Atlı faytonlara karşı pazar akşamı İstanbul’da “Gerçeklik Küpü” protestosu gerçekleştirildi. Kadıköy İskele Meydanı’nda toplanan hayvan özgürlüğü aktivistleri, atlara uygulanan zulmü protesto etmek için, bilgisayarlar aracılığıyla halka video izlettirdi. 

İki saat süren eylemde, aktivistler, atlı faytonların tüm yurtta derhal kaldırılması ve yerine çevreci, çağdaş çözümlerin uygulamaya sokulması çağrısında bulundu. 

Eylem sırasında dağıtılan broşürlerde, her yıl sadece Adalar’da yaklaşık 400 atın faytonlardaki eziyet yüzünden can verdiği; doğal ömrü 20 yıl olan atların faytonlarda 2 yıl içinde yaşamını kaybettiği belirtildi. 

23 Haziran’daki İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı seçimi öncesinde Başkan adaylarına seslenen aktivistler, Adalar’daki sorunun çözümünün Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı UKOME’nin (Ulaşım Koordinasyon Müdürlüğü) yetkisinde olduğunu hatırlattı.

Bağımsız Hayvan Hakları Topluluğu, Hayvan Özgürlüğü İnisiyatifi, İstanbul Vegan İnisiyatifi ve Hayvanlarla Dayanışma İnisiyatifi tarafından düzenlenen protesto eyleminde, çeşitli pankart ve afişler aracılığı ile atlı faytonların hayvanlar için işkence olduğu vurgulandı. 

Eylem sonunda gazeteci-yazar ve hayvan özgürlüğü aktivisti Zülal Kalkandelen, aşağıdaki basın açıklamasını okudu. 

Kalkandelen, bugün Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde de konuyu gündeme taşıyarak, aktivistlerin İstanbul Belediye Başkanlığı seçiminde yarışan Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım’a sorusunu yöneltti. (http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/1441303/Pazar_aksami_ekran_basinda_degil__eylemdeyiz.html) 

———————————————————————-

BASINA VE KAMUOYUNA

ATLI FAYTON ZULÜMDÜR VE BU ZULÜM DERHAL BİTMELİDİR!

Bugün burada gördüğünüz Gerçeklik Küpü eylemi, İstanbul Adalar’da, İzmir’de, Bolu’da, Edirne’de, yurdun dört bir yanında fayton arabalarında işkence gören ve canından olan atlar için!

Bu eylem, atlı faytonlarda acı içinde can veren atların sesini duyurmak için!

Bu eylem, atlara uygulanan şiddete dair gerçekleri ortaya sermek için!

Bu eylem, sırtında kırbaç şaklatılan atların çığlığını duyurmak için!

Bu eylem, 

Birileri bu zulüm üzerinden para kazansın diye,

Birileri bu eziyeti keyifli buluyor diye,

Birileri bunu gelenek olduğu için savunuyor diye sürdürülen atlı faytonlara karşı bir eylemdir.

Biz aktivistler olarak hayvanların mal, köle ve eşya olmadığını haykırıyoruz.

Topluma, sadece Adalar’da yılda 400 atın fayton işkencesi ile öldürüldüğünü, atlı faytonların birer öldürme aracı olarak kullanıldığını anlatmaya çalışıyoruz.

Ölen atların değersiz bir meta gibi denize savrulduğunu, 

Yorgunluktan yere yığılan atların dövüldüğünü, 

Aşırı yük taşımaktan bedeni iflas eden atların sonunun mezbahalarda bittiğini söylüyoruz!

İnsan imgeleminde özgürlük, güç ve dostluk ile bütünleşen atlar, faytonlarda ve at arabalarında köle gibi kullanılıyor, sırtlarına bağlanan arabanın ağırlığına ek olarak araca doluşan insanları ve yükleri çekmeye zorlanıyor.

Yazın kavurucu sıcakta, kışın dondurucu soğukta, rüzgarda ve yağmurda, gece gündüz birer makine gibi kullanılıyorlar. 

İnsan gibi bilinç sahibi duyarlı canlı olan hayvanların makineleşirilmesi, insanlık tarihinin en büyük utancıdır.

Sadece insan olduğumuz için diğer hayvanları sömürme hakkına sahip olduğumuzu düşünmek, türcülük denilen bozukluğun sonucudur.  

Hatırlıyor musunuz bu yılın ilk günü neler oldu?

2019’un ilk günü, Büyükada’da fayton atlarının tutulduğu ahırlarda yangın çıktı. Resmi bilgiye göre 9, bölgeden gelen bilgilere göre 12 at yanarak can verdi. 

Facia, gazetelerde ufak bir haber olarak yer aldı; medya, ölen atların da bilinç sahibi duyarlı canlı olduğunu yine görmezden gelip “telef oldular” diye başlık attı!

Faytoncular Odası Başkanı, TV’lere çıkıp “hem acımız hem zararımız büyük” dedi. Söylediğine göre, imar planı olmayan Adalar’daki faytoncular, kendi olanaklarıyla derme çatma ahırlar yapmış; onlar da zor durumdaymış… 

Ölen atların sahibi ise, “Bunların hepsi bizim evlatlarımızdı” dedi! Bir insan, “evladım” dediği canlıyı öldüresiye sömürür mü? Onu bir arabaya bağlayıp, sırtına kamçı ile vurup yük taşıtır mı? 

Duyarlı canlılara yapılan sistematik zulümle para kazanılması hakça değildir. Bir insan evladını kaybettiğinde, aynı zamanda ticari zararının büyük olduğundan söz edemez, etmez!

Biz bilinç sahibi duyarlı varlıklar olan hayvanların bedenleri üzerinde insanların inisiyatifinin olmaması gerektiğini savunan hayvan özgürlüğü aktivistleriyiz. 

Taleplerimiz nettir:

Asfalt yollarda ve kavurucu sıcakta dur durak bilmeden koşturuldukları için ayakları kanayan, 

Kış olunca öylece bir kenara bırakılan ve çöplerde yiyecek arayan,

Acısı ve çaresizliği yorgun gözlerine yansıyan, 

Bir parça ot ve birkaç yudum su ile idare etmesini öğrenmek zorunda kalan, 

Turizm ve nostaljinin köleleri atların, sırtlarında şaklayan kamçıdan kurtulmaları için,

 Vicdana, sağduyuya ve adalete sığmayan bu kanlı sektörün çarklarının durması için, 

Adalar’da, Türkiye’nin diğer illerinde ve yeryüzünün herhangi bir noktasında kullanılan atlı faytonların kaldırılmasını istiyoruz!

Normal olarak ortalama ömrü 20 yıl olan atlar, fayton zulmü yüzünden 2 yıl içinde yaşamını kaybediyor. Bu durum asla sürdürülebilir değildir!

Faytonların “daha iyi” şartlarda sürdürülmesi kesinlikle kabul edilebilecek bir öneri değildir. Çünkü faytonlar, atlar için kölelik demektir. Atların özgürlüğü için bu uygulama tümüyle son bulmalı ve atlar ömürleri boyunca kullanılmadan yaşamaları için güvence altına alınmalıdır.

Bu taleplerin yerine getirildiği il ve ilçeler mevcuttur. Atlı faytonlar iki yıl önce Adana’da, bu yıl da Kuşadası ve Antalya’da son buldu.

Ancak Antalya’da atların “kalkınmaya destek vermek gerekçesiyle” çiftçilere hibe edildiği yolunda haberler medyaya yansıdı. Bu atların sahibinin değiştirilerek sömürünün sürdürülmesi demektir! Bir tür kandırmacaları kabul etmiyoruz!

Atlı fayton sorununun tümüyle ortadan kalkması, ancak 5199 Sayılı Hayvan Hakları Yasası’nda yapılacak düzenlemeler ile yasal bir zemine oturtulması sonucunda sağlanabilir. Yıllardır bu düzenlemelerin geciktirilmesi nedeniyle çok sayıda hayvan acı içinde can veriyor. 

Bu yüzden yasal düzenlemeyi beklemeden belediyelerin bu sorunu kendi yetkileri  çerçevesinde ortadan kaldırması acil bir durumdur. Atlı fayton, ulaşımın sağlanması için olmazsa olmaz bir zorunluluk değildir. 

Adalar’daki atlı faytonlar konusunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Ulaşım Koordinasyon Merkezi yetkilidir. Bir an önce atlı faytonları kaldırıp yerine çağdaş ve çevreci çözümleri uygulamaya koymalarını talep ediyoruz. 

* Talebimiz, atların, faytonlardaki köleliğine DERHAL son verilmesidir!

* Talebimiz, “nostalji” adı altında belli sayıda atın fayton köleliğine devam etmesi değil; tek bir faytonda tek bir atın kalmayacağı şekilde atların faytonlardan kurtulmasıdır!

* Talebimiz, atların bir gün içinde sınırlandırılmış bir süre kullanılması değil, hiç kullanılmamasıdır. Zira “insani sömürü” oksimorondur!

* Talebimiz, atların hayatları boyunca kullanılmadan yaşayacağı alanların tesis edilmesidir. 

* Talebimiz, atların yaşayacakları bu alanlarda bir daha ASLA -binicilik, yük taşıma, kumar objesi olmak dahil- insan tarafından herhangi bir nedenle kullanılmayacaklarının güvence altına alınmasıdır!

* Talebimiz, atlı faytonların tarihe karışmasıdır!

* Talebimiz, atlar için ÖZGÜRLÜKTÜR!

Bu, bir özgürlük ve adalet mücadelesidir. Bu halk, bunu o canlara borçludur.

Atlı Faytona Son, Atlara Özgürlük!

HAYVAN ÖZGÜRLÜĞÜ AKTİVİSTLERİ 

Bağımsız Hayvan Hakları Topluluğu

Hayvan Özgürlüğü İnisiyatifi

İstanbul Vegan İnisiyatifi

Hayvanlarla Dayanışma İnisiyatifi