Ana SayfaEkolojiHayvan HaklarıKozmetik için hayvan deneyleri Yeni Zelanda'da yasak

Kozmetik için hayvan deneyleri Yeni Zelanda’da yasak

-

Hayvanların şimdiye kadar pek çok şekilde, pek çok amaçlar için uzun işkence ve zulümlere maruz bırakıldıkları bir gerçek. Bunlardan birisi de, ki maalesef en yaygın olanlarından, kozmetik sektörü. Peki bu konuda dünya gittikçe haksız zulmü artıyor mu, yoksa yavaş yavaş toparlıyor mu? Merak etmeyin, görünüşe göre bu sefer haberler iyi!

Hayvanlar üzerinde kozmetik testler yapılmasının hiçbir yararı yoktur” açıklamasıyla artık Yeni Zelanda da İsrail, Hindistan, Brezilya’dan San Paulo ve 28 Avrupa Birliği ülkesinin safına katılmış oldu.

Hayvan deneylerini durdur
“Hayvan deneylerini durdurun” yazılı pankart ile İspanya’da yapılan eylem.

Yeni Zelanda hükümetinin son icraatı, “tamamlanmış kozmetik ürünler ve içerikleri” için hayvanlar üzerinde test yapılmasını yasaklamak oldu. Aslında Yeni Zelanda şimdiye kadar hayvanlar üzerinde zaten test yapmamıştı ancak bu yasayla birlikte bu durumun istikrarı güvenceye alınmış ve ileride yapılma ihtimali daimi olarak engellenmiş olundu.

Hayvan Refahı Değişiklik Tasarısı için yapılan düzeltme Salı günü münazara aşamasını geçti ve önümüzdeki haftalarda kanunun yürürlüğe konması bekleniyor. Temel Sanayiler Bakanı Nathan Guy ise bu sembolik hareketi takdir ettiğini belirtti.

Nathan Guy, yaptığı basın açıklamasında şöyle dedi:

Bildiğimize göre, Yeni Zelanda’da daha önce hiç kozmetik sektörü için hayvanlar üzerinde test yapılmadı. Ama bu yeni değişiklik, bu tür deneylerin Yeni Zelanda halkının gözünde kabul edilemez olduğunu ve bu topraklarda da böyle bir şeye asla yer olmadığını gösterecek, bu sayede önemli bir mesaj vermiş olacaktır.

Yapılan son anketlere göre, Yeni Zelanda’nın hayvan deneylerine pek de olumlu baktığı söylenemez. Yürütülen bir araştırmada ülkedeki yetişkinlerin yüzde 89’unun uygulamaları hiçbir şekilde desteklemediği ortaya çıktı. Cinsi veya türü fark etmeksizin hayvanların çıplak derilerini kimyasallara doğrudan maruz bırakma, gözlerinin içine toksin damlatma gibi yöntemleri de kapsayan kozmetik deneyleri çoğunluk tarafından zalim bir uygulama olarak kabul ediliyor.

Hands Holding Laboratory Rat...Hands Holding Laboratory Rat ca. 2000

Başlangıçta yasa tasarısı, ilaçlar için de hayvan deneylerini yasaklıyordu. Ancak salı günü mecliste özellikle kozmetik sektörü için daraltılmak üzere yeniden düzenlendi. Hayvan hakları savunucuları bu kanunu yine de bir kazanç ve başarı olarak görüyorlar.

Humane Society International’ın kampanya yöneticisi Claire Mansfield, “Yeni Zelanda siyasetçilerinin, kozmetik zulmünü asla kabul etmemek için bu önemli adımı atmalarından ötürü oldukça heyecanlıyız” açıklamasında bulundu. Aynı zamanda, bu zaferi “hayvan refahı ve vicdanlı tüketiciler için kutlanılacak bir an!” olarak nitelendirdi.

Kaynak: trueactivist.com

SON YAZILAR

Hayvan Hukuk Özgürlük!

“Şiddet ve ahlak arasındaki ilişkinin çerçevesi, hukuk ve adalet kavramları tarafından çizilir.”Şiddetin Eleştirisi Üzerine, Walter Benjamin Franz Kafka Ceza Kolonisinde adlı öyküsünde mahkumun sırtına henüz kendisinin...

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Doğadan mimariye: Cam, deri ve çeliğin ötesinde ahşap atıklardan yeni nesil kompozitler

Günümüzde karşı karşıya olduğumuz çevresel zorluklar, yenilikçi çözümler ve sürdürülebilir malzemeleri her zamankinden daha önemli hale getirdi. Doğal kaynaklarımız hızla tükenirken, iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri...
Neriman Arslan
Neriman Arslanhttp://nerimanarslan.com
Kendini bildi bileli ne uçurtmanın ipini, salıncağın zincirini; ne de kitabın sayfasını, tencerenin sapını bıraktı. Balonları şişirmek için hâlâ nefesi oldukça çocuk ve yeşil kalmanın onurlu mücadelesini verecek. Bir gün herkesin, rüzgarın uzun ıslığını saçında taşıdığını görme umuduyla yaşamakta; daimî bir yolu seyr'eylemekte. Açsan, kırsan, baksan; bütün yeryüzü her zerresinde... Velhasıl, "Ben ayaklarımın altındaki toprağa inandım."

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol