Fotoğraflarda doğada çok zor karşılaşılan bir olay görüyorsunuz. Bu sıra dışı fotoğraflarda Julia Kelebeği (Dryas iulia) kaplumbağaların gözyaşlarını içerken görülüyor. National Geographic’in belirttiği gibi kelebekler, yumurta üretiminde ve metabolizmaları için gerekli olan sodyum ve diğer mineral ihtiyaçlarını karşılamak için gözyaşı içiyor.

Güveler, kelebekler ve arıların da dahil olduğu bazı böcekler genellikle memelilerin (bazı durumlarda da insanların) gözyaşlarıyla besleniyor. Sürüngenlerin gözyaşıyla beslenme olayı yeterince belgelenmemesine rağmen böceklerin her zaman besin ve mineral maddelerinin en çok da tuzun peşinde olduğu bilinmektedir.

Kosta Rika’da La Selva Biyolojik İstasyonu’nun başkanı ekolog Carlos de la Rosa‘nın yaptığı açıklamada sodyumun ve bazı mikro besinlerin doğada bulunmasının çok zor olduğunu söyledi ve “Kelebeklerin ve arıların beslendikleri nektar yeterince tuz içermez, ancak bu canlıların yumurta üretimi ve metabolizma faaliyetleri için tuza ihtiyaç duyuyor” dedi.

Böcekler; ter, dışkı, idrar ve kandan hayati mineralleri karşılar. Bu olayı gerçekleştiren canlılara literatürde lacryphagous (gözyaşı içen, gözyaşıyla beslenen) denilmektedir. Lacryphagous adı, gözyaşı anlamına gelen Latince bir kelime olan lacrima sözcüğünden gelmektedir.

Böceklerde, aynı amaçlar için yapılan benzer bir davranış çamur birikintisinden beslenme şeklinde görülür. Kelebekler ve diğer türler topluca mineral içeren çamur birikintilerinden beslenirler. Fransa’daki Tours Üniversitesi’nde ekoloji profesörü Jerome Casas bu konuya ilişkin yaptığı açıklamada “Kelebekleri yerde genellikle su içerken görebilirsiniz. Tuzu ya biyolojik amaçlar için kullanılırlar ya da sperm aracılığıyla dişiye hediye olarak sunarlar. Dolayısıyla tuz çok değerli bir hediyedir” dedi.

butterflies-drink-turtle-tears-lacryphagy-ecuador-1Casas, tuz sağlama konusunda timsahların ve kaplumbağaların sakin doğalarından ötürü diğer büyük memelilerden daha çok tercih edildiğini belirtti. Gözyaşıyla beslenmenin yaygınlığını ölçmenin gerçekten zor olduğunu belirten Casas, laboratuvar koşullarında da böyle spontane etkileşimleri yaratmanın hâlâ zor olduğunu, ancak fotoğraflarla bu davranışın çok yaygın olduğunu kanıtlandığını söyledi. Casas ve arkadaşı Olivier Dangles 2009 yılında, Ekvador Amazonları’ndaki Yasuni Milli Parkı’nda sarı benekli nehir kaplumbağasının gözyaşı içerken gözlemlemiştir. Bu gözlemlerini 2012 yılında Frontiers in Ecology and the Environment’da belgeleyen Casas, bu sayede böcek-omurgalı etkileşimlerinin sürpriz dünyasına ışık tutulduğunu söylüyor.

Karşılıklı olarak yararlanma (mutualist ilişki) henüz kanıtlanmamış olsa da gözyaşı sağlayıcıların bundan rahatsız olduğu da pek söylenemez, o halde festival devam etmeli!

Kaynak: Bored Panda