Okuma süresi: 3 dakika

Hazırlayan: Veteriner Hekim Bülent Dölen

İnsanlığın hayatı paylaştığı canlıların başında hayvanlar gelir. Çok kere onların yaşam alanını istila ederek yerinden yurdundan ettiğimiz, kendi menfaatlerimiz için kullandığımız, her seferinde eziyet haberleri ile vicdanımızı sızlattığımız hayvanları ne kadar koruyoruz?

Tüm dünyada ve tarih boyunca hayvanlara yapılan eziyete karşı direnen hayvanseverler ilk kez 1882 yılında İngiltere’de Hayvanlara daha iyi koşullar sunmak, onları korumaya çalışmak ve insanların hayvanlara daha iyi davranmasını sağlamak için Hayvanları Koruma Birliği’ni kurdular. 1931 yılında Floransa’da toplanan bu kuruluş dünya üzerinde yok olma tehdidi altında bulunan hayvan türlerine dikkat çekmek üzere 4 Ekim’i Hayvanları Koruma Günü ilan etti.

O tarihten bu yana 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü olarak kutlansa da; aslında kutlamadan daha ziyade bir hatırlatma ve etkinlik günü havasında geçmektedir. UNESCO tarafından hazırlanan Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi, 15 Ekim 1978 tarihinde 14 madde olarak hazırlanmış ve yayınlanmıştır.

Tüm canlıların fiziksel ya da psikolojik şiddetin karşısında olan ve yaşam hakkına saygı görme, acı çektirmeden muameleye tabi tutma ana ilkesi ile şekillenen maddeler sırası ile şöyle:

1. Bütün hayvanlar yaşam önünde eşit doğarlar ve aynı var olma hakkına sahiptirler.

2. Bütün hayvanlar saygı görme hakkına sahiptir. Bir hayvan türü olan insan, öbür hayvanları yok edemez. Bu hakkı çiğneyerek onları sömüremez. Bilgilerini hayvanların hizmetine sunmakla görevlidir. Bütün hayvanların insanca gözetilme, bakılma ve korunma hakları vardır.

3. Hiçbir hayvana kötü davranılamaz, acımasız ve zalimce eylem yapılamaz. Bir hayvanın öldürülmesi zorunlu olursa, bu bir anda, acı çektirmeden ve korkutmadan yapılmalıdır.

4. Yabani türden olan bütün hayvanlar, kendi özel doğal çevrelerinde karada, havada ve suda yaşama ve üretme hakkına sahiptir. Eğitim amaçlı olsa bile özgürlükten yoksun kılmanın her çeşidi bu hakka aykırıdır.

5. Geleneksel olarak insanların çevresinde yaşayan bir türden olan bütün hayvanlar uyumlu bir biçimde türüne özgü yaşam koşulları ve özgürlük içinde yaşama ve üreme hakkına sahiptir.

6. İnsanların yanlarına aldıkları bütün hayvanlar doğal ömür uzunluklarına uygun sürece yaşama hakkına sahiptir. Bir hayvanı terk etmek acımasız ve aşağılık bir davranıştır.

7. Bütün çalışan hayvanlar iş süresi ve yoğunluğunun sınırlandırılması ve güçlerini artırıcı bir beslenme ve dinlenme hakkına sahiptir.*

8. Hayvanlara fiziki ya da psikolojik bir acı çektiren deneyler yapmak hayvan haklarına aykırıdır. Tıbbi, bilimsel, ticari ve başkaca biçimlerdeki her türlü deneyler için de durum böyledir.

9. Hayvan beslenmek için yetiştirilmişse de bakılmalı, barındırılmalı, taşınmalı, ölümü de acı çektirmeden ve korkutmadan olmalıdır.

10. Hayvanlardan insanların eğlencesi olsun diye yararlanılamaz, hayvanların seyrettirilmesi ve hayvanlardan yararlanılan gösteriler hayvan onuruna aykırıdır.

11. Zorunluluk olmaksızın bir hayvanın öldürülmesi yaşama karşı suçtur.

12. Çok sayıda yabani hayvanın öldürülmesi demek olan her davranış bir soykırım, yani bir suçtur.

13. Hayvan ölümüne de saygı göstermek gerekir. Hayvanın öldürüldüğü şiddet sahneleri sinema ve televizyonda yasaklanmalıdır.

14. Hayvanları koruma ve savunma kuralları, hükümet düzeyinde temsil olunmalıdır. Hayvan hakları da insan hakları gibi yasayla korunmalıdır.

Hayvan dostlarımızın daha iyi beslenmesini amaç edinmiş, sağlık problemi yaşayan hayvanlara yardım eli uzatan bir çok Hayvanları Koruma Derneği bu özel günde çeşitli aktiviteler yaparak ilgiyi bu konuya çekmektedir.

Birçok okulda 4 Ekim etkinliklerinde Barınaklara kedi maması ve köpek maması bağışları yapılmakta böylece çocuklara hayvan sevgisi aşılanması amaç edinilmektedir.

Tüm dünyada evcil hayvan malzemeleri satışı yapanlar da bugünde kayıtsız kalmayarak sattıkları evcil hayvan ürünlerine indirimler yaparak kedi ve köpeklerin daha iyi beslenmelerini amaç edinmişlerdir.

Hayvanların da insanlar kadar kaliteli yaşam haklarına sahip olduğu bir dünyada yaşamak hepimizin arzusu olsa gerek. Bunu yaşayabilmek için birkaç küçük öneriyle yazımızı sonlandıralım.

-Çocuklarınıza hayvan sevgisini bebeklikten itibaren aşılayın.

-Av ve avcılığın bir spor olmadığını çevremize yayalım.

-Sokaklardaki minik dostlarımıza mutlaka su ve mama ikramında bulunalım.

-İmkanımız var ise mutlaka sokaktan bir kedi yada köpek sahiplenelim.

-Onlara eziyetin bir suç olduğunu çevremize öğretelim ve böyle bir olay başımıza geldiğinde mutlaka kolluk kuvvetlerine bilgi verelim.

  • *Gaia Dergi hayvanların çalıştırılmasına her koşulda karşıdır. Yayımlanan yazılar tümüyle Gaia Derginin görüşlerini yansıtmayabilir.