“Kendi iç derinliğinizin farkında olmayı öğrenmelisiniz.”

Mitoloji uzmanı ve yazar Joseph John Campbell, 1985’te George Lucas’ın Kaliforniya’da bulunan Skywalker Çifliği’nde efsane muhabir ve fikir insanı  olan Bill Moyers ile, bir yıl sonrasında New York’taki Amerikan Doğa Tarihi Müzesi’nde devam edilmiş olan uzunca bir söyleşi için bir araya geldi. Ortaya çıkan 24 saatlik ham görüntü, Campbell’ın ölümünden hemen sonra, birer saatlik altı bölüm halinde hazırlanarak 1988’de PBS kanalında yayınlandı ve televizyon tarihindeki en popüler serilerden biri oldu.

Fakat Moyers ve PBS ekibi, söyleşinin televizyonda yayınlanmayan düzenlenmemiş halinin dörtte üçünün içerik bakımından çok zengin olduğunu, bu yüzden koruma altına alınmayı ve kamuoyuna sunulmayı hak ettiğini düşünüyordu. Yayından hemen sonra, söyleşinin transkripsiyonun tamamı The Power of Myth (Joseph Campbell’ın maneviyat, psikolojik arketipler, kültürel mitler ve benliğin mitolojisi hakkındaki görüşleri üzerine bir kitap) adıyla yayımlandı. Kitap, insan deneyimi üzerine adeta bir bilgelik kaynağı niteliğindeydi ve Thoreau’nun günceleri, Simone Weil’in notları, Rilke’in Genç Bir Şaire Mektuplar’ı ve Anne Dillard’ın Pilgrim at Tinker Creek’i gibi birçok nadir başyapıttan geri kalmıyordu.

Moyers’ın giriş bölümünde söz ettiği gibi Campbell, insanlığın en büyük suçunu “yeterince tetikte ve farkında olmamaktan kaynaklanan dikkatsizlik” olarak görüyordu. Belki de bu, bu söyleşinin en can alıcı kısmının neden Campbell’ın hayat felsefesini özetleyen “Size mutluluk veren şeylerin peşinden gidin.” sözüne değindiğini açıklıyor. İş-yaşam dengesinin zorbalığı günümüzdeki şiddetine ulaşmadan onlarca yıl önce, Campbell ruhun feryadına kulak verdi ve kendini varoluşsal hoşnutsuzluğumuzun kaynağıyla özdeştirdi. Moyers’a şöyle diyor:

“Eğer size mutluluk veren yolu izlerseniz, kendinizi aslında hep orada var olan, sizi bekleyen bir yola sokarsınız ve yaşıyor olmanız gereken hayat, yaşamakta olduğunuz hayattır. Nerede olursanız olun eğer mutluluğunuzun peşinden giderseniz, o tazelenmenin, içinizdeki o hayatın tadına her zaman varırsınız.”