Son yıllarda yükselişe geçen bir akım olan düz Dünya teorisi, hatırı sayılır bir kitleye sahip. Dünya çapında konferansların bile yapıldığı bu görüşe inananlarla genelde alay ediliyor. İngiltere’de düzenlenen son konferansa katılan bir bilim insanı, düz Dünya taraftarlarının zannettiğimizden daha çok bilimsel olduklarını söylüyor. İlginç açıklamalara yakından bakıyoruz.

Dünya’nın şekline ilişkin yapılan tartışmalar antik çağlardan bu yana süregeliyor. Mısır’da gölgenin değişiminden hareketle Dünya’nın çevresini hesaplayan insanlar, Orta Çağ’da kilise baskısı altında kalıp da idam edilene kadar Dünya’nın yuvarlak olduğunu savunanlar vardı. Çok şükür ki artık bırakın Dünya’yı, bilimsel olarak evrenin sınırlarını merak ediyor, diğer gök cisimlerine yönelik düzenleyeceğimiz seferleri planlıyoruz. Yani düz Dünya, modern bilime göre epey antik bir fikir. Nitekim bu fikrin dayandığı bazı bilimsel gerçekler de söz konusu.

Geçtiğimiz günlerde İngiltere’nin Birgmingham kentinde düzenlenen Düz Dünya Konferansı tam 3 gün sürdü. Bu etkinliğe gözlemci olarak katılan bir bilim insanı, söz konusu antik inancın izini, dayanaklarını ve neden bu şekilde popülerleştiğini anlamaya çalıştı. Şüphesiz ki durumun internet gibi bir iletişim aracıyla açıklanamayacağı ortaydaydı. Gündemde sosyolojik olarak bir kayma yaşandığına ilişkin iddialar olunca, düşündüğümüzden daha karmaşık bir hal alıyordu.

ScienceAlert editörü ve bilim insanı Harry T. Dyer, düz Dünyacıların bilimsel yöntemlere ve özellikle de gözlemlenebilir gerçeklere çok fazla önem verdiklerini söylüyor. Görüşlerini kanıtlamak adına ciddi mesailer harcayan düz Dünyacıları doğrudan antik dönemdeki bağnaz yapılarla karşılaştırmak biraz güç. Onlar inanmadıkları yaygın bilimsel görüşlere, yine bilimsel olarak açıklama getirmeye çalışıyorlar. Popüler olmak ve fikirlerini duyurmak adına ise zaman zaman saçma açıklamalar yaparak dikkat çekmek için uğraşıyorlar.

Bilimin kökeninde yatan “yanlışlanabilir bilgi” savından yola çıkan düz Dünyacılar, konferans katılımcılarına araştırmaların sonuçlarının her zaman yanlış olabileceğini ve gerçeklerin değişmeye müsait olduğunu söylüyorlar. Açıkçası bu yaklaşım, bilimin mantıksal düğüm noktalarından birisini, bilime karşı silah olarak kullanmak gibi görünüyor.

Düz Dünyacıların dikkat çektikleri bir diğer önemli konu ise güç ve bilgi ilişkisi. Bu ilişki çok uzun zamandır toplum bilimcileri de meşgul eden bir çalışma alanı. Güç ve bilgi ilişkisini anlamak, düz Dünya taraftarlığının neden bir anda patlak verdiğini anlamamızı sağlayabilir.

O halde güç ve bilgi arasında nasıl bir ilişki var?

Doğru bilgiye sahip olan mı güçlüdür yoksa güçlünün bildikleri mi doğrudur? Halk arasında çokça popüler olan “Doğru söyleyen dokuz köyden kovulur” sözünü hatırlayın. Buradan yola çıkarak doğru söylemenin her zaman kabul edilebilir olmadığını, çıkarlara hizmet etmediğini anlayabiliriz. Bunun günümüzde pek çok örneği var. Güçlü olanın bilgisi daha çok savunucuya sahip oluyor. Bu anlayış bile her ne kadar hatalı düşünürlerse düşünsünler, düz Dünyacılarla o kadar da alay etmemiz gerektiğini gösteriyor. Dünya her ne kadar yuvarlak olsa da bilgi adına yatıkları savunmalar oldukça erdemli.

Düz Dünyacıların kendileri bile öngördükleri Dünya şeklinin tam olarak nasıl bir forma sahip olduğu konusunda tartışıyorlar. Kıtaların dizilimi, yapının kenarında ne olduğu, okyanusların akıntısı, Güneş’in konumu üzerinden birbirine rakip olan çok sayıda düz Dünya modeli var. Yani Orta Çağ’daki gibi temelsiz bir şekilde Dünya düzdür denmiyor, tartışılıyor.


Michel Foucault

Aynı zamanda düz Dünya taraftarları, güçlü olanın yaydığı bilgiye de güvenmemeyi öneriyorlar. Onların görüşlerinde çok ciddi bir şekilde kuşkuculuk yatıyor. 20. yüzyılın ünlü filozoflarından Michel Foucault’un önerdiği düşünce yapısı gibi. Kendisi Dünya’nın şekli hakkında tartışmıyordu, ancak düşünce yolunun doğruluğunu savunuyordu.

Bilginin, güçlü olanın gücünü meşru kılmak adına kullanıldığını düşünürsek, olay dramatik bir hal alabiliyor. Foucault’a göre, güç ve bilgi arasında yakın ve birbiriyle bağlantılı bir ilişki vardır. Gücü elinde bulunduranlar bilginin doğru ya da yanlış olduğunu önemsemeden, kendi çıkarları neyi gerektiriyorsa o şekilde kullanırlar.

Medyanın yasal mahkemeler ve bürokratik hükümetlere daha yakın olduğunu düşünürsek, güçlüyü daha da güçlendirdiğini söyleyebiliriz. Bu güç elinde bilimin de kontrol edildiği organlara sahip olunca, bilimi de istediği yönde şekillendirerek, kendisine faydalı olan sonucu çıkartabilir. Bir zamanlar sigaranın sağlığa çok faydalı olduğuna ilişkin reklamlar yapılır, bu reklamlarda doğrudan doktorlar sigara kullanmayı tavsiye ederdi. Halbuki gerçekler biliniyordu, sigara satışlarını arttırmak amacıyla yanlış bilgiyi savunan bilim insanları, medya yüzü oldular.

Foucault ise gücü elinde bulunduranların, bilgiyi ve bilgi akışını kontrol ederek ömürlerini uzattıklarını savundu. Koca bir nesil sigaraya bağımlı oldu. Bugün bile milyonlarca bağımlı insan, sağlığa zararlı olduğunu bilmesine rağmen sigara kullanıyor. Yanlış bilgi, çıkarcı gücün açgözlülüğü hala kendisini hissettiriyor.

Bilginin gücünü toplumun eline veren araç: Sosyal medya

Umarız buraya kadar gelip de sıkılanlarınız olmamıştır. Düz Dünya anlayışı üzerinden yaptığımız güç ve bilgi karşılaştırmasında, düz Dünyacıların yeri sadece bir örnekten ibaretti. Toplum, her zaman kendisine söyleneni kabul etmiyor, bir yerde yanlışlık varsa bir süre sonra foyası ortaya çıkıyor. Burada düz Dünyacıları değil, yöntemlerini savunuyoruz. Günün birinde onlar da Dünya’nın yuvarlak olduğunu anlayana dek Dünya’nın şeklini sorgulamaya devam edecekler.

Sosyal medya ile birlikte söz söyleme hakkı sadece güçlü olanın elinden alınıp, bilgiyle yönetilen topluma geçti. Bu yüzden artık bilgiye sahip olanların mesajları daha bilimsel olmak zorunda kaldı. Artık bir kişinin sesi milyonlara ulaşabildiğinden, fikirler kolaylıkla yayılabiliyor.

Güç, bilgi ve sosyal medya ile birlikte gelen popülizm ilişkisi:

Bilginin gerçekliğinin sorgulanması ve insanların seslerini duyurmaya başlamaları, bazı güç gruplarını da bilimsel bilgiden uzaklaştırıyor. Gücün kendisi dahil, herkes bilgiye şüpheyle yaklaşma eğilimi göstermeye başlıyor. Düz Dünya’ya inanan bir siyasal partinin gençlik kolu başkanı örneğindeki gibi bilgi, güç sembolünün elinde de anlamını yitiriyor.

Düz Dünya tarafları son 1 yıl içinde Kanada, İngiltere ve ABD’de büyük konferanslar gerçekleştirdiler. Zaman zaman onların yaklaşımlarını ve düşüncelerini, modern bilime karşı çıktıkları için fazlasıyla küçümsesek de doğru bilgiye olan yaklaşımları ilgi çekiyor. Günün birinde Dünya’nın yuvarlak olduğunu anladıkları zaman, tekrar bu konuları konuşacağız. Belki de doğru bilgi ve güç arasındaki ilişkileri yeniden tartışacağız.

Alıntı | webtekno.com | Kapak Görseli