Okuma süresi: 2 dakika

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Kalıcı Organik Kirleticilerden (KOK) Poliklorlu Bifeniller’in kullanımını tamamen yasakladı. 

Türkiye’nin 2004 yılında imzalamış olduğu Stockholm Sözleşmesi kapsamında üretimi ve kullanılması yasaklanan ve sınırlanan Kalıcı Organik Kirleticiler‘den (KOK) biri olan Poliklorlu Bifeniller’in (PCB) kullanımı tamamen yasaklandı. PCB’ler, 2025’e kadar tamamen bertaraf edilecek.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile UNEP/MAP Sekreterliği tarafından ortaklaşa yürütülen Türkiye’de PCB’lerin ‘Çevreye Duyarlı Yönetimi projesi kapsamında PCB’li atıkların bertarafı, PCB envanteri hazırlanması ve kapasite oluşturma ile eğitim ve halkın bilinçlendirilmesi çalışmaları gerçekleştiriliyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından öncelikli olarak belirlenen sektörlerle yapılan yazışmalar sonucunda elde edilen PCB envanterinin doğrulanması ve PCB’leri içinde bulunduran ekipmanın belirlenmesi amacıyla Eylül 2013-Ocak 2014 döneminde tesis ziyaretleri yapılarak PCB analizleri gerçekleştirildi. Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce’nin talimatıyla proje kapsamında bertaraf edilecek PCB içeren ekipmanlara ilişkin incelemeler yerinde yapıldı. Bu kapsamda ekipmanların bertarafına bu yılın ilk aylarında başlanacak. Böylece kirleticiliği yüksek olan 550 tondan fazla PCB içeren tehlikeli atığın bertarafı sağlanacak.

Yüksek oranda zehirli olan PCB’ler; karaciğer ve böbreği, tiroid hormonu ve beyin gelişimini olumsuz etkiliyor. Kısırlık yaptığı bilinen, kanserojen ve etkileri doğmamış çocuklara kadar uzanıyor. Uygun olmayan koşullarda yakıldıklarında ise insan ve çevre üzerinde PCB’den çok daha zararlı etkilere sahip olan dioksin ve furan gazları ortaya çıkabiliyor.

PCBler nerden çıktı?

1920’lerin başlarında Monsanto adlı firma kimyasal üretimini genişleterek poliklorlanmış bifeniller (PCB) üretmeye başladı. Amaç elektrik transformatörleri, kondansatörler ve elektrik motorları için soğutucu akışkanlar üretmekti. Elli yıl sonra zehirlilik testleri PCB’lere maruz kalmış laboratuvar farelerinde ciddi sağlık sorunları rapor etmeye başladı. On yıl daha süren araştırmalardan sonra gerçek artık saklanabilir olmaktan çıktı: Birleşik Devletler Çevre Koruma Ajansı (EPA), PCB’lerin hayvanlarda kansere neden olduğunu ve insanlarda da kansere sebep olabileceğini belirten bir rapor yayınladı. Ayrıca başka sağlık araştırmaları da PCB’lere maruz kalmakla çoğunlukla ölümcül bir kanser türü olan hodgkin olmayan lenfoma arasında nedensel bir bağ olduğunu gösterdi.

1979’da Birleşmiş Milletler Kongresi PCB’lerin önemli bir çevresel zehir ve kalıcı bir organik kirletici olduğunu kabul etti ve Birleşik Devletler’de üretilmesini yasakladı. Ama o sıralarda Monsanto’nun zaten yurtdışında üretim tesisleri bulunuyordu, bu yüzden PCB’lerin Kalıcı Organik Kirleticilere İlişkin Stockholm Konvansiyonu tarafından 2001’de küresel olarak yasaklanmasına kadar üretimini sürdürdü. Ve işte bu sıralarda Monsanto’nun düzenbazlığı ortaya çıktı: 1956 yılına ait şirket içi yazışmalar gün yüzüne çıkınca, şirketin o zamandan beri PCB’lerin zararlarını bildiği anlaşıldı.

2003 yılında Monsanto, PCB’ye maruz kaldıktan sonra karaciğer hastalığı, nörolojik bozukluklar ve kanser gibi ciddi sağlık sorunları yaşayan Alabama, Anniston sakinlerine 600 milyon dolardan fazla tazminat ödedi. Fakat tehlike sürüyor: 2011 yılında California Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, Birleşik Devletler’de yasaklanmasından yaklaşık 30 yıl sonra bile PCB’ye hamile kadınların kanında rastlanabiliyor. Diğer araştırmalar ise PCB’ler ile otizm arasında bir bağıntı olduğunu gösteriyor.

PCB’ler; Transformatör ve Kondansatörlerde izolasyon maddesi, plastik içinde yumuşatma maddesi, yanıcılığı yavaşlatan, renklendirmelerde ve vernikte, binalarda yalıtım maddesi ve Hidrolik tesisatlarda katkı maddesi olarak kullanılıyor.

Kaynaklar: Solak Kedi, Haber 7