Ana SayfaEkolojiDoğaBir zamanların savaş makineleri doğanın esiri olursa

Bir zamanların savaş makineleri doğanın esiri olursa

-

Yaklaşık yüz yıl önce tanklar Birinci Dünya Savaşı alanlarına çıktı. Bunlardan bazıları savaştan sağlam çıkamadığı için müzelik parçalar olamadı; bu kaba metal dev yaratıkların çoğu etkisiz hale getirildikleri bölgede sıkışıp kaldı.

Her bir tank üç ya da daha fazla kişi kapasiteliydi ve bazı askerler bu silahlı savaş araçlarından sağ kurtulamadı.

Doğanın kendi etkisi altına aldığı bu tank koleksiyonu dünyanın her yerinden. Amerikan birliklerine karşı mücadele ettikleri vahşi ormanlarda huzuru bulan İkinci Dünya Savaşı’na ait Japon tanklarından, Doğu Avrupa’nın unutulmuş yerlerinde sıkışıp kalan Alman makinelerine; sonunda hepsi huzurlu.

(Shumshu, Rusya)
Doğanın ele geçirdiği bir başka tank
4. Saipan, Kuzey Mariana Adaları
Saipan, Kuzey Mirana Adaları
3. Porto Rico'da bir plajda terk edilmiş tank
Porto Riko’daki plajda terk edilmiş bir tank
8. Dorset, İngiltere
Dorset, İngiltere
5. Doğanın Ele Geçirdiği Tank
Doğanın içinde huzurla yatıyor
7. Culebra'daki Flamenko Plajı'nda bir tank, Porto Rico
Culebra’daki Flamenko Plajı’nda bir tank, Porto Riko
6. Antarktika'da tanklar
Antarktika’daki tanklar
Doğu Almanya’da terk edilmiş bir tank
10. Rusya'da terk edilmiş bir tank üssü
Rusya’da terk edilmiş bir tank üssü

Kaynak: Bored Panda

SON YAZILAR

Güvenli sokaklar ülkesinin ölü çocukları ve hayvanları

İktidarın hayvanları tecrit etme ve öldürme hevesi, muhalefetin katliam yarışı ile birleşince sokaklar hızla hayvansızlaştırıldı 1. Artık her gün geçtiğimiz yollarda hayvanlardan kalan boşluklar karşılıyor...

Modern çağın jeolojik heykelleri: Dünyanın 70 çölünden doğan bir mimari arşiv

Apple Park’ın zeytin ağaçları arasında, dünyanın yetmiş farklı çölünden toplanan kumlarla üretilmiş dört yüzü aşkın cam sütun yükseliyor. Katie Paterson ve Zeller & Moye tasarımı "Mirage", malzemeyi jeolojik bir hafıza kartına dönüştürürken, sınırları eriten küresel bir iş birliğini simgeliyor.

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol