John Berger’in peşini Görme Biçimleri kitabını okuduğum günden beri bırakmamaktayım. Öylesine bahsedip geçemeyeceğim; yazdığı kitaplar, verdiği röportajlar, makaleleri, resimleriyle yaşadığımız yüzyıla damgasını vurmuş bir yazardır kendisi. Vizyonunun genişliğini yazdığı her kitabın her sayfasında hissedebilirsiniz. 1926 yılında İngiltere’de doğan Berger’i 2017 yılında kaybettik ve geride dünyayı etkileyen birçok eser bırakmasına rağmen erkendi diye düşündük. Çünkü John Berger sanatın kendisiydi. Böyle bir dünyaya sanatla direnmişti.

Metis Yayınları’ndan çıkan bir John Berger kitabı olan Sanatla Direniş kitabı raflarındaki yerini aldığında meraklısı olduğumuz konuda (Sanat) vizyonumuz yine hiç göremediğimiz açılara doğru genişleyecekti elbette.  Yazarın 1955 yılında yazın dünyasındaki var oluş serüvenine sanat eleştirmeni olarak başladığı bilgisi Sanatla Direniş kitabının (Her John Berger kitabında olduğu gibi) kitaplığımızda bir kaynak kitap olarak yer alacağının göstergesiydi.    

Sanatla Direniş yirmi dört bölümden oluşmakta. John Berger’in resim öğretirken sanat eleştirmeni olduğu bilgisi bu kitapla daha da bir su yüzüne çıkmakta. Berger görsellerini de paylaştığı sanat eserleri; resimler, heykeller, objeler hakkında bakarken göremediğimiz detayları bize anlatmakta. Başka bir sanat tarihçisi yazsa sıkıcı gelebilecek bu durum Berger yazdığında merakımızı cezbeder hale bürünüyor. Hayatın insana etkilerini;insanın yaşama sürecinden, tecrübelerinden damıtarak gerçekleştirdiği sanat eserlerini insanın davranış biçimleri ve yaşama kültürüyle harmanlayarak anlattığı için John Berger anlattığında anlatılan şey ‘her neyse’ renk ve anlam kazanıyor.

Günümüz insanının yaşam biçimine bakarak kapitalizmin tüketen toplumlarının sanatla nasıl dengelenebileceğini ve iyileşeceğini Berger’in nokta atışı gerçekleştirdiği şu paragrafta okuyoruz.

“Günbegün bütün dünyada medya ağı gerçeklerin yerine yalanları koyuyor. En başta siyasi ya da ideolojik yalanlar yok (onlar sonra geliyor), insan hayatının ve doğal hayatın aslında neden oluştuğuna dair görsel, somut yalanlar var. bütün yalanlar tek bir devasa sahtekarlıkta toplanıyor: Hayatın kendisinin bir meta olduğu ve onu satın almaya gücü yetenlerin, tanımı gereği onu hak edenler olduğu varsayımı! Çoğumuz bunun yanlış olduğunu biliyoruz ama bize gösterilenlerin pek azı direncimizi güçlendiriyor”

Sanatla Direniş tam da bu paragrafta yazılan şeyi yapıyor. Berger’in kitap boyunca klasik ve modern sanatçıların eserlerinden tutun da Fransa’daki on binlerce yıllık mağara resimlerine ve Mısır’daki Feyyum portrelerine verdiği örnekler sanatın yaşadığımız çağa karşı bizleri güçlendirecek olan direnişinin ne kadar nemli olduğunu göstermekte.

Berger’in Subcomandante Marcos’la yazışmalarına ve kendi sunduğu radyo programlarının metinlerini de içeren Sanatla Direniş kitabı sanatın birey ve toplum için ne kadar da gerekli olduğunu her sayfasıyla bizlere hatırlatır nitelikte.

Çünkü: “Direniş eylemi, sadece bize sunulan dünya  resminin saçmalığını kabullenmeyi reddetmek değil, bu resmin geçersizliğini duyurmaktır” diyor John Berger.

Hayata ve yaşam şartlarına direnişin en güzelinin anlatıldığı çevirisi Aslı Biçen tarafından yapılan Sanatla Direniş kitabını edinmeniz dileğiyle…

Sanatla Direniş

Yazar: John Berger

Yayınevi: Metis Yayınları

Çeviri: Aslı Biçen

Yayın Tarihi: Mart 2017

Sayfa: 178