2012 yılı itibarıyla kapatılması sürekli gündeme gelen Devlet Tiyatroları (DT) ve Devlet Opera Balesi (DOT)’nin 2 Temmuz 2018’de yayınlan KHK ile özerklikleri ellerinden alındı. DT ve DOB’nin pek çok ilde bulunan müdürlüklere bağlı Büyük Tiyatro, Küçük Sahne gibi sahneleri ve taşınmaz mal varlıkları Cumhurbaşkanlığı’nın himayesine geçti.

DT Genel Müdürlüğü’nden gelen açıklamada “Devlet Tiyatroları artık yok algısı oluşturmaya çalışmak tamamen art niyetli bir zihniyetin ürünüdür. DT üzerinde sistematik bir şekilde yanlış algı oluşturmaya çalışan bu tarz haberleri ve yapılan açıklamaları şiddetle kınıyoruz ve kamuoyunun takdirine sunuyoruz” denildi.

Evrensel’e konuşan Yücel Erten, DT Eski Genel Müdürü, “Bence bir Cumhuriyet kurumu çökertilmekte. DT’nin Kuruluş Kanunu, ‘Personel Hakkında Kanun’a dönüşmüş; gerekli tüzük, Cumhurbaşkanınca çıkarılacak ‘yönetmelik’ derecesine indirgenmiştir. Özerklik özlemi, artık emirnamelerden mi medet umacaktır, bilemiyorum. Ufukta bu tehlikeyi görüp direnen Devlet Tiyatroları sanatçı ve çalışanları üzgün, öfkeli ve çaresiz… Geleceği umursamayanlar şaşkın soruyor: ‘Nasıl yani?’… Ne yapalım ki ortak akla ulaşıp onu elbirliğiyle savunamayınca; toplumsal yaşam da, kurumsal yaşam da, bireysel yaşam da böyle karanlıkta el yordamıyla yürüyor…” dedi.

Yani sözün kısası 1949’da Tatbikat Sahnesi’nden evrilip Muhsin Ertuğrul’la yeşeren Devlet Tiyatroları kapatılmamış, el değiştirmiştir. Bu el değiştirme canımızı çok acıtsa da, DT kimine göre ölmüş kimine göre yeni doğuyor sayılsa da Devlet Tiyatroları varlığını artık Cumhurbaşkanı’na bağlı sürdürecek.

Tiyatro oyuncusu HDP milletvekili Barış Atay’ın dediği gibi “Burada yapılması gereken, oyuncuların,dansçı arkadaşların, opera sanatçısı arkadaşların hep birlikte sendikal bir faaliyet yürütüp beraber mücadele etmesidir.”