nasılsa.”

Evden Uzakta – Pınar Selek

“Sınırları derinlemesine veya enlemesine genişletmek, evinde, uzakta, her yerde mümkün. Heidegger’in dediği gibi, evimiz; yuvamız diyebileceğimiz bir yakınlıktır, bizim yeryüzüyle olan bağımız, dünyadaki köşemizdir.

Bu köşe yollarda oluşur. Yollarda yürümeyi öğrendikçe evini kazıyorsun aslında. Belki de tek bir ev kazılmayabilir. Bir insanın pek çok evi, pek çok yuvası olabilir. Bana hala sorarsanız, elimde dümenim var, rüzgarlarla yeniden oynaşmayı öğrendim filan ama dümenimi benim dediğim, özlediğim evime doğru kıramıyorum.

Ama belli olmaz, belki rüzgar başka eser, sular durulur. Önemli olan denizde, yelken açmak. Mekanın sonsuzluk olduğunu bilerek.

Herkesin yolu açık, rüzgarı bol olsun!”

King Kong Teori – Virginie Despentes

“Dışarıda bunca şey olup biterken hiçbir şey odamda, yaşamdan uzak kalmamdan daha kötü olamazdı. Böylece kimseyi tanımadığım şehirlere gitmeye, geceyi geçirmek için kapanana kadar garlarda tek başıma kalmaya ya da ertesi günkü treni beklerken apartman girişlerinde uyumaya devam ettim. Bir kız değilmişim gibi yaşadım.”

“O dönemde, o yaşta yaşadıklarım yeri doldurulamaz şeylerdi; yumuşak başlılığı öğrenmek için kendimi bir okula kapatmaktan ya da evde kalıp dergi karıştırmaktan çok daha yoğundu. Bu yıllar hayatımın en zengin ve gümbürtülü, en iyi yıllarıydı ve bunun beraberinde gelen tüm zırvalıklarla birlikte yaşamanın yolunu bir şekilde bulmuştum.”

Uzaklıklar, Eski Denizler – Fernando Pessoa

“Yola çıkmak! Yitirmek ülkeleri!
Bir başkası olmak süresiz,
Yalnız görmek için yaşamaktır
Köksüz bir ruhu olmak!

Kimseye ait olmamak, kendime bile!
Durmadan gitmek, sonu olmayan
Bir yokluğun peşinde
Ve ona ulaşma isteği içinde!

Böyle yola çıkmaktır yolculuk.
Ama ben açık bir yol düşünden öte,
Bir şeye gerek duymuyorum yolculuğumda.
Gerisi sadece gök ve toprak.”