Türkiye tarihi bir dönemden geçiyor. 16 Nisan seçim gününe kadar hepimiz bu seçim için gecemizi gündüzümüze katıp ”hayır” için çalıştık, sokakları asla terk etmedik. İşimiz kolay değildi elbet. Yalnızca ”hayır” sonucu çıkarmak için çalışmakla değil, halka güven ve enerji vermekle de yükümlüydük, yükümlüyüz. Ben de ülkemizdeki haksızlıklara, hukuksuzluklara karşı mücadele eden bir genç olarak bir şeyler yazmak ve söylemek istedim.

15 yıllık AKP iktidarı boyunca Türkiye’ye baktığımızda, bu seçim hepsinden farklıydı. Referandum seçiminde bu ülkenin geleceğini ve insanlarını önemseyen herkes, seçim günü her türlü hile ve hukuksuzluğa engel olabilmek için canla başla çalıştı. Hayır kampanyası yürüten insanlar silahlı saldırıya uğradı, dayak yedi, tutuklandı. Ancak hiçbir şey engel olmadı bir arada durmamıza. İnsanlarda inanılmaz bir enerji, inanç ve kararlılık gözlemleniyordu.

Seçim sonuçları açıklandı ve beklenen sonuçlarla açıklanan sonuçlar birbirini tutmuyor. Hileye hukuksuzluğa engel olmaya çalışan insanlar öldürüldü. Mühürsüz zarflar ve oy pusulaları geçerli sayıldı. Ancak hiçbir şey için geç değil. Umutsuzluğa kapılmamalıyız. ”Resmi” sonuçlar ne olursa olsun dün akşam seçimi ”hayır” kazandı. Bunu bilelim ve ona göre davranalım.

Çoğu sandıkta oy sayımı devam ederken Anadolu Ajansı sonuçları açıkladı. Burada amacının insanlara yenilgiyi kabul ettirmesi olduğu apaçık ortadaydı. İnsanlar sandıkları terk edecek ve istedikleri hileyi yapabileceklerdi. Hayır’ın çıkacağı bölgelere ait oy torbalarını YSK binalarına almadılar çünkü ”hayır”ın kazandığını onlar da biliyordu. YSK başkanı, mühürsüz oyların AKP‘nin talebi üzerine geçerli sayıldığını bizzat söyledi.

Nasıl bir karanlıkla karşı karşıya olduğumuzu bilelim, mücadele etmeyi, dik durmayı ve örgütlü hareket etmeyi asla bırakmayalım. Şimdiye kadar ”hayır” çıkarmak konusunda ne kadar kararlıysak, bu kararlılığı aynı şekilde sürdürmeliyiz.

Hiçbir şey bitmedi, seçimin sonucu ne olursa olsun biz mücadele etmeye devam etmeliyiz. Hırsızların, yalancıların, katillerin düzeni, halkın iradesi ve kararlılığı karşısında bir yere kadar ayakta kalabilir. Türkiye’nin yarısı diktatörlüğü reddetti. Ülkenin yarısının kabul edip yarısının reddettiği bir başkanlık sistemi hayata geçirilemez.

Dün gece seçim sonuçları açıklandıktan sonra birçok şehirde binlerce insan sokaklara döküldü. Verilen bunca emeğin üzerine yalanla, hileyle, hukuksuzlukla elde edilen ”zafer” kutlamalarına tahammül kalmadı ve sokaklarda omuz omuza binlerle yürüdük. 2013 Haziran’ında yaşanan Gezi Direnişi‘nin sönümlenmediğini bir kez daha kendimize gösterdik. Unutmayalım, bu zaferi biz kazandık ve kimseye teslim etmeye niyetimiz yok.

AKP iktidarı bu ülkede kendisi gibi olmayan her insana düşman. Medyasıyla, siyasetiyle her defasında kitlesi olmayan %50’yi hedef gösteriyor. Bu örgütlü kötülükten korkup sinmemeliyiz. Yaşam kaygısı çok insani bir kaygı. Ancak unutmayalım ki bu iktidar bize yaşayacak bir hayat bırakmamak için uğraşıyor. Umutsuzluk yayan konuşmalardan kaçınmaya özen gösterelim, umutsuzluğa kapılmak için bir sebep yok.

Hayır’a sahip çık

Anadolu Ajansı’nın açıkladığı ”resmi” sonuçlar doğru da olsa, ”hayır”ın oy oranının tüm karalama kampanyalarına ve engellemelere rağmen çok başarılı olduğunu söylemeden geçemem. Türkiye’yi bizi öldürmek isteyenlerin ülkesi değil kendi ülkemiz yapmak için uzun bir yolumuz var.

Bu akşam seçim sonucunu kabul etmediğimizi söylemek ve hayır’ımıza sahip çıkmak için birçok şehir merkezinde sokaklarda olacağız.

Şimdiye kadar açıklanan yerler:

Beşiktaş, Kartal Heykeli 19.30

Bakırköy, Özgürlük Meydanı 19.30

Kadıköy, Süreyya Operası 19.30

Liste artacaktır. Haberdar olmak için bu hesabı takip edebilirsiniz.