Okuma süresi: 2 dakika

Lawrance Berkeley Ulusal Laboratuvarı ve Kaliforniya Üniversitesi’nden bilim insanları, yaptıkları çalışmalar sonucunda küçükler küçüğü bir bakteriyi teşhis edip, detaylı görüntüsünü almayı başardılar. Bilim insanlarına göre bulunan bakteri, dünyada canlılığın ulaşabileceği en küçük boya sahip, bundan daha küçük bir yaşam formunun olmasını mümkün bulmuyorlar.

Bilim insanları yıllardır bu boyutta bir mini bakterinin varlığı hakkında tartışıp duruyorlarmış. Alınan görüntüler, yıllar süren tartışmaları en sonunda nihayetlendirmiş oldu.

Berkeley Laboratuvarı’ndan Dr. Jill Banfield; “Bu yeni tanımlanan ultra küçük bakteri, Dünya üzerinde bulunan ve hakkında hiç bir şey bilmediğimiz bir mikro yaşam örneği. Bilmece gibiler. Pek çok ortamda bulunduğu keşfedilen ultra küçük bakterilerin, muhtemelen bulunduğu mikro komünitede ve ekosistemlerde önemli işlevleri var; ama henüz ne işe yaradıklarını bilmiyoruz” şeklinde düşüncelerini aktardı.

Dünyanın en küçük canlısı
Gözlemledikleri bakteriler o kadar küçükmüş ki, bir insanın saç telinin sadece ucuna 22 milyon 500 bin ultra küçük bakteri sığabilirmiş.

Bilim insanları, Kolorado’nun Rifle şehrinden alınan yeraltı suyunu 0,2 mikrona kadar filtreleyerek ultra küçük bakteriyi bulmuşlar. Bu seviyeye kadar filtrelenen su, genelde steril kabul edilmektedir, yani içerisinde artık yaşam formu bulunması beklenmez; fakat bilim insanları, filtrelenmiş suyun hala canlılıkla dolu olduğunu gözlemlemişler. Gözlemledikleri bakteriler o kadar küçükmüş ki, bir insanın saç telinin sadece ucuna 22 milyon 500 bin ultra küçük bakteri sığabilirmiş.

Daha sonrasında aldıkları su örneğini dondurup Berkeley Laboratuvarı’na taşıyan bilim insanları, orada örneği incelemeye devam etmişler. Kaliforniya’da bulunan Joint Genome Institute (Birleşik Genom Enstitüsü)’nde bakterinin genom dizilimi çıkartılmış.

Bilim insanlarının ultra küçük bakterinin keşfedilişine kadar, canlılık birimlerinin ulaşabileceği en küçük boy ile ilgili tartışmaları vardı. Hücre yapısının ne kadar küçük olabileceği ve alanını küçültürken fonksiyonlarını nasıl koruyabileceği, bu konuda nasıl çözümler yaratabileceği ile ilgili. Bu yeni keşfin, bahsedilen konularda bilime değerli bilgiler katması bekleniyor.

Kaynak: The Huffington Post
Başlık Görseli: C-91/Deviantart