Yaklaşık 10 yılını dünyanın en uzun ve en nadir ağaçlarını günden güne fotoğraflayarak geçiren Beth Moon, bu kadim ağaçları gece vakti fotoğraflamaya girişti.

Moon, Diamond Nights (Elmas Geceler) projesi için Güney Afrika, Botsvana ve Namibya’da ilgi çekici ağaçların peşine düşerek ilham dolu zamanlarını projesi için ağaç dedektifliğine adadı. Yıldızların aydınlattığı göğün önünde bu heybetli ağaçlar masallardan fırlamış edalarıya poz veriyor. Anların temsiline sahne olan Toprak Ana‘nın ıssız sessiz, insansız kucağındaki huzur, bu karelere apayrı bir ruh katıyor.

İnsana dair hiçbir iz yok

Bir rehber eşliğinde insana dair hiçbir iz bulunmayan eşsiz diyarlara girip çıkmalarının sonucunda nefesimizle ne yapacağımızı bilemediğimiz tepkiler vermemize yol açan fotoğrafların yaratıcısı Moon, ağaçların gökle olan ilişkisine şahit olmak için saatlerini bu ortama tanrı misafiri olarak geçirmiş.

“Yabanla olan ilişkimiz, çalışmalarımda her zaman önemli bir rol oynadı” diye belirten Moon’un fotoğraflarına bakalım haydi! Fotoğrafların isimlerini de görmezden gelmeyelim.

Aquila
Aquila
Andromeda
Andromeda
Ara
Ara
Cetus
Cetus
Hydra
Hydra
Izar
Izar
Tucana
Tucana
Lyra
Lyra
Vela
Vela

Andromeda

Kaynak: My Modern Metropolis