NGO Dünya Hayvanları Koruma Kuruluşu’na göre; fil taşımacılığı turistlerin filleri seviyor olmalarından kaynaklanıyor. Oysa insanlar, bunun ciddi manada sebep olduğu fiziksel ve psikolojik ızdıraptan habersizler.

Fotoğraf: Francis Garrard

Gaborone- Botswana’da önümüzdeki aydan itibaren fillerin sırtlarına binmek ve bu vasıtayla gezinmek yasaklanacak. Ülkede fil sırtında safariye izin veren tek tesis olan Abu Kampı’na da ay sonundan itibaren; bu uygulamaya son verilmesi talimatı verildi.

Botswana halkı; Afrika fillerinin dünya çapında muhafızları olarak kabul edilmekle birlikte dünyanın en büyük fil sürüsüne de sahip. Sene başlarında yapılan Uluslararası Ticaret ve Tehlike Altındaki Hayvanları Koruma Kongresi’nde (CITES) fillerin listesi, “gönüllü olarak daha ileri düzey koruma arayışı içinde olan birincil ekler” statüsüne alınmıştı. Aynı zamanda bol miktarda stoklanmış olan fildişlerinin satılmasına da avlanmasına da yasaklar getirilmişti.

Bu hareketin bir uzantısı olarak tutsak fillerin refahını arttırmak amacıyla fil üstünde taşımacılığın yasaklanması; çevre bakanı TK Khama tarafından yeni hükümet politikalarına eklendi. Bakanlık; “fillerin turistleri taşımak amacıyla esir tutulmaları” konusunda incelemelerde bulunarak ve fillerin buna mecbur bırakılmalarını kabul edilemez buldu.
Asya filleri, çalıştırılmak üzere yüzyıllardır eğitilmekteydiler; ancak son zamanlarda hayvanları koruma organizasyonları bu zalimliğe “dur” demekte karar kıldılar.

Fillerin insanlara benzer birçok özelliği bulunmaktadır. İnsanlar gibi fillerin de aileleri, arkadaşları vardır; toplum içinde yaşarlar ve insanlar gibi mutluluğu, acıyı, üzüntüyü hissederler. Turistik amaçlı çalıştırılan filler ise diğerlerinden tecrit edilmiş, toplumdan uzak bir tutsak hayatı sürerler.

Afrika’da fil üstünde ticari anlamda ilk taşımacılık, 90’lı yılların sonunda Zimbabwe’de başlamış ve hemen akabinde tüm Güney Afrika’ya yayılmıştır. Şu an bölgede fil turizmiyle uğraşan yaklaşık 215 tutsak fili bünyesinde barındıran 39 kuruluş bulunuyor. Bu kuruluşların yarısından fazlası, fil taşımacılık hizmetini icra ederken yedi tanesi de turistlere filler eşliğinde gösteriler yapıyor.

NGO Dünya Hayvanları Koruma Kuruluşu’na göre; fil taşımacılığı turistlerin filleri seviyor olmalarından kaynaklanıyor. Oysa bunun ciddi manada sebep olduğu fiziksel ve psikolojik ızdıraptan habersizler.

Onlara; yavru fillerin taşımacılık eğitimlerine ve turistik gösterilere hazırlanmaları için annelerinden nasıl kopartıldıkları ve ruhlarının nasıl hunharca parçalandığı maalesef anlatılmıyor.

Bu iş; filler için zincirlenme, alıkoyulma, ağır hapis, yalnızlık, sudan gıdadan mahrum bırakılma, kendi türlerinden tecrit edilme anlamına gelir; üstelik sivri uçlu metal, tahta takoz ve kamçılarla çok ciddi acılara maruz kalmalarına sebep olur.

Fillere yapılan zulüm alışma süresince devam eder ve bu süreç onları travma sonrası davranış bozukluğuna sürükler. Kabullenişle birlikte bu zulüm, artık sonu gelmez bir hâl alır.

Abu Camp; Botswana’daki yasağı destekliyor. Konu, yayınlanan bir haberde şu şekilde ifade edilmiş; “Mevcut hükümet yönergeleri ile uyumlu olarak ve yaygın olarak yürütülen incelemeler neticesinde; 31 Aralık 2016 tarihinden itibaren Abu Camp’da fil üstünde taşımacılığa izin verilmeyecektir.”

Kamp bundan sonraki çalışmalarına elverişsiz koşullar altında yürütülen etkileşim ve eğitimlerin yerine daha çok yürüyüş programları içeren daha saygı odaklı bir çerçevede devam edecektir.”

Güney Afrika’daki fil deneyimini turistlere sunan 39 kuruluştan 15’i, Zimbabwe’de faaliyet gösteren yedi ve Zambia’da bulunan iki kuruluşla beraber taşımacılık hizmeti sunmaya devam ediyor.

2014 yılında Knysna Fil Parkı ve bağlı kuruluşu “Cennet’in Filleri”nde yavru fillerin kötüye kullanıldığını gösteren fotoğraflar ve kısa metraj filmler, global hareketi başlatan ilk kıvılcımı oluşturmuştu. NSPCA; ilgili kurumların yönetim ve idaresine karşı suç duyurusunda bulunmuştu.

Güney Afrika fillerinin mevcut norm ve standartları (ENS); vahşi fillerin yakalanarak sürekli tutsak edilmeleri kadar, fillerin ihraç ve ithal edilmelerine de yasaklamalar getirmektedir. Bu hareket, gelişmekte olan “fil sırtında safari” sektörünü ciddi bir şekilde baltalamaktadır.

Bu yazı ilk olarak Conservation Action Trust tarafından yayınlanmıştır. Gaia Dergi için Türkçeye Seçil Karma tarafından bu adresten çevrilmiştir.