”Ey yolcu, yol hazırlığını yap ve koyul yola; şunu bilerek:
Hür kişi sadece karakterinde hür olan kişidir
.” Epiktetos

Yaşamın kendisinde umutsuzluk yoktur. Hiç gördün mü umutsuzluğa kapılıp doğmayan yeni günü? Her şeye rağmen devrilir gece, aydınlanır ortalık. Baharlar hiç dünya haline üzülüp de gelmemezlik yapar mı? Tohumlar kışın ardından çatlatır toprağı çıkar, çiçekler yine tüm renkleriyle ışıldar.

Hepimiz yaşamın özünden geliyoruz. Varoluştan kopmadan özle, doğayla kaldığımızda, yeryüzü gibi davrandığımızda gerçek düzenle akarız. İşte bu yüzden nasıl ki yeryüzünün hafızasında umutsuzluk yoksa, bizler de aynı öyle olmalıyız. Umudumuzu hep kalbimizde taşıyacağımız ve içimizde her gün güneşi doğuracağımız güzel ve aydınlık günlere…

St. Paul yolu

Yeniden doğayla kavuşacağız, her ağacı hayranlıkla izleyeceğiz. Belki çıktığımız yollar kalbimize uzanacak ve biraz daha kendimize yaklaşacağız. Şimdi gelecek sağlıklı günlerimizde yürüyebileceğimiz güzel bir rota paylaşmak istiyorum sizinle: St Paul Yolu, Türkiye’nin 2. uzun mesafe yürüyüş rotası.

Kimdir bu Aziz Paul diyecek olursanız, Hristiyanlığın Kudüs’ten Anadolu’ya buradan da Avrupa’nın içlerine yayılmasını sağlayan bir misyonerdir. Geçtiği bu yola da ismi verilmiştir. Ve bu sebeple St. Paul yolu Hristiyanlar için kutsal sayılan bir hac yoludur.

St. Paul Yolu 1996’da Türk vatandaşlığına geçen İngiliz asıllı Kate Clow tarafından tasarlanmış ve 2004 yılında yürüyüşe açılmıştır. Antalya’nın 10km doğusundaki Perge ile Eğirdir Gölü’nün kuzeydoğusundaki Yalvaç arasında uzanan St. Paul yolunun uzunluğu 500 km’dir ve yürümesi 27 gün süren işaretlenmiş bir rotadır. Aynı zamanda bir diğer başlangıcı daha vardır, bu da Antalya’nın 80 km doğusundaki Köprülü Kanyon/Beşkonak’ta bulunmaktadır. Bu iki kol Adada Antik Kenti’nde birleşmektedir. Yürüyüş için en iyi zamanlar ilkbahar ve sonbahar mevsimleridir. Köy evleri ve pansiyonlarda konaklayabileceğiniz gibi, kamp yaparak da gecenizi geçirebilirsiniz. Yol boyunca bir çok antik kentin içinden geçecek ve tarihe şahit olacaksınız. Yürüyecek olanlar için bu rota ile ilgili detaylı bilgiye ulaşılabilecekleri bir çok dijital ve basılı rehber kaynak bulunmaktadır.

Sizi bu keyifli rota boyunca birçok sürpriz bekliyor olacak. İşte onlardan biri… Bu yol üzerinde bulunan eşsiz güzellikteki Yazılı Kanyon Tabiat Parkı’ında, birden bire karşınıza günümüze kadar ulaşmış bir yazıt çıkacak, üzerinde ise Epiktetos’un ”Hür İnsan Üzerine Şiir”i.

Yazılı Kanyon Tabiat Parkı

-Hür İnsan Üzerine Şiir-
Ey yolcu, yol hazırlığını yap ve koyul yola; şunu bilerek:
Hür kişi sadece karakterinde hür olan kişidir.
Kişi hürriyetinin ölçüsü bizzat kendi doğasında bulunur
Ve kararında içtenlikliyse hür kişi,
Yüreğinde ise dürüstlüğü, işte bunlar asil yapar kişiyi
Ve bununla yücelir kişi hatalarla değil.
Ana-babadan gelen uydurma bir asaletten tat almaz o;
Zira ana-baba değildir hür insanı doğuran,
Zeus’tur herkese ata olan ve de tek kök insanoğluna.
Herkesin tek şansı vardır, o alır kader icabı beden güzelliğini,
Budur soy güzelliği ve hür olma hali gerçek anlamda.
Ruhen köle olan ise sakınmaz kötü sözden, katmerli köle de olsa
Aşırılıktır şiarı bu kişinin, yüreğinde soysuzluk vardır.
Ey yolcu, Epiktetos köle bir anadan doğmuştu ama
Yüceydi herkesten bir kartal gibi; bilgelikte ise takdire şayandı ruhu.
Söylemem gerekirse, tanrısal bir varlık doğurdu onu.
Keşke şimdi de (bu mümkün olsa)
Böylesine yararlı ve sevinç kaynağı bir insan
Tüm ünlü kişiler arasında köle bir anadan dünyaya geldi.

Not: Şiirin şairi olan Epiktetos, MS.50 yılı civarında Frigya’nın Hierapolis kentinde dünyaya gelen ve 138 yılında Epirus bölgesindeki Nikopolis kentinde ölen ünlü bir filozoftur. ‘Epiktetos’ bir isim değildir, köle anlamına gelmektedir. Roma’ya köle olarak götürülmüş, daha sonra azad edilmiştir. Tanrının birliğine, tüm insanların aynı ve tek tanrıdan geldiğine inanan bir düşünür olan Epiktetos’a göre, fiziksel yapı, dış görünüş ya da bunlardan kaynaklanan sosyal konum insan iradesinin dışında gelişen durumlardı. İnsanı mutlu ya da mutsuz yapan durum ise bunlar hakkındaki kişisel görüşlerimize bağlıydı yani elimizde olan bir şeydi.  

Epiktetos’un Hür İnsan Üzerine Şiir yazıtı

Günümüzde de gözlemlenebileceği üzere yazıtın ortasında bir delik bulunmaktadır ve bu genelde doğal yollardan oluşmuş sanılsa da gerçek farklıdır… İslamiyetten yedi yüz yıl önce, çok tanrılı inanışın hakim olduğu bir çağda insanların tek tanrıdan geldiğini söyleyen şiirinin yazıldığı kaya, arkasında belki hazine vardır diye dinamitle patlatılmıştır ve bir hazine çıkmamıştır. Geride kalan bu iz ise insanlığın yüzyıllardır süren hırsını yansıtmaktadır. 

Günün birinde yolunuzun bu zenginliklerle dolu St. Paul yürüyüş yolundan geçmesi dileğiyle…