Ana SayfaEkolojiEnerjiMetsamor nükleer santralinden yayılan radyasyon hayatı tehdit ediyor

Metsamor nükleer santralinden yayılan radyasyon hayatı tehdit ediyor

-

Ermenistan’ın Metsamor kentinde bulunan nükleer santral çevreye zehir saçıyor. Iğdır’a bağlı Mürşitali köyünde doğal hayat, hayvanlar ve insanlar yayılan radyasyon nedeniyle hastalıklarla boğuşuyor. Halkın duruma isyan ediyor ve bu oldukça anlaşılır: Son bir yılda 3 genç kanserden yaşamını yitirdi, 5 genç hâlâ hastalıkla savaşıyor, tarım bitme noktasına gelmiş vaziyette.

Dünyanın en tehlikeli santrali olarak bilinen Metsamor geçen yıl da son kullanma tarihi tartışmalarına konu olmuştu. Hatta dönemin Enerji Bakanı Taner Yıldız çevrecilere eylem yapma çağrısında bulunmuş, nükleerin zararlarından dem vurmuştu. Santral deprem bölgesinde bulunduğu için çevrede yaşayan insanlar tedirgin, bir an önce santralin kapatılmasını istiyorlar.

Köy sakinleri devletin kendi sorunlarıyla ilgilenmediğini, köye gelip inceleme yapıldığını ancak başka bir sonuç alınamadığını belirtiyorlar. Meyve ağaçlarının çoğunun kesildiğini, hayvanların düşük yaptığını ve sakat doğum oranının yükseldiğini söyleyen bölge halkının durumu gitgide zorlaşıyor.

Bizlerin nükleer santrallerden uzakta zannederek kolay kolay yaşadığımız, süpermarketten satın alıp keyfimizce pişirdiğimiz yiyecekler Iğdır’da ulaşılamaz durumda. Tarladaki sebze radyasyona maruz kalıyor, çocuklar radyasyon sonucu hayatlarını kanserle boğuşarak geçiriyor. Sonu canlı hayatın acılarla yok oluşu olan bu nükleer zırvasında ısrar etmenin manası nedir? Rant için bu denli gözü dönmüş insanlar acaba kanserle ve nesillerden nesillere aktarılan radyoaktif etkilerle nasıl mücadele edeceklerini planladılar mı? Zannetmiyorum.

Para her şeyi satın alır zannediyorlar, kafa almıyor, anlamıyorlar: Doğa sınırsız değil, doğa tahammül kapısı da değil. Ettiğimiz eziyetlerin bir karşılığı muhakkak olacak. Zararın neresinden dönsek kâr diyebileceğimiz son zamanlardan geçiyoruz. Artık geri dönmek için bile çok geç kalınmış zamanlara yaklaşıyoruz. Arkadan gelen nesillere utanç, akranlarımıza teessüfle bakacağımız hastalıklı ve zor bir yaşlılık bizi bekliyor. Rantın kaymağını yiyen kuruların yayında yanacak olan yaşlar bizi. Etki alanımız oldukça genişken hâla, bir şey yapmalı!

Radyasyonun bazı etkilerini görmek bir şeyler yapmamızı hızlandırabilir.

Kaynak: DİHA

SON YAZILAR

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Yeni çağın şafağında!

Artık yeni çağın şafağındayız. Faşizmin tanımı bellidir. Birine istemediği ya da farkında olmadığı bir şeyi ona sormadan yapmak ya da onu buna zorlamaktır. Faşizm faşizmdir; ister hayvana ister...

Enerji tasarruflu pencereler ekolojik düşünen ev sahipleri için neden akıllıca bir seçimdir?

Y kuşağı konut piyasasına girmeye başladıkça sürdürülebilir, çevre dostu olan evlere talep de katlanarak artıyor. Ulusal Emlak Komisyoncuları Birliği tarafından hazırlanan son bir raporda, ev...
Gamzegül Kızılcık
Gamzegül Kızılcık
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunu. Kadın hakları mücadelesi, çocuk hakları ve LGBTİ hakları konularına ilgili. Doğal hayatın korunması konusuna meyledişi ve Gaia Dergi ile yollarının kesişimi sonucunda da; direnişçi bir kadın, gazeteci.

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol