Coca-Cola, dünya üzerinde en bilinen içecek olsa gerek. Bu siyah sıvı dolu özel biçimli şişeler her gün gezegenin dört bir yanına ulaşıyor.

The Coca-Cola Company, dünya genelinde yaklaşık 130 milyon çalışanıyla, önlenemeyen küreselleşmenin bir örneği ve geçmişten günümüze en zengin şirketler arasında yer alıyor. Buna rağmen, şirketin oldukça trajik bir hikâyesi var.

Bu meşhur içecek, Amerikan İç Savaşı’nda Konfederasyon Kuvvetleri askeri olarak savaşan eczacı John Pemberton tarafından bulundu.

Nisan 1865’te John Pemberton, birçokları tarafından Amerikan İç Savaşı’nın son savaşı olarak görülen Kolomb Muharebesi’ne katıldı. Savaşta göğsünden bir kılıç yarası alarak ölümden döndü ve uzun süre ağrı kesici olarak morfin kullanmak zorunda kaldı. Kullanmaya başladıktan kısa süre sonra morfin bağımlısı oldu.

Eczacılık bilgilerini kullanarak bu bağımlılığına bir çözüm getirmeye karar veren Pemberton, koka da dâhil pek çok bitki üzerinde çalıştı.

1866’da, Kolomb Muharebesi’nden bir yıl sonra, “Pemberton’s French Wine, Coca” adını verdiği alkollü içeceği satışa sundu. Bu içkiyi kendi eczanesi olan Pemberton’S Eagle and Drug House’da imal etti.

John Pemberton’un portresi

Tanıtımında ağrı kesici olduğu, stresi azalttığı ve cinsel gücü artırdığı vurgulanan bu içki büyük ilgi gördü.

Tüm bunlar olurken, Atlanta yönetimi 1886’da çıkardığı içki yasasıyla, kentte içki alım-satımını ve imalatını yasakladı. Bu yasa, Pemberton’un girişimini de etkiledi. Bu yüzdem Pemberton, Coca’yı alkolsüz içeceğe dönüştürmek zorunda kaldı.

Coca-Cola Company’yi kuran Pemberton, yakın arkadaşı Wills E. Venable’ın yardımıyla meşhur gizli formülü tamamladı. İkili, başlangıçta ilaç olarak piyasaya sürmeyi amaçladıkları Coca-Cola’yı, yanlışlıkla karbonatlı su katmaları sonucu meşrubat olarak piyasaya sürmeye karar verdiler.

Bedava bir bardak Coca-Cola almak için kullanılan fiş. Tarihteki ilk kupon olduğu düşünülüyor. İlk olarak 1888’de ürünün tanıtımı için dağıtıldı. 1013 itibariyle şirketin amorti ettiği nilet sayısı 8.5 milyonu buldu.

Pemberton, Coca-Cola’nın bir gün “dünyanın milli içeceği” olacağını öngörmüş olsa da, Coca-Cola o günlerde pek popüler değildi. Bu yüzden Pemberton içeceğin formülü üzerindeki haklarını Atlanta’daki iş ortaklarına sattı.

Pemberton’un en büyük sorunu Coca-Cola’nın kendi morfin bağımlılığına çare olmamasıydı. Sağlık durumuysa hızla kötüleşiyordu.

Coca-Cola’nın ilk reklamlarından biri.

Morfin pahalı bir madde olduğundan Pemberton parasının çoğunu krizlerini dindirmek için harcıyordu. 1888’de mide kanserinden öldü. Ölmeden önce hemen hemen tüm servetini kaybetmişti.

Bu konuyla ilgili The Vintage News’te yer alan yazıyı okuyabilirsiniz.

Yine de John Pemberton, şirketinin hatırı sayılır bir miktar hissesini oğlu Charles Pemberton’a bırakmıştı. Ne yazık ki, Charles Penberton, kendisi de morfin bağımlısı olduğu için hisselerini sattı. Charles Penberton, babasından altı yıl kadar sonra öldü ve Coca-Cola’nın bu büyük popülaritesini(!) göremedi.

Bu yazı, The Vintage News’teki John Pemberton, the Inventor of Coca-Cola, died penniless and addicted to morphine başlıklı yazıdan, Mihri İlke Çeperli tarafından Gaia Dergi için çevrilmiştir.