Zygmun Bauman 19 Ekim 1925 yılında Polonya’da dünyaya geldi. Maalesef 9 Ocak 2017 tarihinde onu kaybettik.

Postmodern felsefe ve sosyoloji alanlarında tüm dünyaya kendini kanıtlayabilecek bir tahlil gücüne sahipti. Kurumsal bir alanda, akademik bir düzey de, Leeds Üniversitesinde yaklaşık 20 yıl öğretim görevlisi olarak çalıştı.

İkinci Dünya savaşına kadar yaşamını Polonya’da sürdüren Bauman daha sonra Alman işgaliyle beraber, Sovyetler birliğine taşındı ve Varşova Üniversitesinde doktorasını yaparak doçentlik sınavı verdi.

1968 yılında Altı Gün Savaşının ardından binlerce Yahudi ile birlikte Polonya Komünist Partisinden kovuldu, aynı yıl politik nedenlerden dolayı sosyolog ünvanını kaybetti. İsrail’e göç etmek zorunda kaldı. 1971 yılında Büyük Britanya’ya çağrılarak orada akademik öğreticiliğine 1991 yılına kadar devam etti.

1980’lerde başlayan neoliberal-kapitalist devrimin dünyaya pahalı mâl olduğunu birçok kitabında karamsar bir dünya görüşüyle özetledi. Bu durum neredeyse bütün kitaplarına yansıdı.

Bauman’ın yayımlanmış çalışmaları 57 kitap ve yüz makaleye kadar uzanmaktadır. Bunların çoğu küreselleşme, modernite ve postmodernite, tüketimcilik ve ahlak gibi pek çok ortak tema ile buluşuyor.

1980’lerin sonu ve 1990’ların başında Bauman, modernite, bürokrasi, akılcılık ve sosyal dışlanma arasındaki ilişkiyi ele alan bir dizi kitap yayınladı. Freud’u takip eden Bauman, Avrupa’daki modernliği bir ticaret meselesi olarak görmeye başladı: Avrupadaki ​​toplum, artan bireysel güvenliğin faydalarından yararlanmak için bir ölçüde özgürlükten vazgeçeceğini kabul etti. Bauman, modernliğin, daha sonra “sağlam” form olarak ortaya çıktığı zaman bilinmeyenleri ve belirsizlikleri gidermeyi içerdiğini savundu. Doğayı, hiyerarşik bürokrasiyi, kuralları ve düzenlemeleri, kontrolü ve kategorizasyonu kontrol etti; bunların hepsi kademeli şahsi güvensizlikleri gidermeye çalıştı, insan hayatının kaotik yönlerini iyi düzenlenmiş ve bir tanıdık gibi görmeye başlamıştı.

Polonya’da haftalık yayım yapan ​​”Polityka”, dergisindeki 2011 röportajında Bauman Siyonizm ve İsrail’i eleştirerek, İsrail’in barışla ilgilenmediğini ve “yasadışı eylemleri meşrulaştırmak için Holokost’tan yararlandığını” söyledi. İsrail Batı Şeria’yı, yüz binlerce Yahudi’nin Holokost’ta öldüğü Varşova Gettosu duvarlarıyla karşılaştırdı. İsrail’in Varşova Büyükelçisi Zvi Bar, Bauman’ın yorumlarını “yarı gerçekler” ve “temelsiz genellemeler” olarak adlandırdı.

Son olarak özgürlük hakkındaki yorumu ve tanımlaması şu şekilde daha iyi anlaşılabilir:

Özgürlük ve güven uzlaşılması zor değerler. Daha fazla güvenlik istiyorsanız, özgürlükten biraz vazgeçmeniz gerekir; daha fazla özgürlük istiyorsanız, güvenliği elden bırakırsınız. Bu ikilem sonsuza kadar sürecek. Kırk yıl önce özgürlüğün zafere ulaştığını düşündük ve bir tüketim çılgınlığına kapıldık. Borçlanarak her şeyi almak mümkün görünüyordu: arabalar, evler…

Koskoca bir yaşama daha elveda diyoruz. 90 yıllık bir yaşama.

Ayrıntı Yayınları tarafından yayımlanan kitapları:

Özgürlük
Sosyolojik Düşünmek

Postmodernlik ve Hoşnutsuzlukları
Bireyselleşmiş Toplum
Postmodern Etik
Parçalanmış Hayat
Ölümlülük, Ölümsüzlük ve Diğer Hayat Stratejileri
Modernlik ve Müphemlik
Azınlığın Zenginliği Hepimizin Çıkarına mıdır?
Akışkan Gözetim
Küreselleşme

Kaynak: Wikipedia (Türkçe ve İngilizce), www.vesaire.org